Asya Kupası’nda milli marşı okumayı reddeden İranlı kadın futbolculardan beşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Avustralya’da bir sığınma evine yerleştirildi. Peki milli marş okumayan İranlı kadın futbolculara ne olacak?
Avustralya’nın ev sahipliği yaptığı 2026 Asya Kupası’nda milli marşı okumayı reddeden İranlı kadın futbolculardan beşi, güvenlik gerekçesiyle bu ülkede bir sığınma evine yerleştirildi. BBC’ye konuşan kaynaklar, oyuncuların turnuva sonrası İran’a dönmeleri halinde güvenliklerinin tehlikede olabileceğine dair ciddi endişeler bulunduğunu söyledi.
BBC, 9 Mart Pazartesi günü takımın kaldığı otelde yaşanan gelişmelere tanıklık etti. Beş kadın futbolcu, aktivistlerle görüştükten sonra otelin lobisinden birlikte ayrıldı.
Kısa süre sonra ise aralarında bir tercüman ve teknik direktörün de bulunduğu ikinci bir grup panik halinde otele girdi. Otelin içinde hızla ilerleyen grup, daha sonra odalarına döndü.

Yetkililer olayla ilgili kamuoyuna resmi bir açıklama yapmadı ancak oyuncuların ailesinden biri, Avustralya basınına yaptığı açıklamada futbolcuların polis tarafından korunduğunu ve sığınma başvurusunda bulunmayı planladıklarını söyledi.
Marş okumamaları tartışma yaratmıştı
İranlı futbolcular, 2 Mart’ta Queensland eyaletindeki Gold Coast Stadyumu’nda oynanan Asya Kupası A Grubu ilk maçında milli marşı okumadı. İran, bu karşılaşmada Güney Kore’ye 3-0 yenildi.
Marşın okunmaması İran’da sert tepkilere yol açtı. Muhafazakâr bir yorumcu takımı “savaş zamanı hainleri” olarak nitelendirdi ve futbolcuların cezalandırılması çağrısında bulundu.
İran takımı daha sonra Avustralya ile oynanan ikinci maçta ve Filipinler karşılaşmasında milli marşı söyledi. Bu durum, takım heyetine eşlik eden Devrim Muhafızları üyelerinin baskı yaptığı yönünde yorumlara yol açtı.
A Grubu’nda Güney Kore’nin ardından Avustralya’ya 4-0 ve Filipinler’e 2-0 yenilen İran turnuvaya veda etti.
Taraftarlar destek verdi
8 Mart Pazar günü oynanan son maçın ardından takım otobüsü Gold Coast Stadyumu’ndan ayrılırken yüzlerce taraftar otobüsün etrafını sardı.
“Futbolcularımızı kurtarın” sloganları atan taraftarlar oyunculara destek verdi. Bazı pankartlarda ise “Avustralya’da güvende kalın” ve “Eğer eviniz güvenli değilse benim evim sizin” yazıları yer aldı.
Avustralya’daki İran diasporasından yüzlerce kişi de son maçı tribünden takip etti. Taraftarlar milli marş sırasında yuhalama ve protesto gösterileri yaptı.

Maçın ortalarında bazı taraftarlar, İran’da İslam devriminden önce kullanılan Aslan ve Güneş bayrağını açtı. Stadyumda yalnızca mevcut resmi bayrağın sergilenmesine izin verilmesine rağmen bu bayrakların gizlice içeri sokulduğu belirtildi.
“Serbestçe konuşamıyorlar”
Eski Avustralya milli takım kaptanı ve insan hakları aktivisti Craig Foster, futbolcuların güvenliği konusunda ciddi endişeler bulunduğunu söyledi. Foster, “Bir FIFA turnuvasına katılan her takımın güvenlik hakkı vardır. Oyuncular şu anda ya da gelecekte güvenlikleriyle ilgili kaygılarını dile getirebilmek için dış destek alabilmelidir” dedi.
Maçları tribünden izleyen Naz Safavi ise oyuncuların baskı altında olduğunu belirterek, “Serbestçe konuşamıyorlar çünkü tehdit altındalar” dedi.
Oyuncuların İran’a dönmeleri halinde nasıl bir muameleyle karşılaşacakları belirsizliğini koruyor. Bu nedenle Avustralya’da bazı siyasetçiler ve aktivistler, futbolcuların isterlerse sığınma hakkı talep edebilmeleri gerektiğini savunuyor.
Ancak bu ihtimalin oyuncuların İran’daki aileleri için ciddi riskler doğurabileceği de dile getiriliyor.
Craig Foster, “Birçoğunun İran’da aileleri ve çocukları var. Avustralya’da kalma fırsatı verilse bile bazı oyuncular ailelerinin güvenliği nedeniyle bunu kabul etmekte zorlanabilir” dedi.
Avustralya hükümeti temkinli
Avustralya hükümeti şu ana kadar konuyla ilgili net bir açıklama yapmadı.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından Avustralya Başbakanı Anthony Albanese’ye çağrıda bulunarak ülkedeki İran milli kadın futbol takımına ‘iltica hakkı’ vermesini istedi.
Dışişleri Bakanı Penny Wong, maç öncesinde yaptığı açıklamada “İran’daki kadın ve erkeklerle, özellikle İranlı kadınlar ve kız çocuklarıyla dayanışma içindeyiz” dedi.
Uluslararası Af Örgütü Avustralya’nın Mülteci Hakları Savunucusu Zaki Haidari ise hükümetin “ahlaki liderlik” göstermesi gerektiğini söyledi. Haidari, “Uluslararası Kadınlar Günü’nü konuştuğumuz bir dönemde kadınların özgürlüğü ve eşitliği konusunda güçlü bir mesaj verilmesi gerekiyor” dedi.
Kaynak: BBC






