Spoiler Serbest’in yeni bölümünde Aslı Tunç ile birlikte Oscar adayı Hamlet uyarlamasından Masumiyet Müzesi dizisine, Berlin Film Festivali tartışmalarından televizyon dizilerindeki kutuplaştırıcı anlatılara kadar birçok konuyu konuştuk.
Programın başında son dönemin en çok konuşulan filmlerinden biri olan Hamnet’i ele aldık. Chloe Zhao’nun yönettiği film, William Shakespeare’in oğlu Hamlet’in ölümünün ardından yaşanan yas sürecini anlatıyor. Hikâye Shakespeare’in eşi Agnes Hathaway’in perspektifinden ilerliyor.
Aslı Tunç filmi çok güçlü bulduğunu söyledi ve özellikle final sahnesinin sinema salonunda kolektif bir deneyime dönüştüğünü anlattı. Tunç, filmi izlediği salonu anlatırken “kimse ışıklar açıldıktan sonra bile kalkmadı, herkes sessizce o yas duygusunun içinde kaldı” dedi.
Filmde Jesse Buckley ve Paul Mescal’ın performansları da dikkat çekti. Tunç, özellikle Buckley’nin oyunculuğunu “ne kadar ödül varsa verilmesi gereken bir performans” olarak değerlendirdi.
Ben de filmi son dönemde izlediğimiz en güçlü yapımlardan biri olarak değerlendirdim. İzleyiciyi ilk saatten itibaren büyük bir duygusal yoğunluğa hazırlayan film, finalinde neredeyse katarsis etkisi yaratıyor. Programda film için ortak puanımız da oldukça yüksek oldu: 10 üzerinden yıldızlı 10.
Masumiyet Müzesi dizisi: “Romanın dünyasını yeniden tartışmaya açtı”
Programın ikinci büyük başlığı ise Orhan Pamuk’un romanından uyarlanan Masumiyet Müzesi dizisi oldu. Ay Yapım tarafından çekilen dizinin yönetmenliğini Zeynep Günay üstlenirken, başrollerde Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir yer aldı.
Dizinin hikâyesi, 1970’lerin İstanbul’unda Nişantaşı’nda yaşayan zengin bir ailenin oğlu Kemal’in, uzak akrabası Füsun’a duyduğu saplantılı aşkı anlatıyor.
Aslı Tunç diziyi romanla kıyaslayarak değerlendirdi. Ona göre dizinin en önemli sorunu, hikâyenin yine Kemal’in bakış açısında kalmasıydı. Tunç, romanda da olduğu gibi dizide de Füsun’un sesinin yeterince duyulmadığını söyledi.
Ben ise dizinin uyarlama olarak beklentilerimi büyük ölçüde karşıladığını düşündüğümü ifade ettim. Özellikle Selahattin Paşalı’nın Kemal karakterini yorumlama biçiminin güçlü olduğunu söyledim.
Programda ayrıca dizinin oyuncu kadrosu da konuşuldu. Oya Unustası, Tilbe Saran, Ercan Kesal ve Bülent Emin Yarar gibi isimlerin performansları öne çıktı.
Ben diziye 10 üzerinden 8,5 puan verirken, Aslı Tunç daha eleştirel bir yaklaşım göstererek 7 puan verdi.
Berlin Film Festivali tartışması: “Sanat politikadan bağımsız olabilir mi?”
Programda ayrıca Berlin Film Festivali’nde yaşanan tartışmalar da gündeme geldi. Festival jürisi başkanı Wim Wenders’ın “bizim işimiz politika değil” açıklaması sinema dünyasında büyük tepki çekti.
Birçok sinemacı bu sözleri eleştirerek sanatın politikadan ayrı düşünülemeyeceğini savundu. Javier Bardem ve Tilda Swinton gibi isimlerin de aralarında bulunduğu 80’den fazla sinemacı Filistin’e destek açıklaması yayımladı.
Biz de programda sanat ve politikanın ilişkisini tartıştık ve sanatçıların yaşadıkları çağın sorunlarına karşı sorumluluk taşıdığını vurguladık.







