Aziz İhsan Aktaş davasında 12. gün: Neler oldu?

Aziz İhsan Aktaş’ın belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan dava 12. günde devam ediyor. Bugünkü oturumda, aralarında Aziz İhsan Aktaş’ın en büyük çocuğu Metin Aktaş’ın da bulunduğu tutuksuz sanıklar savunma yaptı. Aziz İhsan Aktaş davasında 12. günde neler oldu?

Aziz İhsan Aktaş savunmasında
Aziz İhsan Aktaş davasında 12. gün: Neler oldu?

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı “çıkar amaçlı suç örgütü”nün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 kişi hakkında açılan davaya dördüncü haftasında Silivri’de devam ediliyor.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda görülen davanın 12. gününde tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Aziz İhsan Aktaş davasında 12. gün: Neler oldu?

Duruşmada ilk olarak “rüşvet vermek”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” iddialarıyla yargılanan tutuksuz sanık Kıyaseddin Yağan dinlendi. Yağan, “Suç örgütüne üye olma suçlamasını kabul etmiyorum, tarafıma isnat edilen tüm suçlamaları reddediyorum. Üzerimdeki adli kontrollerin, şirketlerimin üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını ve Diyarbakır’da ikamet ettiğim için duruşmalardan vareste tutulmayı talep ediyorum” dedi.

Ardından “suç örgütüne üye olma” iddiasıyla yargılanan Mehmet Büyükgüzel “Şu an karşınızda işimi yapmaktan dolayı yargılanıyorum. Suçsuzum, yargılama neticesinde beraatımı, adli kontrollerin kaldırılmasını ve duruşmalardan vareste tutulmamı talep ederim” dedi.

Duruşmada “ihaleye fesat karıştırma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “suç örgütüne üye olma” iddialarıyla yargılanan ve Aziz İhsan Aktaş’ın en büyük çocuğu olan Metin Aktaş konuştu. Suçlamaları reddeden Aktaş, savunmasında şunları söyledi:

“13 Ocak 2025 tarihinde aile bireylerime ve bazı çalışma arkadaşlarıma yönelik yapılan operasyon neticesinde, bugüne kadar yasal şekilde yürüttüğüm ticari faaliyetlerim nedeniyle örgüt üyesi olarak nitelendirildiğimi öğrendim. İddialara göre, bu sözde örgütün liderleri babam, amcalarım, kuzenlerim, sınıf arkadaşlarım ve bazı çalışma arkadaşlarımdır. Henüz olayın şaşkınlığını üzerimden atamamışken, babamın tutuklanmasıyla birlikte bir gecede büyük bir sorumluluk omuzlarıma yüklenmiştir. Ailemin başına gelenleri anlamaya çalışırken, diğer taraftan babamın, amcalarımın ve akrabalarımın yıllar boyunca emek vererek kurdukları şirketlerin iflasın eşiğine geldiğini gördüm. Personelin yaşadığı mağduriyetlere ve muhatap bulamamalarına bizzat tanık oldum.”

Ailesinin itibarının zedelendiğini ifade eden Aktaş, “Bu süreçte medyada yer alan birçok haberle, şirketlerimizin ve ailemizin faaliyetleri sanki suç unsuruymuş gibi gösterilmiş, ailemin itibarı zedelenmiştir. Bu durum beni psikolojik olarak derinden etkilemiştir. Hakkımızda iftiralar atılmış, gerçek dışı iddialarla yıpratılmaya çalışılmıştır. Genç yaşımda bana ve aileme yöneltilen bu suçlamalar, hayatım boyunca unutamayacağım izler bırakmıştır” dedi.

“Örgüt lideri olarak gösterilen kişi babam”

Aile bağlarının örgütsel bir yapı olarak değerlendirilmesini anlamadığını vurgulayan Aktaş, “Akraba olmak, arkadaş çevresiyle görüşmek, ticari ilişkide bulunmak gibi hayatın olağan akışı içerisinde yer alan durumların hangi hukuk sisteminde örgütsel yapı sayıldığı belirsizdir. Mevzuata göre bir örgütten söz edilebilmesi için, suç işlemek amacıyla bir araya gelmiş kişiler arasında hiyerarşik bir yapı ve emir-komuta zinciri bulunması gerekmektedir. Benim ve akrabalarım arasında, gelenek ve göreneklerimiz gereği büyüğe saygı ve küçüğe sevgi dışında böyle bir ilişki yoktur. Bu durum emir-komuta zinciri değildir. İddianamede söz edilen yapı bir örgüt değil, benim ailemdir. Örgüt lideri olarak gösterilen kişi ise babamdır. Hiçbir konuda kimseden emir veya talimat almadım, almam da” diye konuştu.

