Yale Üniversitesi Yardımcı Doçent Evren Savcı, iktidara yakın medyada LGBT+’ların “yasaklanması ya da cezalandırılması” yönünde çalışmalar olduğu iddialarını Ruşen Çakır’a değerlendirdi. Yale Üniversitesi Kadın Araştırmaları Bölümü’nde görev yapan Savcı, dünyada farklı yönlerde gelişmeler yaşandığını belirterek, “Dünyada böyle tek yönde bir gelişme var diyemeyiz” dedi.
Ruşen Çakır’a, LGBT+ hakkında son dönemde gündeme gelen yasal düzenlemeler ile ilgili konuşan Savcı, “Uganda’da idama kadar gidebilen bir LGBT+ karşıtı yasaya geçirilirken, Hindistan’da 157 senelik İngiliz sömürge döneminden kalma yasa 2018 yılında kaldırıldı” dedi.
Doğu Avrupa ve Rusya’da son 10-15 yılda kamusal görünürlüğe yönelik yasakların arttığını söyleyen Savcı, “Geçmişte cinsellik yasaklanırken bugün kamusal varoluş ve görünürlük üzerinden yasaklar ilerliyor” dedi.
Savcı, kamusal-özel ayrımının muğlaklaştığını söyleyerek, “Yasalar teknik olarak kamusal alana dair ama sosyal medya paylaşımları bile kamusal sayılabiliyor” diye konuştu.

“Hiçbir yasanın direkt olarak tekabül etmediği bir sürü yasakla yaşıyoruz”
Türkiye’de 2015’ten bu yana Onur Yürüyüşleri’nin yaptırılmadığını hatırlatan Savcı, 2021’de Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan müdahaleye işaret ederek, “Gökkuşağı bayrakları sanki birer silahmış gibi ‘ele geçirildi’. Bugün kimse gökkuşağı bayrağıyla polis müdahalesine uğramadan sokakta yürüyemez” dedi. Mevcut durumda açık bir yasal değişiklik olmadığını ancak fiili baskıların sürdüğünü belirten Savcı, “Türkiye’de şu anda hiçbir yasanın direkt olarak tekabül etmediği bir sürü yasakla yaşıyoruz” diye konuştu.
ABD örneğini de değerlendiren Savcı, 2003 tarihli Lawrence v. Texas kararına atıf yaparak, “Yasak özel hayat argümanı ile kaldırıldı. ‘Yatak odanızda ne yaparsanız yapın’ denildi ama kamusal haklara dair bir şey söylenmedi” dedi. Evren Savcı, trans hakları üzerinden yürütülen tartışmalara da değinerek, Donald Trump dönemindeki uygulamaları hatırlattı ve “Translık üzerinden verilen savaş aslında kadınlık ve erkekliğin ne olduğuna dair özcü bir anlayışa dayanır” diye konuştu. “Kadınlar kadın gibi olsun, erkekler erkek gibi olsun deniyor. Bu herkesin özgürlüğüne fısıldayan bir şey” diye ekledi.
“Kimlerin iddianameye elle tutulur bir şey koyulmadan hapiste olduğunu görüyoruz”
Bülent Ersoy’a getirilen sahne yasağı dışında Türkiye’de de Osmanlı’da da genel bir LGBT+ üzerinden varoluş ya da kamusal alanda varoluş gibi bir yasak asla olmadığını söyleyen Evren Savcı, Türkiye’de böyle bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağına dair şunları söyledi:
“Bence yapılabilir çünkü Türkiye’de kimlerin iddianameye elle tutulur bir şey konmadan yıllardır hapiste olduğunu görüyoruz. Yani neden olmasın? Her şey oluyor ülkemizde açıkçası. 2015’ten beri, zaten LGBT+ bireyler ve örgütlenmeler üzerine çok büyük bir baskı var. Çok yalnızlaştığımız, örgütlenmenin çok zorlaştığı, bir sürü şeyin gizli kapaklı yapılmak zorunda kaldığı, işte onur haftalarının örgütlenemediği bir dönem.”








