Yazar ve Öğretmen Saadet Özkan, kitabı “Saadet Öğretmen”i Müge İplikçi’ye anlattı. Menderes’te bir köy okulunda anaokulu öğretmenliği yapan Özkan, köy okulunda karşılaştığı ve “sözde öğretmen” olarak tanımladığı istismarcının altı öğrenciye uyguladığı kötü tutumu ile mücadelesini anlattı: “Kaybetmekten korkan değil, mücadele eden kazanır”
Yazar Saadet Özkan kitabı “Saadet Öğretmen” üzerine konuştu. Özkan, köy okulunda karşılaştığı okul müdürünün öğrencilere uyguladığı istismarı şöyle anlattı:
“Okula gittiğimde okula çok heyecanlıydım. Çok iyi bir yere düştüm çok iyi bir öğretmenle karşılaştım dedim. Zaten cinsel istismarcılarının yakayı uzun süre ele vermemesinin sebebi de topluma yansıttıkları imajdır. Köy okuluna gittiğimde çok iyi bir imaj yansıtmıştı. Göreve başladığım zaman sorunları görmeye başladım. Okula çok çaba harcadığını söyleyen bu kişinin okuluna harcamadığı çaba, tahtaya inci gibi yazı yazan bir insanın öğrencilerinin akademik olarak başarılı olamaması, kaynaştırma çocuğunun hiçbir kaynaştırmadan faydalanmaması ve 22 yılda köyden üniversite mezunu bir insanın çıkmamış olması… Bir şeyler gerçek gibi değildi. Öğrencilerimde emareleri net görmeye başladım, çocuklarımda bir sorun olduğunu anladım. O anda, içimde tarifsiz bir hüzün, öfke, terk edilmiştik hissettim. Çocuklara karşı ihanet edildiğini düşündüm. Çocuklar bana konuşmaya başladıklarında benim için mücadele başlamıştı.”

En çok korktuğum konu kibre bulaşmaktır
Öldürülen öğretmen Fatma Nurgül’ü kaybetmenin acısını yaşadığını söyleyen Özkan, eskiden öğretmenlerin öğrencileri için çok değerli olduğunu söyledi. Özkan, öğrencilerin öğretmenlerle birlikte geçirdiği zamanların, öğretmenlerin öğrencilere model olmasının, kazanımların ve sonraki hayatlarına iz bırakmalarının önemine kitabında da değindiğini söyleyerek, “Bu yolculukta eğitim ve eğitimin içinde karşılaştığınız kişiler tüm hayatınızı da şekillendiriyor. Kendimi bir kahraman olarak görmüyorum ama bir mücadele insanı olarak görüyorum. Kendime baktığımda ben neyim, ben kimim sorusunu hep sorarım. En çok korktuğum konu da kibre bulaşmaktır” dedi.
Kitap tanıtım bülteni
Bir öğretmenin cesareti,
Bir annenin vicdanı ,bir kadının adalete olan sarsılmaz inancı …
Bu kitap, suskun bırakılan çocuklar için ayağa kalkan
Saadet Özkan’ın sıradışı mücadelesini anlatıyor. İzmir’de bir köy okulunda öğretmenlik ile başlayan hikâyesi onu Türkiye’nin ve dünyanın tanıdığı bir çocuk hakları aktivistine dönüştürdü.
Adaletin karşısında tek başına durmaktan korkmayan Saadet Özkan, bu cesaretiyle ABD Dışişleri Bakanlığı’nın her yıl dünyada yalnızca 12 kadına verdiği Uluslararası Kadınlar Cesaret Ödülü’ne layık görüldü. Kuruluşunda yer aldığı UCİM – Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği ise binlerce gönüllüsüyle büyüyerek ülkedeki çocukların güçlü bir çığlığına dönüştü.
Bu otobiyografi; acıyla yüzleşmenin, korkuya rağmen yürüyebilmenin ve “Bir kişi neyi değiştirebilir ki?” sorusuna verilen güçlü bir cevabın hikâyesi. Saadet Özkan’ın kaleminden dökülen bu satırlar, sadece bir yaşamöyküsü değil; adalet, umut ve cesaretle yazılmış bir çağrıdır.
Çünkü bir çocuğun hayatı, her şeyden daha değerlidir.








