Avrupa Konseyi’ndeki konuşması sonrası tutuklanan Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Gençlik Delegesi Enes Hocaoğulları beraat etti.

Avrupa Konseyi’nde yaptığı konuşma nedeniyle tutuklanan ve 35 gün cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen Enes Hocaoğulları, yargılandığı davada beraat etti.
Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde yaptığı konuşma nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan tutuklanan Avrupa Konseyi Gençlik Delegesi Enes Hocaoğulları’nın, Ankara 86. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü.
Duruşmayı, Avrupa Birliği Delegasyonu ile Norveç, Hollanda, Fransa, İsveç, Finlandiya ve İsviçre büyükelçiliklerinin temsilcileri, Uluslararası Af Örgütü ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve LGBTİ+ dernekleri ile aktivistler izledi.
Savunmasında, ilk duruşmanın üzerinden beş buçuk ay geçtiğini belirten Hocaoğulları, tutukluluğun mesleğini icra etmesine engel olduğunu söylediğini hatırlattı. Tahliyesinin ardından görevine döndüğünü belirten Hocaoğulları, “Yurt dışına seyahat ediyor ve diplomatik etkinliklere katılıyorum” dedi.
Diplomatların kendisinden “Avrupa Konseyi’nde yaptığı konuşma yüzünden tutuklanan genç” olarak söz ettiğini aktaran Hocaoğulları, dile getirdiği insan hakları ihlallerinin, yürütülen karalama kampanyası ve tutuklanmasıyla birlikte milyonlara ulaştığını ifade etti.
Cezaevi sürecini anlattı
Sincan Cezaevi’ne götürülme sürecini de aktaran Enes Hocaoğulları, cezaevine bir aracın arkasındaki çelik kasada götürüldüğünü, uzun süre dışarıda bekletildiğini söyledi. Su talebinin alaycı biçimde karşılandığını belirten Hocaoğulları, ilk geceyi böceklerin bulunduğu tecrit koğuşunda geçirdiğini ve yalnızca kuru ekmek ile musluk suyuyla beslendiğini ifade etti.
Kaldığı koğuşta 15 gün boyunca kimseyle konuşmamasının ve başını kaldırmamasının istendiğini söyleyen Hocaoğulları, daha sonra sevk edildiği koğuşta bir mahpusun fiziksel temasına maruz kaldığını beyan etti.
Yaşadıklarını “ajitasyon yapmak için anlatmadığını” dile getiren Hocaoğulları, tahliyesinin ardından panik ataklar yaşadığını, psikolojik destek aldığını ve omurga ile göz rahatsızlıkları nedeniyle tedavi gördüğünü söyledi.
Hakkındaki adli kontrol tedbirine ilişkin de konuşan Hocaoğulları, “Ayda bir imza atmak yorucu olduğu için değil, haksız olduğu için incitici” diyerek tedbirin kaldırılmasını talep etti.
Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda Enes Hocaoğulları’nın beraatine hükmetti.
CHP’li Kılıç: Gençlerin sözlerinin yargı konusu yapılması özgürlükler açısından ciddi sorun
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Gençlik ve Spor Politika Kurulu Başkanı Sevgi Kılıç, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Gençlik Delegesi Enes Hocaoğulları’nın yargılandığı davada beraat kararı verilmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Gençlik Delegesi Enes Hocaoğulları, 19 Mart sürecinde gençlerin yükselttiği özgürlük ve demokrasi talebini Avrupa Konseyi’nde dile getirdiği için ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Bugün görülen duruşmada beraat kararı verildi. Bu haberle sevindik. Enes arkadaşımıza geçmiş olsun diyorum. Bu süreç bir kez daha gösterdi ki dünyadaki yaşıtlarıyla eşit, özgür ve güvenceli bir yaşam talep eden gençlerin sözlerinin yargı konusu yapılması, temel hak ve özgürlükler açısından ciddi bir sorun. Gençlerin sözünü kısmaya değil, o sözü her alana taşımaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Hocaoğulları ne demişti?
Türkiye’nin Avrupa Konseyi gençlik delegesi Enes Hocaoğulları tutuklamaya sevk edildi.
— Av. Aysu Bankoğlu (@AysuBankoglu) August 5, 2025
Tek suçu gençliği, gençlerin sorunlarını dile getirmesi ve gençler için özgür bir Türkiye’yi savunmasıydı.
Düşman hukuku bir tek eşitlik ve demokrasi isteyenlere var! @gofortr pic.twitter.com/RSWrdvI3Kc
Enes Hocaoğulları, 30 Mart’ta Avrupa Konseyi’nde yaptığı konuşmasında CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve öğrenci protestolarındaki polis müdahaleleri hakkında konuşmuş, konseyi harekete geçmeye çağırmıştı. Hocaoğulları’nın konseyde yaptığı konuşma şöyle:
“Ekrem İmamoğlu, Buğra Gökce, İlker Caniklioğlu, Zeynep Kuray, Enes Hocaoğulları. Bunların sadece isim olduğunu düşünebilirsiniz ama bunlar birer hikâye. Bu ay Türkiye’deki demokratik gerilemeden etkilenen insanların hikâyeleri.
Nereden mi biliyorum? Benim adım da onlardan biri. Geçen hafta sokaklarda, bu hafta Saray’da demokrasi mücadelesi veriyordum. Türkiye’den seçilmiş değerli delegelerin görüşlerini dinledik ve yılların deneyimine sahip karar vericiler olarak onların yorumlarını dinleyebildiğim için kendimi şanslı hissediyorum.
Ancak benim durum değerlendirmem, yıllarca görevde kalmamdan değil, sokaklardan geliyor. Polis güçlerinin bize biber gazı, plastik mermi ve tazyikli su da dahil olmak üzere orantısız bir vahşet uyguladığı ilk günden beri oradaydım. Akranlarımın gözaltına alınıp sokaklarda arandığı anlarda da oradaydım.
Değerlendirmem, dediğim gibi, bir makamdan gelmiyor ama Saray’da geçirdiğim bu üç gün boyunca, Türkiye’de olup bitenlerin farkındayız, yakından takip ediyoruz ve hatta Türkiye bile uluslararası hukuk standartlarına tabi gibi birçok söz duydum. Görünüşe göre değil. Ya da tabi olmanın farklı tanımları var.
Geçtiğimiz hafta içinde gördüğüm tüm insan hakları ihlallerinin, muhtemelen çoğunuzun bir yılda görmediği, insan hakları ihlalleri olarak değerlendirilmesi gerektiğini ısrarla vurguluyorum. Gençlik delegesi olarak o hafta neler öğrendiğimi anlatayım. Gençlik artık yeter diyor.
Artık yeter, özgürlüklerimizi geri kazanmak için sokaklara çıkmaya hazırız. Korkmayın, ne mesaj vereceğinizi bilmiyorsunuz. Mesaj hazır.
Gençlikte yatıyor. Tek yapmanız gereken bu mesajı alıp bizi dinlemeyen karar vericilere iletmek. Size şunu söyleyeyim, hem konuşmam hem de Türkiye’de demokrasiyi kurtarma konusunda zamanımız tükeniyor.
Eğer bir uyanış çağrısı arıyorsanız, işte bu. Teşekkürler.”








