Uzmanlar Medyascope’a konuştu: ABD-İran savaş riski devam ediyor mu? En kritik meseleler hangileri?

ABD-İran görüşmeleri

Cenevre’de İran ile ABD arasında yürütülen nükleer müzakerelerde üçüncü tur sona erdi, taraflar dördüncü tura hazırlanıyor. Medyascope’a konuşan uzmanlar, tarafların uranyum zenginleştirme başlığında takılıp kaldığını söylüyor.

Haber: Goltane Ghazi

İran ile ABD arasında Cenevre’de yürütülen nükleer müzakereler üçüncü turu geride bırakırken, taraflar dördüncü tur için teknik görüşmelere hazırlanıyor. Ancak uzmanlara göre masadaki temel anlaşmazlıklar hâlâ çözülebilmiş değil ve en büyük düğüm uranyum zenginleştirme meselesi.

Washington’daki Ortadoğu Enstitüsü İran Programı Direktörü Alex Vatanka, İran’ın füze programını müzakere masasına getirmeye hazır olmadığını söylüyor. Vatanka’ya göre Tahran, balistik füzeleri “temel caydırıcılık unsuru” olarak görüyor ve bunu pazarlık konusu yapmaya yanaşmıyor. Özellikle ilk aşamada füze ve bölgesel nüfuz başlıklarının açılması gerçekçi değil.

Benzer şekilde Demokrasi Savunma Vakfı (FDD) İran Programı Kıdemli Direktörü Behnam Ben Taleblu, en büyük pürüzün İran’daki yerli uranyum zenginleştirme hakkı olduğunu vurguluyor. Taleblu’ya göre mesele hâlâ “sıfır toplamlı” bir denklem. Washington zenginleştirmeye kalıcı sınırlamalar isterken, Tahran bunu egemenlik meselesi olarak görüyor.

ABD-İran görüşmeleri
ABD-İran savaş riski devam ediyor mu? Cenevre’deki İran ve ABD görüşmesi sona erdi, taraflar bir sonraki tura hazırlanıyor.

Görüşmelerdeki en büyük pürüz: Uranyum zenginleştirme

Uzmanlara göre yalnızca zenginleştirme değil, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun devri de kritik başlıklardan biri. Ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) İran’a tam erişimi ve Tahran’ın daha önce kabul ettiği yükümlülüklere dönmesi konusu da masada.

Ancak bir diğer tartışmalı alan, nükleer olmayan başlıkların — özellikle balistik füzeler ve bölgesel faaliyetler — anlaşmaya dahil edilip edilmeyeceği. ABD tarafında bu konuda farklı sinyaller verilirken, İran cephesi bu konuların müzakere dışında olduğunu savunuyor.

“Başarısızlık yanlış hesap riskini artırır”

Görüşmelerin çökmesi halinde risklerin hızla büyüyeceği uyarısı yapılıyor. Bölgedeki askeri yığınak ve sert söylemler, olası bir yanlış hesaplamanın önünü açabilir.

Vatanka’ya göre iki taraf da savaş istemiyor ancak iç ve dış baskılar giderek artıyor. İran içeride ekonomik ve sosyal kırılganlıklarla karşı karşıya. ABD ise bölgesel istikrarsızlık ve yeni bir tırmanma döngüsü riskiyle karşı karşıya kalabilir.

ABD-İran savaş riski masada mı?

İranlı yetkililer, olası bir ABD saldırısına “büyük ve bölgesel” bir yanıt verileceği mesajını veriyor. Ancak uzmanlara göre bu yaklaşım, caydırıcılık amacı taşısa da ters tepebilir.

Taleblu, İran’ın savaşı genişletmesi halinde kan dökülmesinin kaçınılmaz olacağını ve bunun da ABD Başkanı’nı doğrudan sürece çekeceğini savunuyor. Taleblu’ya göre Tahran’ın caydırıcı gördüğü strateji, istemeden daha büyük bir tırmanmaya yol açabilir.

İç cephede kırılganlık

Savaş ihtimalinin İran iç siyasetini de etkileyebileceği belirtiliyor. Özellikle Kürt bölgelerinde yaşanan sert baskılar sonrası muhalefetin daha “patlayıcı” bir zemine kayabileceği ifade ediliyor.

Buna karşın, rejimin güvenlik elitleri arasındaki birlik vurgusu sürüyor. Uzmanlara göre ülke genelindeki baskılar, etnik temelli değil, geniş çaplı bir kontrol stratejisinin parçasıydı. Bu durum, bir yandan toplumsal öfkeyi büyütürken diğer yandan muhalefet içinde daha geniş bir birlik duygusu yaratmış olabilir.

Anlaşma mümkün mü?

Taleblu ise daha karamsar. Taleblu’ya göre mevcut siyasi atmosferde kapsamlı ve kalıcı bir anlaşma zemini zayıf. Özellikle son protestolar ve sert müdahaleler sonrasında, Washington’un Tahran’la bir anlaşma imzalamasının siyasi maliyeti yüksek olabilir.

Cenevre’de teknik görüşmeler sürerken, asıl soru hâlâ yanıt bulmuş değil: Taraflar zenginleştirme konusundaki kırmızı çizgilerini esnetmeden ortak bir zemin bulabilecek mi?

Şimdilik görünen, diplomasinin devam ettiği ancak risklerin masadan kalkmadığı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.