Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a götürülen ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, Ankara Sincan Cezaevi’ne naklediliyor.

19 Şubat’ta sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve 20 Şubat’ta götürüldüğü İstanbul’da “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, Ankara’ya sevk ediliyor.
Silivri’deki Marmara Cezaevi’nden alınan Alican Uludağ’ın Ankara Sincan Cezaevi’ne götürüldüğü belirtiliyor.
Akın Gürlek’ten Alican Uludağ açıklaması
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çarşamba günkü AKP Grup Toplantısı başlamadan önce basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Tutuklanan Gazeteci Alican Uludağ’ın ikametinin bulunduğu Ankara’da gözaltına alınarak İstanbul’a götürülmesine ilişkin soruya da yanıt veren Adalet Bakanı Gürlek, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesini hatırlatarak, “Madde, ‘Bilgiyi alenen yayma, yalan olarak yayma.’ Yani orada İstanbul’da yürütülen bir soruşturma sürecine ilişkin. Yaşadığı yer önemli değil, suç yeri önemli. Bu o tarihte suç yeri İstanbul olduğu için İstanbul olarak kararlaştırılmış. Ama bu mahkemenin takdiri. İlerde yetkisizlik kararı da verebilir, tahliye de verebilir. Bu süreç tamamen bağımsız yargının kontrolünde” şeklinde konuştu.
Gazetecilerin Uludağ’ın tutuklandığı maddenin 217/A olmadığını hatırlatması üzerine Gürlek, “Bu mahkemelerin takdiri, karışamayız, yorum yapmak istemiyorum” dedi.
Ne olmuştu?
DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ 19 Şubat’ta sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
Ankara’da gözaltına alınan Alican Uludağ, 20 Şubat’ta İstanbul’a getirildi. Uludağ, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde savcılıkta ifade verdi. Uludağ ifadesinin ardından tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
Alican Uludağ, çıkarıldığı mahkemece “cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasından tutuklandı.
Uludağ’ın suçlama konusu yapılan sosyal medya paylaşımları şöyleydi:
2 Nisan 2025 tarihli, “Yaşananların özeti: Halk desteğini yitiren Erdoğan, devlet mekanizmalarını vesayetçi bir anlayışla halka karşı kullanarak iktidarda kalma çabasında” paylaşımı.
12 Mayıs 2025 tarihli, “Türkiye Erdoğan’ın ‘gizli ajandası’ olup olmadığını, Cumhuriyetle hesaplaşmaya girip girmeyeceğini yeni anayasa adı altında neleri değiştirmek istediğini ve çözüm sürecinde hangi adımları atacağını bilmek zorunda” ifadeleriyle devam eden paylaşım.
31 Mayıs 2025 tarihli, “Sandıkta kaybettiği yerel iktidarı yargı eliyle geri almaya çalışıyor. İşte bu kadar demokrat” paylaşımı
10 Haziran 2025 tarihli, İBB tutuklusu İpek Elif Atayman’a dair “Afyon işkencesi” başlıklı yazıya yapılan “O kadar zalim bir iktidar var ki İsrail’den farkları yok” paylaşımı.
15 Haziran 2025 tarihli, “Gazeteci Furkan Karabay haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu. Çünkü bu ülkede gazeteci tutuklamak savcılar için bir hobi haline geldi” paylaşımı.
9 Temmuz 2025 tarihli, “Erdoğan’ın bugünkü grup toplantısındaki konuşması CHP’li belediyelere yönelik yargı operasyonlarının devam etmesi kararınının net göstergesi. Rejim geri adım atmayacak. Plan işliyor” paylaşımı.
11 Temmuz 2025 tarihli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Suç üstü yakalandılar” diyerek yaptığı konuşmasını, “AKP yargıyla bir olmuş Manavgat’ta da darbe yapmak istiyor” paylaşımı.
31 Temmuz 2025 tarihli, “Fatih Altaylı 22 Haziran’da tutuklandı. Bu andan itibaren aslında deliller toplanmıştı. Bir günde iddianame hazırlanması mümkündü” sözleriyle başlayan paylaşım.
