Spekülatif’te bu hafta Emre Dündar oryantalizm, sömürgecilik ve postkolonyalizm arasındaki ilişkiyi değerlendirdi. Dündar, oryantalizmi “Batı’nın Doğu hakkında ürettiği bilgi ve yorumlama biçimi” olarak tanımladı ve bu kavramın özellikle Edward Said’in 1978’de yayımladığı Oryantalizm kitabıyla yeni bir çerçeve kazandığını söyledi.
Emre Dündar bu hafta Spekülatif’te oryantalizm, sömürgecilik ve günümüzdeki yeni/geç sömürgecilik arasındaki derin ilişkiyi Edward Said’in fikirleri ışığında değerlendirdi.
Dündar, Batı’nın Doğu’yu doğrudan gözlemle değil, çoğu zaman yanlış ve abartılı temsiller üzerinden kurguladığını belirterek bunu 1515’te Portekiz’e getirilen ve hatalı çizimi tüm Avrupa’ya yayılan gergedan örneğiyle anlattı. “Batı’nın Doğu’ya bakışı da bu yanlış gergedan çizimi gibi; dolaylı, aşırı yoruma dayalı bir bakış” dedi. Said’in Batı Doğu’yu keşfetmedi, yeniden üretti iddiasının Doğu’yu zayıf, irrasyonel, sezgisel, tembel olarak kodladığını söyleyen Dündar, “Bu tanım Batı’ya ahlaki bir hak doğuruyor: ‘Biz bu insanlara medeniyet götüreceğiz’ söylemi böyle kuruluyor” dedi.

“Oryantalizm estetize edilmiş bir mekanizmadır”
18. ve 19. yüzyılda sistematik hale gelen oryantalist üretimlere dikkat çeken Dündar, özellikle Fransa’da Doğu temalı resimler, harem imgeleri ve egzotik tasvirler üzerinden bir “masal Doğu’su” yaratıldığını söyledi. Emre Dündar, “Doğu erotize edildi; sezgisel, bilinçdışı ve cinsellikle özdeşleştirilen bir coğrafyaya dönüştürüldü” dedi.
Paris’te düzenlenen 19. yüzyıl Doğu fuarlarında insanların dahi sergilendiğini hatırlatan Dündar, bunun “korkunç bir aşağılama sistemi” olduğunu söyledi. Dündar, günümüzde klasik harem imgelerinin yerini savaş, kaos ve istikrarsızlık temsillerinin aldığını belirterek, oryantalizmin biçim değiştirdiğini ancak işlevini sürdürdüğünü; Doğu’nun bu kez “çocuksulaştırılmış”, sürekli çatışma üreten bir alan olarak sunulduğunu söyledi.

“Emperyalizmin en büyük silahları kültürdür”
Emre Dündar programın sonunda, “Emperyalizmin en büyük silahlarından biri kültürdür. Oryantalizm de kültür emperyalizminin en etkili araçlarından biridir” dedi.
Kültürel tuzaklara karşı bilinçli olunması gerektiğini vurgulayan Dündar, Doğu’nun kendi köklerini doğru analiz eden, arşivleyen ve eleştirel biçimde yeniden üreten bir entelektüel zemin kurmadıkça, yeni sömürgecilik biçimleriyle karşı karşıya kalacağını belirtti.
Emre Dündar konu ile ilgili, “Eylemlerimizi kurarken, kendimizi tanımlarken, olaylara nesnel bir açıdan bakarken, analitik bir şekilde tutucu olmadan, hemen belli bir taraf olmadan, ahlaktan taraf olarak bu oryantalizme karşı nasıl tepki alacağımızı belirlemeliyiz. Kültür her şeyin başıdır. Eski ve yeni sömürgeciliğin motor sistemi, benzini kültürdür” dedi.








