Çözüm komisyonu ortak raporunda ne var, ne yok?

Çözüm Komisyonu ortak rapor hazırlığında sona yaklaştı. Medyascope’un edindiği bilgiye göre, yedi temel başlıktan ve 60 sayfadan oluşan rapor taslağında sürecin anlatımının yanı sıra yasal düzenleme ve demokratikleşme önerileri yer aldı. Ortak rapor taslağında, AKP ve MHP’nin raporlarında öne çıkan müstakil ve geçici yasa, yasal düzenleme için örgütün feshinin teyidi koşulu gibi öneriler bulunuyor. Demokratikleşme adımları içinse muhalefetin ısrarla dikkat çektiği AİHM ve AYM kararlarına referans, TMK ve TCK’da düzenleme, kayyum uygulamasına dair öneriler sıralanıyor. 

Çözüm komisyonu ortak raporunda
Çözüm komisyonu ortak raporunda ne var, ne yok?

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, ortak rapor hazırlığında sona yaklaştı. Taslak raporun partilere gönderilmesinin ardından, rapor yazım ekibi 16 Şubat’ta altıncı kez toplandı. Medyascope’un edindiği bilgiye göre yedi temel başlığa yer verilen taslak rapor, ek bölümlerle birlikte 60 sayfadan oluşuyor. 

İlk 37 sayfada raporun esas içeriği; devam eden bölümlerde ise komisyonun çalışma süreci, kimleri dinlediği, partilerin sunduğu raporlar bulunuyor. Ana başlıkların ilk beş bölümünde ise yeni çözüm sürecinin başlangıcından bugüne kronolojik çerçeve anlatılıyor. Altıncı bölümde yasal düzenlemeler, yedinci bölümde ise demokratikleşme önerileri bulunuyor. Taslak iki sayfalık “sonuç ve değerlendirme” kısmıyla sona eriyor. 

Komisyonun bu hafta toplanarak raporu oylaması bekleniyor. Oylamada beşte üç nitelikli çoğunluk aranacak ve şu an 50 üyesi olan komisyonda 31 milletvekilinin onayıyla rapor komisyondan çıkacak. 

Taslakta ne var?

“Komisyon Çalışmaları” başlıklı birinci bölümde komisyonun kuruluşuna giden süreçte, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ahlat–Malazgirt programı ile 30 Ağustos törenlerindeki konuşmaları ve 1 Ekim 2024’te Meclis açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti’lilerle tokalaşması anlatılıyor. Erdoğan’ın devam süreçteki açıklamalarının yanı sıra, komisyonun çalışma prensipleri ve ilkeleri de bu bölümde yer veriliyor. 

İkinci bölümde “Terörsüz Türkiye” hedefi açıklanıyor. Bu kısımda “demokrasinin güçlenmesi hedefi”, “kalkınma ve ekonomik refah artışı hedefi” gibi başlıklar bulunuyor. Üçüncü bölümde ise “Türk -Kürt kardeşliğinin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku” başlığıyla tarihsel bir anlatıya yer veriliyor. 

Dördüncü bölümde Çözüm komisyonu dinlemeleri analiz ediliyor. 5 Ağustos 2025 itibariyle 20 toplantıda dinlenen 135 kişinin mutabakat alanlarına, partilerin ortak yaklaşımlarına açıklık getiriliyor. Beşinci bölümde ise örgütün kendini feshetmesi ve silah bırakma sürecine yer verilmiş.

Taslakta ne yok? 

Yeni çözüm süreci olarak anılan sürecin başlangıcından bugüne kadar yaşanan gelişmelere yer verilen rapor taslağında, Kürt sorununun kök nedenlerine dair bir tanımlama veya tespit yapılmıyor. İlk beş bölümde Kürt sözcüğü birkaç, “Türk-Kürt kardeşliği” tanımı içinde geçiyor. “Kürt sorunu, “Kürt meselesi” ifadesi de bulunmuyor. Tek bir yerde “sorunun çözümü” deniyor. 

Buna karşılık taslağa göre pek çok defa “terör”, “terörist”, “terör örgütü” geçiyor. Terörsüz Türkiye, terörün bitirilmesi, terör örgütü, terörün zararları, terörün tahribatı ve benzeri ifadelere de sıklıkla yer veriliyor. Bu vurgunun rapor yazım ekibinin çalışmaları sırasında da tartışma yarattığı ifade ediliyor. 

Çözüm komisyonu ortak raporunda ne var, ne yok?