3 Ağustos 2025 tarihli, “Bu ülkede sahte diploma vakalarına şaşırmamak gerek” ifadesiyle devam eden paylaşım.
6 Ağustos 2025 tarihli, tutuklu Murat Çalık’ın hastaneye kaldırıldıktan sonra annesinin hastane önünde beklemesine dair haberi alıntılayıp “Rejim zulmetmeye devam ediyor. Tarih Erdoğan dönemini de yazacak” ifadeleriyle yapılan paylaşım.
4 Eylül 2025 tarihli, “CHP’ye yönelik iktidarın yargı eliyle yürüttüğü ele geçirme operasyonu bir de CHP içinde işbirlikçileri var” ifadeleriyle başlayan paylaşım.
19 Eylül 2025 tarihli, “Gazeteci Furkan Karabay İstanbul yargısı tarafından organize bir şekilde en az 200 gün cezaevinde tutulmak isteniyor” sözleriyle devam eden paylaşım.
25 Eylül 2025 tarihli, “Erdoğan’ın Trump’ten alacağı ‘meşruiyet’ ne?” ifadeleriyle yapılan paylaşım.
2 Ekim 2025 tarihli, “2024 Ekim ayı, Türkiye siyasi hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Bu tarih, muhalefet üzerinde yürütülen yeni operasyonların başlangıcı… Saray rejimi, Erdoğan’ı koltuğunda tutmak ve yeni Anayasa ile rejimini garanti altına almak için kapsamlı bir plan uygulamaya koydu” ifadelerinin ardından Türkiye’deki siyasal ve yargısal süreçlere dair tespitlerin yer aldığı paylaşım.
2 Ekim 2025 tarihli, “Birçok siyasi tutuklu ve hükümlü cezaevindeyken, Erdoğan’dan adalet, demokrasi, hukuk ve barış beklemek ne kadar inandırıcı?” Sözleriyle yapılan paylaşım.
3 Ekim 2025 tarihli, “Ayşe Barım hakkında gece yarısı yeniden tutuklama kararı çıktı” ifadelerini yer aldığı paylaşım.
16 Ekim 2025 tarihli, gazeteci Timur Soykan’ın “Kırklareli İğneada’daki Sisli Vadi davasının duruşmasında selde ölen doktor kızı ve damadı için adalet arayan anne Safiye Yaşa için tutuklama kararı verildi” haberini “Çürümüş yargı düzeni” ifadesiyle yapılan paylaşım.
13 Aralık 2025 tarihli, “Gazeteci Mehmet Akif Ersoy soruşturmasında adı geçen bürokrat Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Furkan Torlak” paylaşımı.
10 Şubat 2026 tarihli, “Günlük haber mesaisi. İki soruşturma bir dava” ifadeleriyle başlayan hakkında açılan soruşturma ve davadan bahsettiği paylaşım.
11 Şubat 2026 tarihli, “Kontrol altına alınmış muhalefet, 2028 seçimleri, yeni anayasa, yeni rejim inşası, karşı devrimin tamamlanması… Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi atamaları bir ödül değil yeni bir hazırlığın işareti. Hem CHP’nin hem de toplumsal muhalefetin kontrol altına alınması” paylaşımı.
11 Şubat 2026 tarihli, “Akın Gürlek görevi devralırken oturduğu koltuğun seviyesi, Yılmaz Tunç’tan daha aşağı olması nedeniyle canlı yayında düzeltildi. Koltuğu düzelten kişi ise Mehmet Akif Ersoy soruşturmasında adı geçince Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörlüğü’nden istifa eden Furkan Torlak. Torlak’ın Gürlek’in basın danışmanı olması bekleniyor” paylaşımı.
14 Şubat 2026 tarihli, “Akın Gürlek, Furkan Torlak’ı basın danışmanı yapmayı planlıyordu. Torlak, bu amaçla devir teslim günü bakanlığa geldi, Gürlek’in koltuk krizine müdahale edecek kadar ön plandaydı. Ancak görüntüler tartışma yarattı. Durum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletildi. Bir iddiaya göre bu atama girişimi doğrudan Erdoğan’dan veto yedi. Torlak’ın danışman olarak geri dönme planı da suya düştü” paylaşımı.








