Ekrem İmamoğlu duruşmada konuştu, mahkeme heyetini sert sözlerle eleştirdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, aralarında bulunduğu 407 sanıklı davanın ikinci gününde mahkeme heyetine hitap etti. İmamoğlu, yargılandığı davayı siyasi nitelendirerek iddianameyi “yok hükmünde” ilan etti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu 407 kişinin yargılandığı İBB davasının 2. günü başladı. Ekrem İmamoğlu, duruşma salonunda söz istedi. Mahkeme başkanının söz hakkı vermesinin ardından İmamoğlu kürsüde konuştu.
İmamoğlu, davanın kökenini 2019 İstanbul seçim iptaline bağladı ve bu sürecin bilinçli bir siyasi tasarımın ürünü olduğunu ileri sürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o dönem söylediği iddia edilen “13-14 bir oyla kimse seçim kazanacağını zannetmesin” sözünü hatırlattı. Yenilenen seçimde 806 bin, ardından 1 milyon 100 bin oy farkıyla seçildiğini belirten İmamoğlu, iktidarın bu kez farklı bir yola başvurduğunu ileri sürdü:
“2024’te bu anlayış fikir değiştirdi. ‘Seçim iptal etmekle olmuyor, o zaman tutuklayarak olsun’ demiş.”
Temmuz-Ağustos 2024’te başladığını öne sürdüğü operasyonun siyasi bir karara dayandığını savunan İmamoğlu, iddianameyi de açıkça reddetti:
“Bana göre yok hükmündedir, tümüyle kusurludur, tümüyle şaibelidir, bana göre tümüyle suçludur.”
“Başsavcı değil, başsavcı görünümlü siyasetçi”
İmamoğlu, isim vermeden Adalet Bakanı Akın Gürlek’i de eleştirdi, “‘Ahtapotun kolları’ diyerek bu işin başında bulunan başsavcı görünümlü siyasetçinin Ankara’ya nasıl selam çaktığı ortadadır” dedi.
Operasyonun sonuçlanması durumunda bakanlık vadedildiğini öne sürerek “O dönemden bu işte başarı olursa bakan olursun denen kişi, Türkiye Cumhuriyeti’ne bakan olmuştur” dedi.
İddianamenin içeriğine de değinen İmamoğlu, suçlamaların CHP’yi ele geçirme ve cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden kurgulandığını belirterek “Onlar bu işe Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü diye başladılar. Sonra reklama tabi oldu diye bir anda İmamoğlu Suç Örgütü oldu” dedi.
“Bir yıldır 12 metrekarede tutuluyorum”
İmamoğlu, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı sıfatıyla 25,1 milyon imza desteği aldığını ve kamuoyunda yüzde 70’e yakın bir kesimin bu davayı siyasi nitelendirdiğini aktardı. Bir yıldır cezaevinde tutulduğunu ve tutuklu sanıklarla duruşma salonunda ancak ilk kez bir araya gelebildiğini belirterek “Bir yıldır 12 metrekarede tehdit altındayım, arkadaşlarımla bir yılda ilk defa burada sarıldım” dedi.
Mahkemenin yargılama sürecini doğru yönetmesi gerektiğini de vurgulayan İmamoğlu, “Siz burada aylarca değil, iddia makamının rakamına göre on iki yıl yargılayacaksınız” diyerek sürecin ciddiyetine dikkat çekti.
İmamoğlu, tutuklu sanıklar arasında kalp rahatsızlığı yaşayan, ameliyat geçiren ve yürümekte zorlanan kişiler bulunduğunu aktardı. Pek çok sanığın neden tutuklandığını dahi bilmediğini öne süren İmamoğlu, heyete seslendi:
“Anneler çocuklarıyla buluşsun, çocuklar evlerine gitsin, hastalar tedavilerini yaptırsın, duruşmalara gelsin. Bu insanları tutuksuz yargılayın.”
8,5 milyon Amerikan Doları rüşvet iddiasıyla suç duyurusunda bulunan bir iş adamının tahliye edildiğini, ancak hasta sanıklar için tek bir karar verilmediğini de ileri sürdü.
Mahkeme yönetimine eleştiri
İmamoğlu, savunma sıralamasını ve duruşma düzenini de sert biçimde eleştirdi. Savcılık tarafından belirlenen listenin bir bölümünün önceki gün yayınlandıktan sonra ekrandan kaldırıldığını ve avukatların bunu sonradan temin ettiğini aktardı. Söz hakkı talep ettiği her duruşmada geç ya da kısıtlı biçimde söz verildiğini belirterek “Siz bana on dakika, on beş dakika vermezseniz hiçbir şeyi kaybetmezsiniz; karar zaten ömür boyu sizinle gelecek” dedi.
Ramazan ayında 2019’da seçiminin iptal edildiğini, diplomasının iptal edildiğini ve evinin sabah saatlerinde arandığını anımsatarak “Yine Ramazan ayında duruşmadayız” dedi.
Konuşmasını 107 tutuklu sanığın serbest bırakılması çağrısıyla noktalayan İmamoğlu, mahkeme heyetini avukatlarla diyalog köprüsü kurmaya da davet etti.






