Marketten aldığınız bir şampuan mı, yoksa çok pahalı bir “premium” marka mı? Dermatologlara göre fiyat tek başına kaliteyi belirlemiyor. Önemli olan saç tipiniz ve içerik listesi.
Gösterişli şişeler, sosyal medyada dolaşan “mucize” vaatler ve yüksek fiyat etiketleri birçok kişiyi pahalı şampuanlara yönlendiriyor. Ancak uzmanlar, market ve eczanelerde satılan uygun fiyatlı ürünlerin de çoğu zaman aynı işi görebildiğini söylüyor.
Johns Hopkins Tıp Fakültesi’nde dermatolog Dr. Crystal Aguh, saç tipine göre doğru ürün seçiminin fiyattan daha önemli olduğunu belirtiyor. Aguh, saçları genel olarak iki gruba ayırıyor: “hasara yatkın” ve “hasara dirençli.”
Hasara yatkın saç grubuna çok kıvırcık saçlar, kimyasal işlem görmüş saçlar ve sık ısı uygulanan saçlar giriyor. Bu kişiler için sodyum lauril sülfat (SLS) içeren şampuanlardan kaçınılması öneriliyor. Çünkü bu madde saçın doğal koruyucu yağı olan sebumu yoğun biçimde temizliyor ve saçın kuruyup kırılmasına yol açabiliyor.
Kıvırcık ya da boyalı saçlara sahip kişilerin saçlarını daha seyrek yıkaması öneriliyor. Sıkı kıvırcık saçlar haftada bir, boyalı dalgalı saçlar ise iki-üç günde bir yıkanabiliyor. Yağlı ve düz saçlar ise her gün yıkanabiliyor.
“Önemli olan ürün değil, süreç”
Aguh’a göre pahalı şampuanlar işe yarayabiliyor ancak saç sağlığını belirleyen asıl faktör “süreç”. Yani saçın ne sıklıkla yıkandığı, boyandığı ya da ısıyla şekillendirildiği.
“Doğru şampuanı bulursam tüm sorunlarım çözülür” düşüncesinin yanıltıcı olabileceğini söyleyen Aguh, pahalı ve uygun fiyatlı ürünlerin birlikte kullanılabileceğini vurguluyor.
Kepek gibi sorunlarda ise çoğu zaman reçetesiz satılan ürünlerin yeterli olduğunu belirtiyor. Ancak kalıcı sorunlarda doktora başvurulması gerektiğini ekliyor.
Şampuan, saç derisi için bir cilt bakımı
Pittsburgh Üniversitesi Tıp Merkezi’nden dermatolog Dr. Joe Tung ise şampuanın kozmetik bir ürün değil, “saç derisi için bir cilt bakımı ürünü” olarak görülmesi gerektiğini söylüyor.
“Saçın kendisi biyolojik olarak aktif değildir, ancak saç derisinin altında kök hücreler, bağışıklık hücreleri ve yağ bezlerinden oluşan bir ekosistem vardır” diyen Tung, bu dengenin bozulması halinde kaşıntı, kepek, aşırı yağlanma ya da saç dökülmesi görülebileceğini belirtiyor.
Tung’a göre bir ürünün etkili olup olmadığını belirleyen şey marka değil, içeriğindeki aktif maddeler. “Bir mantar karşıtı bileşen, lüks bir şişede olduğu için değil, moleküler etkisi nedeniyle işe yarar” diyor.
Pahalı şampuanlar daha rafine yumuşatıcılar ve yatıştırıcı içerikler barındırabiliyor. Ancak bazı lüks ürünlerdeki yoğun parfüm ve bitkisel özler hassas ciltlerde tahrişe yol açabiliyor. Bu nedenle hassas cilde sahip kişiler için daha sade formüller öneriliyor.
Sürdürülebilirlik fiyatı etkiliyor
Bazı yüksek fiyatlı ürünlerde organik içerik kullanımı, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve geri dönüştürülmüş ambalaj gibi faktörler maliyeti artırabiliyor. Küçük ölçekli markalar da büyük şirketlerin sağladığı üretim avantajlarına sahip olmadıkları için daha pahalı olabiliyor.
Uzmanlara göre tüketiciler ürün seçerken fiyat yerine şu sorulara odaklanmalı: Saç derim yağlı mı, kuru mu? Saçım kimyasal işlem gördü mü? İçerikte hangi aktif maddeler var? Sorun devam ederse bir dermatoloğa danışmalı mıyım?
Sonuç olarak pahalı şampuanlar her zaman daha iyi anlamına gelmiyor. Doğru içerik, doğru kullanım ve saç tipine uygun bakım rutini çoğu zaman fiyat etiketinden daha belirleyici oluyor.
Kaynak: AP