Koşullu barış

“Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri” başlıklı altıncı bölümde; PKK’nın silah bırakması, örgüt üyelerinin durumu, toplumsal bütünleşme, izleme/raporlama mekanizmasına dair yapılacaklar sıralanıyor. DEM Parti’nin raporunda dikkat çektiği bir husus olarak, süreçte görev alanlara dair yasal güvence sağlanması önerisi de ortak rapor taslağında yer alıyor.

Komisyonun ortak raporunun taslağında da, AKP ve MHP’nin komisyonu sunduğu raporlara benzer bir koşul yer alıyor. Yapılacak yasal düzenlemeler, PKK’nın silah bırakmasının tespit ve teyit edilmesi koşuluna bağlanıyor. Buna göre örgütün feshinin pratikte kesinleşmesi ve devletin yürütme kurulu tarafından bunun tespiti şartı, sürecin zamana yayılacağı anlamına da geliyor. Ancak partilerin silah bırakmayla yasal düzenlemelerin karşılıklı bir süreç olarak ilerlemesi konusunda anlaşması bekleniyor. 

Baş aktör yürütme organı 

Rapor taslağına göre yasal düzenlemelerin neredeyse hepsi, yürütme organının pratikteki kararına bırakılıyor. Ayrıca sürecin takibi için yasal düzenlemeyle yürütme tarafından özel görevlendirme yapılması ile müstakil ve geçici bir yasal düzenleme vurgusu öne çıkıyor. Taslakta, “cezasızlık ve af algısı yaratmaması kaygısıyla” yasadan yararlanacak herkes için adli bir işlemin yapılacağı da vurgulanıyor.

Bu da AKP’nin komisyona sunduğu rapordaki “müstakil ve geçici yasa” önerisi ve koyduğu koşullarla örtüşüyor. Ortak raporun yasal düzenlemelere dair kısmının, yasamada çoğunluğu elinde tutan iktidar bloğunun tutumuyla aynı olması dikkat çekiyor. 

Demokratikleşme bölümü: AİHM ve AYM referansları, kayyuma örtülü engel

Yedinci bölümde ise demokratikleşme önerileri bulunuyor. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulması tavsiyesi, infaz eşitliğine dair öneriler, temel hak ve özgürlüklere dair öneriler sıralanıyor. Bu çerçevede Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve Türk Ceza Kanunu başta olmak üzere, ilgili yasal düzenlemeleri yapmayı gerektirecek şekilde düşünce ve ifade ile basın hürriyeti, toplantı gösteri yürüyüşleri önündeki engellemelerin kalkması, şiddet içermeyen eylemlerin terör tanımı içinde yer almaması, TMK’nın belirleyici tanım üzerinden düzenlenmesi gibi öneriler de taslakta yer alıyor. 

DEM Parti’nin anayasa değişikliği önerisiyle dile getirdiği, komisyondaki TİP ve EMEP’in de sahiplendiği anadili ve eşit vatandaşlığa ilişkin taleplere taslakta yer verilmiyor. Ancak daha dolaylı bir şekilde “doğuştan gelen haklar” denerek mevzuattaki engellemelere dair iyileştirici düzenleme yapılması öneriliyor. 

Ayrıca Seçim Kanunu ile Siyasi Partiler Kanunu’na dair ortak mutabakatla değişiklik tavsiye ediliyor. AKP ve MHP raporlarında yer almayan kayyum uygulamasına dair taslakta engelleyici bir hüküm bulunmuyor. Ancak muhalefet partilerinin dikkat çektiği bu konuda, belediye başkanının görevden alınması durumunda seçimin belediye meclisi iradesine bırakılabileceği taslakta ifade ediliyor. 

Çözüm komisyonu ortak raporunda ne var, ne yok?

Rapor ekibi iki aydır çalışıyor

Komisyonda bulunan bütün partilerin kendi önerilerini sunduğu raporlarını Meclis Başkanlığı’na iletmesinin ardından, nihai rapor için yazım ekibi oluşturuldu. AKP’den Abdülhamit Gül, CHP’den Murat Emir, DEM Parti’den Cengiz Çiçek, MHP’den Feti Yıldız ve Yeni Yol Grubu’ndan Bülent Kaya’nın yer aldığı rapor yazım ekibi ilk toplantısını Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında 22 Aralık 2025’te yaptı.

Nihai raporun yazılmasıyla birlikte sürecin komisyona düşen payı sona erecek. Raporun TBMM Genel Kurulu’na sunulması, ardından Adalet Komisyonu’nda yasa hazırlık sürecinin başlaması bekleniyor.

