Halil Falyalı’nın, 2022’de Girne’deki silahlı saldırıda öldürülmesiyle başlayan ve finans trafiğini yönettiği öne sürülen Cemal Önal’ın geçen yıl Hollanda’da düzenlenen suikastta hayatını kaybetmesiyle devam eden süreç, yasadışı bahis dünyasının sadece dijital platformlarda faaliyet gösteren bir yapı değil; milyarlarca liralık para trafiğinin, uluslararası bağlantıların ve karanlık hesaplaşmaların iç içe geçtiği bir ağı ortaya koyuyor.

Türkiye’de ise süreç iki yönlü ilerliyor: Bir yanda emniyet ve savcılıkların yürüttüğü operasyonlar, gözaltılar ve mahkemelerin malvarlıklarına el koyma kararları; diğer yanda finans sistemine sızma iddiaları.
Hakkında kara para aklama ve yasadışı bahis soruşturması yürütülen Erkan Kork’a BankPozitif’in devredilmesi, suç gelirlerinin finansal sistem üzerinden nasıl aklandığına dair tartışmaları büyüttü. Son olarak yasadışı bahis organizasyonlarını küresel şirketler üzerinden yönettiği öne sürülen Veysel Şahin’in yaklaşık 460 milyon euro değerindeki kripto varlığına el konulması, ağın boyutunun artık fiziki kasaları değil, dijital cüzdanları işaret ettiğini gösterdi.
Birleşmiş Milletler’in 2023 yılında yayımladığı rapora göre dünyadaki yasadışı bahis hacmi 1,7 trilyon dolara ulaştı. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 2021’de yasadışı bahis hacminin Türkiye’de 50 milyar dolar seviyesinde olduğunu açıkladı. Sadece 2023 yılında yasadışı bahis kapsamında 644 milyon TL’lik tutar bloke edilirken, MASAK raporları doğrultusunda yaklaşık 30 milyon TL’ye el konuldu. Operasyonlar yapıldı, isimler değişti, siteler kapandı. Ama sistem aynı kaldı.
- Yasadışı bahisin görünmeyen yüzü: Canlı destek hattı
- Ekran ışığında karanlık casino: Kumara başlama yaşı 15’e indi
- Dopamin tuzağı: Sanal kumar neden bırakılamıyor?

MASAK nasıl çalışıyor?
Yasadışı bahisle mücadelede devletin elindeki en güçlü araçlardan biri, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK). Kâğıt üzerinde sistem net: Şüpheli para hareketleri tespit ediliyor, raporlanıyor ve savcılıklara iletiliyor. Ancak pratikte tablo daha karmaşık. Çünkü yasadışı bahis parası, MASAK’ın baktığı yerde uzun süre durmuyor. Kısa süreli açılıp kapatılan hesaplar, başkaları adına açılmış sanal cüzdanlar, hızla kriptoya çevrilen ve yurt dışına çıkarılan meblağlar, yasadışı bahis ağlarının ve para trafiğinin izini sürmeyi zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor.
Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in aralık ayında yaptığı açıklamaya göre Türkiye’de oynanan sanal bahisin sadece yüzde 30’u yasal, yüzde 70’i yasadışı yollarla oynanıyor.
Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun eski Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, Türkiye’de yasadışı bahis hacminin yasal bahis hacminin çok üzerinde olduğuna dikkat çekerek hem dünyada hem de Türkiye’de bu alanın “korkunç boyutlara” ulaştığını söyledi:
“MASAK, bankalar ve lisanslı finans kuruluşları dahil 37 yükümlü grup üzerinden geçen şüpheli işlemleri izleyebiliyor. Bu kurumlar şüpheli gördükleri işlemleri, şüphelinin oluştuğu tarihten itibaren 10 iş günü içerisinde MASAK’a bildirmek zorunda. MASAK da aldığı şüpheli işlem bildirimlerini hızla raporlayıp savcılığa bildiriyor. MASAK’a 2021 yılında yapılan 515 bin şüpheli işlem bildiriminin yüzde 74’ü yasadışı bahis ile ilgili. 2024 yılında yayımlanan faaliyet raporunda ise 559 bin şüpheli işlemin yüzde 24’ü yasadışı bahis ile ilgili bildirilmiş. Şüpheli işlemler bazında yasadışı bahisin ağırlığı yüzde 74’ten 24’e düşmüş. Yine Temmuz 2025’te açıklanan Ulusal Risk Değerlendirme Raporu’nda yasadışı bahis en önemli üç suç arasında yer alıyor. En yüksek kategorideki suç dolandırıcılık. İkinci kategorideki suç yasadışı bahis. Çok yoğun olduğunu düşündüğümüz yasadışı bahisin normalde ilk sırada olmasını bekleriz. Ama ikinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla bu alanda bir mücadele var. Ancak polisiye tedbirlerle ancak bu kadar sonuç alınabilir.”

