Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (19): Otokrasimetre

Bir ülkenin “demokrasiden otokrasiye” kayıp kaymadığını nasıl anlarız?  Bu, Trump’ın başkan seçilmesiyle birlikte artık bütün dünya için önemli bir soru oldu. Çünkü bir yandan Amerika’nın kendi içinde demokrasi ciddi tehditlerle karşılaşırken bir yandan da Trump yönetimi açıkça dünyadaki “otokratları” destekliyor.

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (19): Otokrasimetre

Bütün dünyada bir “otokrasi” cephesi kuruluyormuş gibi bir görüntü var. Avrupa’nın ve Kanada’nın öncülüğünü yaptığı bir “demokrasi” cephesi de biraz gecikerek oluşmaya başladı

Ulusları aşan bir cepheleşme oluşuyor. 

Her ulusun içinde otokratları ve demokratları destekleyen kitleler bulunuyor. Türk, Amerikalı, Fransız, Macar dediğinizde bu tam bir tarif olmuyor. O Türk’ün, Amerikalının, Fransızın, Macar’ın hangi tarafı desteklediği daha belirleyici bir tanımlama haline geliyor artık. 

Bu nedenle, bir yayın organı tarafından “demokrasiden otokrasiye kayılıp kayılmadığı nasıl anlaşılır” sorusunun sorulduğunu ve uzman birikimine dayalı olarak cevaplandığını görünce Basın Tarihi’nin saatini güncelledim ve günümüze sabitledim.

New York Times‘ın yayın kurulu, Ekim ayında tarihsel kalıplara ve uzmanlarla yapılan görüşmelere dayanarak demokratik erozyonun 12 kategorisini izleyen bir endeks yayınladı:

1-   Konuşma ve muhalefeti bastırmak

2-   Siyasi rakipleri zulmetmek

3-   Yasama organını atlamak

4-   Mahkemelere meydan okumak

5-   Sahte acil durum ilan etmek

6-   Orduyu yurt içinde kullanmak

7-   Ötekileştirilmiş grupları karalamak

8-   Bilgiyi kontrol etmek

9-   Üniversiteleri ele geçirmeye çalışmak

10-  Kişilik kültü yaratmak

11-  Gücü kişisel kazanç için kullanmak

12-  İktidarda kalmak için yasaları manipüle etmek

New -York Times düzenli olarak her ay bu 12 kritere dayanarak ABD’nin demokrasiden uzaklaşıp uzaklaşmadığını ölçüyor.

Ve bunu bir barometre olarak yayınlanıyor.

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (19): Otokrasimetre
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (19): Otokrasimetre

New York Times’ın “Otokrasi Endeksi” oluşturması ve ABD’de “demokratik erozyonu” ölçmesi her açıdan çok ilginç bir gelişme.   

Gazete bu girişimin nedenlerini şöyle açıklıyor: 

“Bir demokrasinin öldüğünün en açık işareti, bir liderin ve partisinin rakiplerinin seçim kazanmasını ve iktidarda kalmasını imkânsız hale getirmesidir.

Ancak bu aşamaya ulaşıldığında, değişimi geri çevirmek son derece zordur. 

Bu 12 ölçüt, Trump’ın Amerikan demokrasisini ne kadar aşındırdığını anlamanın bir yolunu sunuyor.  

Kategoriler, hukuk uzmanları, siyaset bilimciler, tarihçiler ve diğer demokrasi uzmanlarıyla yapılan görüşmelere dayanmaktadır. 

Değerlendirmeler New York Times Yazı Kurulu’ndan gelmektedir.  

0 ile 10 arasındaki ölçeğimizde, sıfır, kusurlu olsa da Trump’tan önceki her iki partiden başkanlar döneminde Amerika Birleşik Devletleri’nin kabaca bulunduğu noktayı temsil eder.  

On, gerçek bir otoriter devletin durumunu temsil eder.  

Otokrasiye doğru bir adım bile atmak endişe verici bir işarettir. 

Bu endeksi ilk olarak Ekim 2025’te yayınladık.  

Gelişmeler gerektirdikçe gelecekteki güncellemeleri yayınlamayı planlıyoruz.”  

ABD tüm kurumlarıyla Trump’ın demokrasiyi eritmesine direniyor.

Bu demokrasiyi nefessiz bırakma girişimine karşı direnişe The New York Times gibi medya kuruluşları da katılıyor. 

Amerikan medyasındaki bu demokratik direnç insanı heyecanlandırıyor ve tabii Türkiye medyasını da kıyaslamaya sokuyor. 

Türkiye’de medya kurumu böyle bir girişimde bulunabilir mi? Bulunamazsa, niye bulunamaz? 

Türkiye’nin mevcut çürümeden hızlıca ve mutlak bir şekilde kurtulmasının tek çaresinin cumhuriyetin demokratikleşmesi olduğunu düşünenler, otokrasiye ne kadar yaklaştığımızı New York Times’in 12 kriteri üzerinden değerlendirebilir.

Öncelikle ilk kriterden yola koyulabiliriz. İlk kriter “Konuşma ve muhalefeti bastırmak.”

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (19): Otokrasimetre
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (19): Otokrasimetre

Sıfır ile on arasında oyunuz ne olur?

Bu kriterler artık bütün toplumlar için hayati önem taşıyor.

Yeryüzünün üç büyük ülkesinden ikisinin, Rusya ile Çin’in, açıkça otokrasiyle yönetildiği, Amerika’nın ise otokrasiye geçmek isteyen bir yönetime sahip olduğu bir dönemde herkesin hem kendi toplumunu hem de kendisini değerlendirmesi gerekiyor.

Ülkeniz otokrasiyle mi yönetiliyor, demokrasiyle mi yönetiliyor?

Ya siz?

Otokrasiyi mi destekliyorsunuz yoksa demokrasiyi mi?

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.