“Suriye molası”nın ardından taslak hazırlandı

Ocak ayının sonuna kadar raporun tamamlanacağı ifade ediliyordu ancak Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam hükümeti arasındaki gerilim komisyon çalışmalarını da yavaşlattı.   Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’deki süreci de sekteye uğratacağı kaygısı dile getirilirken, gerilimin yatışmasıyla rapor ekibi de toplantılarını sürdürdü. Taslak rapor geçtiğimiz hafta komisyonun koordinatör üyelerine gönderildi. 

Gülistan Kılıç Koçyiğit: “Kabul etmeyeceğimiz yaklaşımlar da var”

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 16 Şubat’ta basın toplantısında, yeniden başa dönecek tartışmalara mahal verilmemesi konusunda uyardı. Koçyiğit “Sanki bu komisyon kurulmamış gibi, sanki bu çatı altında Kürt sorununun demokratik çözümünün kök nedenlerine ve çözüm önerilerine dair hiçbir öneri yapılmamış gibi bir yaklaşımdan uzak durulması ve raporun böyle bir anlayıştan uzaklaşarak yazılması gerekiyor” dedi.

Komisyonun hazırladığı taslak raporda uzlaşamadıkları nokta olup olmadığı sorusuna ise Koçyiğit, “Bizim taslağa yönelik eleştirilerimiz, aynı zamanda önerilerimiz de var. Kabul etmeyeceğimiz yaklaşımların da olduğunu ifade edelim. Bütün bu sorunlu başlıkların aşılacağına inanıyoruz, beklentimiz bu yönde” diye cevap verdi. 

Umut hakkında uzlaşı var mı?

Rapor yazım ekibinin dünkü toplantısından önce MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ile CHP Grup Başkanvekili Murat Emir gazetecilerin sorularına yanıt verdi. Oybirliği zemininin olup olmayacağı sorusuna “Biz çok istiyoruz ama olmayabilir de” yanıtını veren Yıldız, umut hakkıyla ilgili de konuştu. 

“Raporda direkt umut hakkına atıf mı yapılır yoksa AİHM kararları üzerinden mi bir yorum yapılır” sorusu üzerine Yıldız, “İçerde konuşalım arkadaşlarla da… Umut hakkı başlık olarak olmasa da AİHM kararları üzerinden içerik olarak olacak, mutlaka olacak” dedi.

3 Şubat’taki toplantının ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın “Umut hakkı konusunda uzlaştık” sözleri tartışma yaratmıştı. Yıldız, “Bizim raporumuzda AİHM kararlarına uyma tavsiye edilecek zaten. Onun içinde umut hakkı da var” derken, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir uzlaşılmadığını açıkladı. Yıldız’ın AİHM dünkü açıklamaları umut hakkının ortak raporda geçmeyeceği, AİHM kararlarına referans verileceği şeklinde yorumlandı. 

Murat Emir: “Kişiye özel değil, 86 milyon için öneri”

Murat Emir ayrıca kamuoyunda güven artırıcı adımların atılması gerektiğini söylerken; AYM ve AİHM kararlarına uyulması, bu doğrultuda Can Atalay, Tayfun Kahraman, Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması, kayyum uygulamasına son verilmesi yönündeki çağrılarını yineledi. Emir “Artık daha az konuşma ama adım atma zamanıdır. Tabii adım atma görevi de öncelikle siyasi iktidara düşmektedir” dedi. 

Emir umut hakkı konusunda ise “Biz tüm Türkiye’nin toplamdaki demokrasi standardını yükseltmek istiyoruz ve yapacağımız her öneri 86 milyona olacak; kişiye özgü bir atıf veya önerme olmayacak. Ama elbetteki ceza infaz sistemimizdeki sorunlar, eksiklikler, evrensel hukuka uygun kimi düzenlemeler önerilecektir” diye konuştu.

İmralı Heyeti ziyaretleri

DEM Parti İmralı Heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan ile 17 Ocak’ta görüşmüş, DEM Parti Eş Genel Başkanları ise bu süreçte Suriye gündemiyle siyasi parti liderlerini ziyaret etmişti. İmralı Heyeti, 11 Şubat’ta AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelerek “sürecin kararlılıkla sürdürüleceğine dair ortak iradenin bir kez daha teyit edildiği” yönünde açıklama yayımladı. 

Heyet dün (16 Şubat) yeniden Öcalan’ı ziyaret etti. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.