Spoiler Serbest’te bu hafta Aslı Tunç ile birlikte İran sinemasını masaya yatırdık. Abbas Kiarostami’den Asghar Farhadi’ye, Cafer Panahi’den modern İran sinemasının yeni örneklerine kadar birçok filmi ve yönetmeni tartıştık ve “İran sinemasını neden izlemeliyiz?” sorusuna yanıt aradık.
Spoiler Serbest’in yeni bölümünde İran sinemasının neden dünya sineması içinde özel bir yere sahip olduğunu konuştuk. Aslı Tunç’a göre İran sineması, ağır sansür ve baskı ortamına rağmen güçlü bir yaratıcı damar geliştirmiş durumda.
İran sinemasını neden izlemeliyiz?
Tunç, İran sinemasının temel özelliklerini anlatırken bu sinemanın “minimalist anlatımı, derin karakter portreleri ve toplumsal meseleleri gündelik hayat üzerinden anlatma becerisiyle” öne çıktığını söyledi.
Programda İran sinemasının özellikle devrim sonrası dönemde büyük bir uluslararası görünürlük kazandığını da konuştuk. Cannes ve Berlin gibi festivallerde ödüller alan filmler, İran sinemasını dünya sinemasının en saygın geleneklerinden biri haline getirdi.
Ben de İran’ın kapalı bir rejim olması nedeniyle sinemanın aynı zamanda toplumun gündelik hayatını anlamak için önemli bir pencere sunduğunu vurguladım.
Abbas Kiarostami’den Asghar Farhadi’ye: İran sinemasının büyük yönetmenleri
Programda İran sinemasının önde gelen yönetmenlerini de ele aldık. Aslı Tunç’un ilk örnek olarak verdiği isimlerden biri Abbas Kiarostami oldu.
Kiarostami’nin 1997 tarihli Taste of Cherry (Kirazın Tadı) filmi, İran sinemasının en önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Film, intihar etmeye karar veren bir adamın Tahran sokaklarında dolaşarak kendisini gömecek birini aramasını anlatıyor.
Modern İran sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olan Asghar Farhadi de programda geniş yer buldu. Farhadi’nin 2011 yapımı A Separation (Bir Ayrılık) filmi, boşanmanın eşiğinde olan bir çiftin hikâyesi üzerinden ahlak, vicdan ve adalet meselelerini sorguluyor.
Tunç’a göre Farhadi’nin sineması özellikle kentli İranlıların hayatına odaklanarak sınıf farklılıklarını ve aile ilişkilerini güçlü bir dramatik yapı içinde anlatıyor.
Cafer Panahi: Sansüre rağmen üretmeye devam eden bir sinemacı
Programda en dikkat çekici başlıklardan biri de İranlı yönetmen Cafer Panahi oldu.
Panahi uzun yıllardır İran yönetimiyle yaşadığı sorunlar nedeniyle sık sık gözaltına alınıyor ve filmlerini çoğu zaman büyük zorluklarla çekiyor.
Tunç’un özellikle önerdiği filmlerden biri Panahi’nin Taxi (2015) filmi oldu. Filmde Panahi, Tahran’da taksi şoförlüğü yaparken arabasına binen yolcularla sohbet ediyor ve İran toplumunun farklı kesimlerini ekrana taşıyor.
İran sinemasından hangi filmler izlenmeli?
Programın sonunda izleyicilere İran sinemasından bazı öneriler de yaptık.
Tunç’un önerileri arasında şu filmler öne çıktı:
- My Favourite Cake (2024)
- Leila’s Brothers (2022)
- Persepolis (2007)








