Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a saldırması sonrası gözler Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimaline çevrildi. İran’ın olası bir misilleme kapsamında Hürmüz Boğazı’nı kapatması, küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birini riske atabilir.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran arasında günlerdir devam eden gerilim ve Cenevre’de devam eden görüşmelerin ardından İsrail ve ABD’in İran’a saldırması, Ortadoğu’da gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. Tahran’ın elindeki en güçlü kozlardan biri ise Hürmüz Boğazı.
Basra Körfezi’nin çıkışında yer alan Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’daki petrol üreticisi ülkelerin Asya, Avrupa, Kuzey Amerika ve ötesine ikmal yaptığı kritik bir güzergâh.
Hürmüz Boğazı nerede, coğrafi önemi ne?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi’ni birbirine bağlayan ve İran’la Umman’ı ayıran kritik bir geçit.

Boğaz, dünya enerji ticaretinin kalbinde yer alıyor ve Basra Körfezi’ni Hint Okyanusu’na bağlıyor.
Boğazın en dar noktası yalnızca 33 kilometre; gemi trafiği için ayrılan her iki yön ise sadece 3’er kilometre genişliğinde. Bu dar yapı, boğazı olası bir çatışmada son derece savunmasız ve stratejik kılıyor.
Neden bu kadar önemli?
ABD Enerji Bilgi Dairesi’ne göre Hürmüz Boğazı, “dünyanın en önemli petrol geçiş noktası.”
Küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’si, yani günde 20 milyon varile yakın petrol bu boğazdan geçiyor.
Bloomberg verilerine göre 2025 yılında boğazdan günlük yaklaşık 16,7 milyon varil ham petrol ve kondensat taşındı. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran petrol ihracatının büyük bölümünü bu rota üzerinden gerçekleştiriyor. Sevkiyatların çoğu Asya pazarına yöneliyor.
Sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticareti açısından da boğaz hayati önemde. Küresel LNG arzının yaklaşık beşte biri — büyük ölçüde Katar kaynaklı — bu su yolundan geçiyor. Katar’ın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatının da neredeyse tamamı yine bu boğazdan geçiyor. Alternatif bir deniz rotası bulunmaması, bu hattı daha da kritik hâle getiriyor.
İran gerçekten Hürmüz Boğazı’nı kapatabilir mi?
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre ülkeler kıyılarından 12 deniz miline kadar egemenlik hakkına sahip. Bu mesafe, Hürmüz Boğazı’nın en dar noktasından daha kısa. Uluslararası seyrüsefer için kullanılan boğazlarda “zararsız geçiş” hakkının engellenmemesi gerekiyor. İran 1982’de sözleşmeyi imzaladı ancak parlamentosunda onaylamadı.
Tahran geçmişte gerilim dönemlerinde deniz ablukası uygulayabileceğini söyledi ancak hiçbir zaman boğazı tamamen kapatmadı. Böyle bir adımın özellikle bölgede devriye gezen ABD başta olmak üzere Batılı donanmaların sert karşılığıyla karşılaşabileceği değerlendiriliyor.
Bununla birlikte İran’ın boğazı tamamen kapatmadan da ciddi bir aksama yaratabileceği belirtiliyor. Küçük ve hızlı devriye botlarıyla taciz, tankerlerin füze veya insansız hava araçlarıyla hedef alınması ya da deniz mayınları döşenmesi seçenekler arasında. Ayrıca GPS sinyallerinin karıştırılması gibi elektronik yöntemler de gemi trafiğini sekteye uğratabilir. Geçen yılki İran-İsrail geriliminde binlerce geminin navigasyon sistemlerinde kesintiler yaşandığı bildirildi.
Kapatılırsa petrol fiyatları ne olur?
Gemilerin boğazdan yalnızca Batılı donanmaların korumasında konvoy halinde geçmesi durumunda trafik yavaşlayabilir ancak küresel arzda büyük bir kesinti yaşanmayabilir.
Ancak boğazın birkaç günden uzun süre tamamen kapanması enerji piyasaları için “kâbus senaryosu” olarak görülüyor. Kpler’in kıdemli petrol analisti Muyu Xu, İran’ın boğazı sadece bir günlüğüne kapatmasının bile petrol fiyatlarını varil başına 120–150 dolar seviyesine taşıyabileceğini hesapladı.
2026 yılı başından 28 Şubat’taki hava saldırılarına kadar Brent petrolün ortalama fiyatı 67 dolar seviyesindeydi.
Boğazın kapanması İran ekonomisini de doğrudan etkiler. Tahran petrolünü ihraç edemez hale gelir. Ayrıca İran ham petrolünün en büyük alıcısı olan Çin’le ilişkiler de gerilebilir. Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde İran’a yönelik yaptırımlara karşı veto kartını kullanan önemli bir ortak konumunda.
Hangi ülkeler Hürmüz’e daha bağımlı?
Suudi Arabistan en fazla petrolü Hürmüz üzerinden ihraç eden ülke. Ancak Kızıldeniz kıyısındaki terminale uzanan 1200 kilometrelik Doğu-Batı Boru Hattı sayesinde günlük 5 milyon varile kadar sevkiyatı alternatif bir rota üzerinden gerçekleştirebiliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri de petrol sahalarından Umman Körfezi’ndeki limanlara uzanan Habşan-Fuceyre hattı sayesinde günlük 1,5 milyon varillik kapasiteyle kısmen boğazı bypass edebiliyor.
Irak’ın Türkiye üzerinden Akdeniz’e uzanan boru hattı yeniden açılmış olsa da yalnızca kuzey sahalarından gelen petrolü taşıyabiliyor. Irak ihracatının büyük bölümü Basra’dan deniz yoluyla yapılıyor ve Hürmüz’den geçiyor. Kuveyt, Katar ve Bahreyn’in ise alternatif deniz rotası bulunmuyor.
İran da petrol ihracatının önemli bölümünü bu boğaz üzerinden gerçekleştiriyor. 2025 yılında Hürmüz’den geçen İran petrolü hacmi, 2018’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Daha önce Hürmüz Boğazı’nda hangi krizler yaşandı?
Boğaz, son 40 yılda birçok kez jeopolitik gerilimin odağında yer aldı:
- 1980–1988 İran-Irak Savaşı sırasında, taraflar birbirlerinin petrol nakliyesine saldırarak “Tanker Savaşı”na yol açtı. Ancak boğaz hiç kapanmadı.
- 1988’de ABD donanmasına ait USS Vincennes, İran yolcu uçağını düşürdü; 290 sivil yaşamını yitirdi.
- 2008’de ABD, İran’a ait teknelerin üç Amerikan savaş gemisini taciz ettiğini açıkladı.
- 2012’de İran, Batı’nın uyguladığı yaptırımlara karşılık boğazı kapatma tehdidinde bulundu.
- 2019’da Birleşik Arap Emirlikleri açıklarında dört ticari gemi saldırıya uğradı. ABD, İran’ı suçladı.
- 2024’te İran, İsrail’in Şam’daki konsolosluk saldırısına yanıt olarak Hürmüz yakınlarında bir konteyner gemisine el koydu.
Hürmüz Boğazı yalnızca bölgesel bir jeopolitik başlık değil, küresel enerji güvenliğinin kilit noktası. İran’ın bu su yolunu tamamen kapatması düşük olasılık olarak görülse de, sınırlı bir aksama dahi petrol ve LNG piyasalarında sert fiyat hareketlerine ve küresel ekonomik dalgalanmaya yol açabilir.