Daha sonra sırayla “suç örgütüne üye olma” iddiasıyla yargılanan Mustafa Us, Ömer Güngör, Özcan Tunçel, Sinan Kalender’in savunması alındı.

“Aziz İhsan Aktaş’ın işverenim olması, beni örgüt üyesi yapmaz”

7 yıl müfettişlik yaptığını belirten Mustafa Us savunmasında, şunları söyledi:

“Aziz İhsan Aktaş’ın kurduğu iddia edilen örgütün üyesi değilim… Aktaş’ın bana emir ve talimat vermesi mümkün değildir. Benim görevim maaş ödemek, işe alım yapmak ve gerektiğinde bordro hazırlamaktır. Puantaj kayıtları personelin çalıştığının kanıtıdır; iddia edildiği gibi gayriresmî bir durum söz konusu değildir. İhale kapsamındaki işlerle uzaktan yakından bir ilgim bulunmamaktadır. İhale ve teklif süreçlerinde herhangi bir yetkim yoktur. Aziz İhsan Aktaş’ın işverenim olması, beni örgüt üyesi yapmaz.”

“Ben örgüt üyesi değilim, yalnızca işini yapan bir çalışanım”

Ömer Güngör ise şunları söyledi:

“Örgüt üyesi değilim; üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Yusuf Akın’a ait şirkette çalıştım; Aziz İhsan Aktaş’ın bana emir ve talimat verme yetkisi yoktur. Hiçbir zaman Bilginay’da muhasebe biriminde çalışmadım. İhaleler konusunda herhangi bir bilgim yoktur; bu süreçlerde görev ve yetkim bulunmamaktadır. Ben örgüt üyesi değilim, yalnızca işini yapan bir çalışanım.”

“Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “suç örgütüne üye olma” iddialarıyla yargılanan Üveys Ünal ve “özel belgede sahtecilik”, “ihaleye fesat karıştırma”, “edimin ifasına fesat Karıştırma”, “resmi belgede sahtecilik”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “suç örgütüne üye olma” iddialarıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın kardeşi Tekin Aktaş konuştu.

“Aziz İhsan Aktaş suç örgütü elebaşı değildir, yaşı itibariyle en büyük ağabeyimdir”

Tekin Aktaş, savunmasında şunları söyledi:

“Avukatım ve 18 yaşından beri aktif ticaretin içerisindeyim. 17 Ocak 2025’te bazı aile bireylerim, çalışanlarım, çalışanlarımın aile bireyleri tutuklandı. 63 eylemden oluşan iddianamede 15 eylemden yargılanıyorum. Hakkımda iddia edilen suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Var olduğu iddia edilen suç örgütüne üye değilim. Böyle bir örgütün varlığını kabul etmiyorum. Örgüt üyeleri olduğu iddia edilen kişiler ağabeylerim, akrabalarım ve şirket çalışanlarıdır. Bugüne kadar çalışmalarım sonucu edindiğim kazanımlarımla şirket hisselerine haiz oldum. Aziz İhsan Aktaş suç örgütü elebaşı değildir, yaşı itibariyle en büyük ağabeyimdir. Benim sahibi veya ortağı olduğum şirketler üzerinde talimat verme yetkisi yoktur.”

“Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışmalarında kullanılması üzere araç verdim”

Sanık Tekin Aktaş, üzerine atılı eylemlere ilişkin savunmasında, Beşiktaş Belediyesi’nden biriken hak ediş ödemelerini alamamaları nedeniyle, Rıza Akpolat’ın sahibi olduğu şirkete ait iki aracın 15 milyon liraya satın alınmasının şart koşulduğunu ileri sürdü. Araçların Bilginay Temizlik üzerine alınmasının istenmediğini belirten Aktaş, bu nedenle araçları Kıyasettin Yağan’ın şirketi Babil Oto üzerinden satın aldığını söyledi.