Paranın izi iş birliği yapmayan ülkelerde kayboluyor
Yurt dışına çıkarılan yasadışı bahis paralarının takibinde uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çeken Başak’a göre ulusal sınırlar içinde yapılan mücadelede başarı şansı yüksek olsa da iş, uluslararası sınırlara geçtiği zaman mücadele zorlaşıyor.
Özellikle kara para ve terörizmin finansmanında uluslararası iş birliğinin gerektiğini söyleyen Başak, “Yasadışı bahis siteleri çoğunlukla yurtdışından yönlendiriliyor. Gürcistan, Güney Kıbrıs, Karadağ ve Ermenistan gibi ülkelerde yasadışı bahis sitelerindeki oyunlar genel olarak yasal. Türkiye’den çıkartılan yasadışı bahis paraları ise çoğunlukla bu ülkelere giriyor. Bu noktada uluslararası iş birliği hayati önem arz ediyor. Çünkü beş altı ülkede paranın izini takip ettiğinizde iş birliği yapmayan birkaç ülkeye para girdiği zaman aylarca, hatta yıllarca yaptığınız o takip bir anda boşa düşüyor. Çünkü o ülkeye giden paranın ne şekilde çıkacağının takibini yapamıyorsunuz” dedi.

“Yasal bahis yasadışı bahisin kuluçka makinesidir”
Yasadışı bahsin büyümesinde yasal bahis sisteminin rolüne de dikkat çeken Başak, yasal bahis ve şans oyunlarının son derece serbest bir şekilde sunulmasının ciddi bir sorun yarattığını söyledi. Kumarhanelerde oynatılan birçok oyuna cep telefonu üzerinden kolayca erişilebilmesinin, kumar alışkanlığını yaygınlaştırdığını belirten Başak, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Yasal bahis, yasadışı bahisin kuluçka makinesidir. Bana göre de yasal bahis ile yasadışı bahis arasında özde bir fark yok. Hatta yasal bahis çok daha tehlikeli ve tahrip edici. Çünkü yasadışı bahiste idari ve adli yaptırımlar var, bu da belli ölçüde caydırıcılık sağlıyor. Yasal bahiste neredeyse hiçbir yaptırım yok. Dolayısıyla insanlar kolaylıkla o mecraya yönelebiliyor. Ve oradan edinilen alışkanlıklarla daha yüksek kazanç vadeden yasadışı bahis alanına kayıyor. Kumarhaneler 1997 yılında kapatıldı. Kumarhaneler kapatılmasaydı, en azından kontrollü ve denetimli alanlar olurdu. İnsanlar kumar oynamak için fiziksel bir efor sarf etmek zorunda kalırdı. Bugün ise cep telefonuyla, hiçbir fiziksel engel olmadan her oyuna erişilebiliyor.”
Yasadışı bahisle mücadelede izlenen politikaları ve alınan önlemleri “palyatif” olarak nitelendiren Başak, 2024 yılı başında yasal bahisten alınan verginin yarı yarıya düşürülmesini örnek göstererek, bu adımın yasadışı bahisten yasal bahise yönelimi artırma amacı taşıdığını ancak hedefe tam anlamıyla ulaşmadığını anlattı. “Vergi indirimiyle lisanslı şirketlerin kasasına milyarlar girdi ama yasadışı bahis azalmadı, aksine arttı” diyen Başak, asıl yapılması gerekenin toplumun neden bahis oynadığını anlamak olduğunu ifade etti:
“Maalesef ki biz önceliklerimizi karıştırıyoruz. Öncelikle yapılması gereken, başta gençler olmak üzere toplum neden yasal ya da yasadışı bahis oynuyor? Buna neden olan psikolojik, sosyolojik ve ekonomik etmenler neler? Öncelikle bunları tespit edeceksiniz ki, sonrasında yasal bahis ve şans oyunlarını mutlaka sıkı bir disiplin altına alın ve cezaları belirli ölçülerde artırın. Amaç insanları yasadışı bahis sisteminden yasal bahis sınırları içerisine getirmekse bu da çözüm değil. İnsanlar bir kumarhaneden çıkıp diğer bir kumarhaneye girer. Bu toplumsal tahribatı önlemez. Yani bataklığı kurutmak yerine sineklerle mücadele etmeye devam ediyoruz.”

