Mütalaa programının sekizinci bölümünde, gazeteciler Fırat Fıstık ve Furkan Karabay, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 105’i tutuklu 402 kişinin hâkim karşısına çıkacağı İBB davasını konuştu.
Pazartesi ilk duruşması görülecek olan İBB davasını ele alan Fırat Fıstık, “Bu iddianamede 564 kere ‘duydum’ ifadesi geçiyor. Aslında gölgeye dayalı bir şey olması gerekiyor, gizli tanık ifadeleri. Yine 691 kere -mışlı cümleler var. Yani aslında gizli tanıklar da başkalarından duyduğunu, bire bir görmedikleri şeyleri ifadelerinde vermişler ve bu da bir tutuklanmaya gerekçe olarak sunulmuş. İkinci olarak şimdi bu tanık meselesi dışında da delillendirmeye dair çok fazla eleştiri var, Furkan, sen de biliyorsun. Yani özellikle HTS baz kaydının örtüşmesi delil olarak sayılıyor.” dedi.
Fıstık devamında şöyle konuştu:
“Bütün şüpheliler için benzer suçlamalar yapılıyor ama Kadriye Kasapoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun özel kalemine deniyor ki sizin İmamoğlu’yla ve diğer İBB yöneticileriyle aynı yerden HTS baz kaydı verdiğiniz ortaya çıkmış deniyor ve savcılıkta ve emniyette bu soruluyor; mesela ki kendisi zaten 7/24 Ekrem İmamoğlu’yla birlikte çalışan bir isim. Başka isimlere de yine benzer bir şekilde suçlamalar yöneltiliyor.”
Furkan Karabay ise İBB operasyonları sonrasında 23 Mart’ta Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde yaşananları hatırlattı:
“Adliye kapatılmıştı. Adliyenin etrafı tomalarla, onlarca TOMA vardı, yüzlerce polis vardı, barikatlarla çevrilmişti. Adliye avukatlara ve gazetecilere, yine vatandaşlara kapatılmıştı. Adliye aslında bir nezarethaneye çevrilmişti. Adliyenin içerisinde polisler barikatlarla koridoru kapatmıştı. Yani büyük bir arbede de yaşanmıştı orada. Milletvekillerinin sulh ceza katına, oradaki sulh ceza hâkimliklerinin, mahkemelerinin bulunduğu alana geçişine izin verilmemişti. Öyle bir durumdaydık ki polis ordularının arkasında hâkimler insanları çatır çatır tutukladı. Polis barikatlarının ardından geldi bu kararlar.”

“‘Para var’ denilen bavullardan jammer çıktı”
Fırat Fıstık devamında İBB iddianamesine dikkat çekti. Fıstık, “Şimdi bu dosyada ilk başta iddianamenin kapağını açtığımızda aslında bir mali soruşturmadan kaynaklı bir dosya ama hemen girişinde savcılığın özetinde zaten Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasi olduğuna yönelik eleştirileri doğrulayan ifadelerle karşılaşmıştık. Mesela o neydi? Cumhurbaşkanı Erdoğan daha bu iddia—” diye belirtti.
Fıstık devamında şunları söyledi:
“Ekrem İmamoğlu ile ilgili hem Cumhuriyet Halk Partisi’ni ele geçirmek hem de Cumhurbaşkanlığı’nın yolunu açmak diye bir ibare vardı. Bu aslında bir suç isnadı değil ama dosyada iddianamenin başına zaten Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultay fotoğrafları, yanılmıyorsam 6-7 tane fotoğraftı. O fotoğraflar eklenmişti ve sanki kurultay da buna dair bir şeymiş gibi bir ibare yaratılmıştı. Bunlar aynı zamanda bu siyasi olduğuna yönelik eleştirileri doğrulayan şeyler. En gündem olan konulardan bir tanesi bir bavul meselesi vardı; işte bavullarla para taşındı, oraya götürüldü, otelde gizli toplantı yapıldı vesaire ki o bavullarda aslında jammer olduğu ortaya çıkmıştı.”

Gizli tanıkların ifadeleri
Furkan Karabay, iddianamede yer alan gizli tanıklarla ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı. Karabay şunları söyledi:
“Gizli Tanık Meşe ifadelerinin doğru olmadığını düşünüyor ki artık yer almak istemiyor bu dosyada. Ama Gizli Tanık Meşe’nin söylediği şeyler üzerinden dosyanın iskeleti oluşturulduğu için bu ifadeleri de kaybetmek istemiyorlar. Dolayısıyla alıyorlar, Gizli Tanık İlke’ye yerleştiriyorlar. İddianamede de görüyoruz ki Gizli Tanık Meşe’nin ifadelerinin noktasına virgülüne kadar Gizli Tanık İlke’ye söyletilmiş, yüklenmiş. Ancak biz yine dosyanın eklerine, gizli tanık ifadelerinin yer aldığı belgelere bakıyoruz. Gizli Tanık İlke de mesela bu ifadeden sonra, 4 gün sonra yazı yolluyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na. Diyor ki bütün ifadelerimi geri çekiyorum, koruma tedbirlerini de kaldırın diyor.
Gizli Tanık İlke de verdiği ifadelere inanmıyor, ifadelerinin geri çekilmesini istiyor. Ancak biz dosyada bunu göremiyoruz, iddianamede bunu göremiyoruz. Aksine ifadelerini geri çeken isimler üzerinden bir dosya hazırlanıyor. Bu garabeti de anlatmak lazım. Bunları yapanlar da bu dosyayı hazırlayanlardır tabii ki. Tepeden kimse bu dosyaya bu isimleri bırakmadı. Bu isimleri bu dosyaya bir şekilde sokan, ifadelerini çekmesine rağmen başka gizli tanıklara ifadeleri yükleyen savcılık makamıdır. Dolayısıyla bu işlemleri savcılık yapmıştır.”








