İYİ Parti’nin 27 Nisan 2024’teki 5. Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayı olan Mehmet Tolga Akalın, derinleşen fikir ayrılıklarını ve partinin kuruluş hedeflerinden uzaklaşmasını gerekçe göstererek partisinden istifa etti.

İYİ Parti’nin 5. Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayı olan Mehmet Tolga Akalın, partisinden istifa ettiğini X hesabından duyurdu. Akalın, kasım ayından itibaren Müsavat Dervişoğlu ile “aylardır derinleşen fikir ayrılıkları” yaşadığını belirtti. İYİ Parti’nin, binden fazla Türk milliyetçisinin emeğiyle ve iki yıl süren siyasi mücadele sonucunda kurulduğunu hatırlatan Akalın, partinin bu kuruluş hedeflerinden uzaklaştığını öne sürdü.
Akalın, 27 Nisan 2024’teki kurultaydan bu yana geçen yaklaşık iki yıllık süre boyunca üst yönetimi desteklediğini, ancak beklediği dönüşümün gerçekleşmediğini vurguladı. Partinin 2018’deki erken seçim baskısına ve 2023’teki Altılı Masa sürecine direnilemediğini, bu süreçlerin partiyi kuruluş çizgisinden saptırdığını savundu.
Akalın şantaj meselesini ve DEM Parti görüşmelerini eleştirdi
Akalın’ın istifasında öne çıkan başlıca eleştiri, “partinin şantaj karşısındaki tutumuna” ilişkindi. “Başka partilere yapılan şantajı dert edinip kendisine yapılan şantaja karşı sessiz kalmak doğru değildir” diyen Akalın, şantajcının yeniden “baş tacı” edilerek partide “cam tavan” oluşturulmasına izin verilmesini de kabul edilemez bulduğunu açıkladı. Üst yönetimin “ihanet hariç herkesle görüşürüz” söylemini benimsemesine karşın DEM Parti ile “ortaklaşma alanları” arayışına girdiğini de eleştirdi.
Öte yandan MHP ile İYİ Parti arasında son dönemde bir “tahterevalli” ilişkisi kurulmaya çalışıldığını öne süren Akalın, “Nihayetinde Türk milliyetçiliğinin mal, konvansiyonel dönem siyasetçilerimizin tüccar olduğu bu majestelerinin milliyetçilik anlayışının yıkılması ve sivil, demokratik milliyetçiliğin önünün açılması mutlak bir gerekliliktir” dedi.
KAMUOYUNA SAYGILARIMLA
— Mehmet Tolga AKALIN (@avtolgaakalin) February 28, 2026
Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin tarih içindeki büyük yürüyüşünün muhteşem eseridir. Bu eser, milletin derunundan gelen büyük ruhun var ettiği devletimizin kimliğinde ebedî varlığını temsil eder.
Bizler bu ruhun, bu kimliğin, bu muhteşem maceranın…