25 milyon kişi, 70 milyar dolarlık hacim
“Bahis Çukuru” kitabının yazarı, gazeteci Ayhan Şensoy da yasadışı bahis ağlarının Türkiye’de yıllar içinde kontrol edilemez boyutlara ulaştığını söyledi. Özellikle 2015 yılından sonra ülkede ciddi bir yasadışı bahis hacmi oluştuğunu ifade eden Şensoy, Papara iddianamesinde bir şahsın Türkiye’de 25 milyon kişinin bahis ve kumarla doğrudan ya da dolaylı şekilde ilişkili olduğunu söylediğini aktardı. Bu rakamın büyüklüğüne dikkat çeken Şensoy, “Bugün Türkiye’de yasal ve yasadışı bahis toplam hacmi 70 milyar dolar seviyesinde. Bu kadar büyük bir ticari hacmin olduğu bir yerde 25 milyon kullanıcı iddiası ne yazık ki şaşırtıcı değil. Yine MASAK tarafından 2022-2024 yılları arasında 280 binden fazla banka hesabının yasadışı bahis tahsilatında (kiralık banka hesabı) kullanıldığı tespit edildi” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin en önemli güvenlik sorunu”
Ayhan Şensoy’a göre sanal bahis ve kumar artık yalnızca ekonomik bir suç alanı değil, toplumsal bir problem. Bugün CİMER’e en çok gelen şikâyetlerin başında bahis ve kumar bağımlılığının yer aldığını belirten Şensoy, bu alışkanlığın gençleri suça sürüklediğini, erken yaşta eğitimden kopuşa, iş hayatına entegre olamamaya, aile içi şiddete ve boşanma oranlarındaki artışa kadar birçok sorunu tetiklediğini vurguladı. Şensoy, “Sanal kumar ve bahis bağımlılığı, Türkiye’de artık en önemli güvenlik sorunlarından biri hâline geldi” diye konuştu.
Yasak olmasına rağmen varlıklarını nasıl sürdürüyorlar?
Türkiye’de yasadışı bahisle mücadele kapsamında 2006–2025 yıllarını kapsayan 19 yıllık süreçte toplam 548 bin 420 yasadışı bahis ve sanal kumar sitesine erişim engellendi. Bu sitelerin 232 bin 899’u yalnızca 2024 yılında kapatılırken, 2025 yılına ilişkin gerçekleşen erişim engeli sayısı ise 84 bin 585 olarak kayıtlara geçti.
Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Av. Kürşat Ergün, yasadışı bahis sitelerine ilişkin engellemelere dair, “Türkiye’de sanal bahis siteleri BTK tarafından doğrudan engellenebilir mahiyet taşımaktadır. 5651 sayılı yasanın 8. maddesi kapsamında katalog suçlar kapsamında değerlendiriliyor. Ancak BTK’nın yasadışı bahis sitelerinden haberdar olması gerekiyor. Ya ihbar yoluyla ya da tespit edilerek kuruma bildirildikten sonra Türkiye’den bu sitelere erişim engelleniyor. Ancak bu siteler erişime engellendikten sonra farklı bir alan adıyla çok kısa sürede yeniden açılabiliyor. Kurum tarafından bu internet sitelerinin tamamının resen tespiti fiilen mümkün değil” dedi.
Sanal bahisin yaptırımları neler?
Yasadışı bahis oynatanlar için 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası; para transferine aracılık edenler için 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası; reklam ve teşvik edenler için ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 3 bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Yasadışı bahis oynayanlar için de sadece idari para cezası uygulanıyor. Bu da 2025 yılı itibarıyla 82 bin TL ile 329 bin TL arasında değişiyor.
Haber: Müzeyyen Yüce
Müzeyyen Yüce kimdir?
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. Mesleğe 2013 yılında DHA’da stajyer olarak başladı. Antalya Körfez Gazetesi, Gazete Duvar ve Artı Gerçek’te muhabir olarak çalıştı. Meslek hayatına, serbest muhabir olarak devam ediyor.
Proje hakkında
“Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Güçlü Medya” projesi Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (IGC) tarafından yürütülmektedir. Programın genel amacı, “Türkiye’de medya çoğulculuğunun ve özgür basının güçlendirilmesine” katkıda bulunmaktır.