Beşiktaş Belediyesi’ndeki hak ediş ödemelerini alamadığı için Alican Abacı’nın talebi üzerine düğün ve organizasyon ödemesi yaptığını öne süren Aktaş, yine Abacı’nın isteği doğrultusunda Volvo marka bir araç satın almak zorunda kaldığını iddia etti. Söz konusu aracın Bilginay üzerinden değil, farklı bir şirket üzerinden alınarak Fikret Demir’e teslim edilmesinin istendiğini belirten Aktaş, aracı teslim ettiğinde Demir’den herhangi bir ödeme almadığını, bu aracı da Babil Oto üzerine aldığını kaydetti.

Aktaş, savunmasında, Rıza Akpolat’ın talebi üzerine, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışmalarında kullanılmak üzere araç verdiğini de öne sürdü.

Seyhan Belediyesi’nde çöp kamyonu kiralama işinden yaklaşık 450 milyon lira alacakları bulunduğunu belirten Aktaş, alacaklarının ödenmesi için görüşmeler yaptığını, alacağın tamamının ödenmesi için 1 milyon dolar talep edildiğini iddia etti. Ankara’da ağabeyi Ramazan tarafından üç farklı şubeden çekilen 1 milyon doların kendisine verildiğini, ağabeyinin parayı Ankara’daki evlerinde Celal Tekin’e teslim ettiğini öne süren Aktaş, söz konusu ödemenin ardından aynı gün 75 milyon lira hak ediş ödemesi yapıldığını söyledi.

Adıyaman Belediyesi’nden ödemelerini almaları için sanıklardan Savaş Çetinkaya’nın kendisine, ödeme yapılmaması halinde hak edişlerin düzenli ödenmeyeceğini söylediğini ileri süren Aktaş, buna karşılık kendisinin de “Mecbur ödeyeceğiz” dediğini ifade etti.

İddia ettiği görüşmelerin Aziz İhsan Aktaş tarafından kendisine aktarıldığını belirten Aktaş, görüşmelerde yer almadığını, ağabeyinden yardım istemesi üzerine görüşmeleri onun yaptığını kaydetti.

İki aracı 15 milyon liraya satın aldığı hatırlatılarak bedelin yüksek olup olmadığı sorulan Aktaş, “Bana 15 milyon liraya almam gerektiği söylendi. Piyasa araştırması yaparsak yüksek bedelle almak zorunda kaldım. Alican Abacı söyledi” dedi.

Araçların ödemesini Babil Oto’nun yaptığını, bu konuda Kıyasettin Yağan’a talimat vermediğini, yalnızca “İki aracı devralır mısın?” dediğini belirten Aktaş, araçların Rıza Akpolat’ın şirketi Emza tarafından satıldığını ifade etti.

Yağan’ın iki aracı ricası üzerine aldığını aktaran Aktaş, “Bir aracı sattı, diğerini satamadı. Ticareten zor duruma düştüğü için bana sordu. Ben de diğer aracı aldım” dedi.

Abdurrahman Tutdere’nin kendisinden maddi talebi olup olmadığı sorusu üzerine Aktaş, Tutdere’yi tanımadığını, Savaş Çetinkaya ile Ceyhan Kayhan arasındaki görüşmeyi Çetinkaya’nın kendisine anlattığını belirterek, “Tutdere’nin bir isteği oldu mu bilmiyorum” yanıtını verdi.

Aktaş, iddianameye konu işlerle ilgili olarak Rıza Akpolat’ın talimat verdiğine dair somut bir görgüsünün bulunmadığını, bunu duyduğunu söyledi.

“Alican Abacı hak ediş ödemesi için bunu niye talep etti, görevi nedir?” sorusu üzerine Aktaş, “Bunu bana değil Abacı’ya sormanız gerekiyor. Belediye Başkan Yardımcısı ama bu soruya cevap vermek istemiyorum. Başkanın özel kalemi olduğu dönemler de olmuştu” dedi.

“Seyhan Belediyesi’nden alacaklarınız için neden yasal takip süreci başlatmadınız?” sorusuna ise Aktaş, “Bu soruya cevap vermek istemiyorum” yanıtını verdi.

Duruşma yarın devam edecek

Son olarak ise değişik suçlamalarla yargılanan Ümit Gözütok savunma yaparak üzerine atılı suçlamaları reddetti ve beraatını talep etti.

Duruşma yarın saat 10:00’de devam edecek.

(ANKA)

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.