Gazeteci Ruşen Çakır, Ramazan’la birlikte yeniden gündeme gelen din tartışmaları üzerinden, Türkiye’de sadece gençler arasında değil, muhafazakâr çevrelerde bile dinden uzaklaşmanın arttığı yorumunda bulundu.
Gazeteci Ruşen Çakır, Ramazan ayıyla birlikte yeniden alevlenen din tartışmalarını değerlendirdiği yayında, Türkiye’de özellikle genç kuşaklar arasında ve hatta muhafazakâr çevrelerde İslam’dan uzaklaşmanın giderek belirginleştiğini söyledi. Çakır, “Din elden gidiyor demek abartı olur ama benim yakından tanıdığım o çekici, etkileyici din anlayışı artık yok” dedi.
“Sadece gençler değil”
Çakır, Türkiye’de dinden uzaklaşma eğiliminin yeni bir olgu olmadığını, 2017 ve 2022 yıllarında da benzer değerlendirmeler yaptığını hatırlattı. Ancak bugün gelinen noktada bu sürecin daha görünür hale geldiğini belirtti.
Uzaklaşmanın yalnızca gençlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Çakır, bir dönem İslami hareketlerde yer almış ilahiyatçılar, din görevlileri ve muhafazakâr kadınlar arasında da benzer bir mesafenin oluştuğunu ifade etti.

“AKP dönemi dinin konumunu değiştirdi”
Çakır’a göre 1994 yerel seçimleri ve özellikle 2002’de AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte dinin Türkiye’deki kamusal konumu köklü biçimde değişti. Seküler kesimlerde uzun süre dile getirilen “İran benzeri bir rejime dönüş” korkusunun gerçekleşmediğini belirten Çakır, bunun hem yapısal sınırlar hem de mevcut sistemin sunduğu imkânlarla ilgili olduğunu söyledi.
AK Parti’nin zaman içinde kendi burjuva sınıfını yarattığını dile getiren Çakır, başlangıçta cemaatlerle işbirliği yapan yapının, Gülen yapılanmasıyla yaşanan kriz sonrası kendi bürokrasisini ve vakıf ağını kurmaya yöneldiğini kaydetti.
Devlet eliyle dini güçlendirme çabalarının gerçek bir toplumsal dinamizm üretmediğini savunan Çakır, bu sürecin daha çok “makyaj” niteliğinde kaldığını söyledi. Geçmişte daha “görünmeyen” ve bu nedenle cazip olan dini yapıların, iktidarla birlikte görünür hale geldikçe eski çekiciliklerini yitirdiğini belirtti.
“Eskiden sistem dışı ve mesafeli görülen yapılar, bakan, milletvekili ya da iş insanı olarak karşımıza çıkınca o mistik ve etkileyici hava dağıldı” diyen Çakır, bunun özellikle genç kuşaklar üzerindeki etkisine dikkat çekti.
“Cemaatler artık kalben çekemiyor”
Çakır, bazı dini cemaatlerin liderlerinin vefatının ardından yaşadığı iç çekişmeleri de örnek göstererek, bu yapıların artık gençleri kalben değil, daha çok akıl ya da maddi çıkar üzerinden çekebildiğini öne sürdü.
Sonuç olarak “din tamamen ortadan kalkmaz” diyen Çakır, ancak geçmişte güçlü bir aidiyet ve heyecan yaratan din anlayışının artık büyük ölçüde tarihe karıştığını ifade etti. Ramazan ayıyla birlikte yoğunlaşan tartışmaların, Türkiye’de muhafazakâr tabandaki dönüşümü daha görünür kıldığını da sözlerine ekledi.








