Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (22): 15 yaşındaydı

Basın Tarihi gözlüğünü takmış, 12 yıl önceki mart ayını tarıyordum

11 Mart 2014 gününe bir kez daha dondum.

11 Mart, Gezi Parkı eylemleri sırasında evine ekmek almaya giderken yaralanan ve 269 gün yoğun bakımda kalan Berkin Elvan’ın hayatını kaybettiği gündü.

Sabah saat 7’ydi.

15 yaşındaydı ve 16 kiloya düşmüştü.

Bugün ölümünün 12. yıldönümü.

12 Mart tarihli tüm gazeteleri teker teker taradım. Daha yaşamadan yaşamdan kayıp gitmesi hepsinde manşetti.

15 yaşındaydı | Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (22)
15 yaşındaydı | Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (22)

Gazete manşetleri

Bazıları şöyleydi:

Adalet kör, vicdan sağır – Radikal

Yastayız – Hürriyet

Sen büyüyeceksin, onlar küçülecek – Cumhuriyet

Hepimizin acısı – Vatan

Türkiye’nin evlat acısı – Milliyet

“İnşallah bir daha kimsenin başına gelmez” – HaberTürk

Berkin’in öldürüldüğü Gezi Olayları’na geri döndüm, Vikipedi’yi açtım:

“Gezi Parkı olayları veya Gezi Parkı direnişi, 28 Mayıs 2013 tarihinde, ilk olarak İstanbul’daki Taksim Gezi Parkı için hazırlanan kentsel gelişim planına karşı çıkmak amacıyla düzenlenen, daha sonrasında ifade özgürlüğü, medya sansürü, otoriteryanizm gibi toplumsal sorunlara ve dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baskıcı yönetimine karşı toplumsal bir harekete dönüşen protesto hareketleridir. Sınırlı sayıda katılımcıyla başlayan hareketler, sosyal medyanın da kullanımıyla cumhuriyet tarihinin en büyük protestosuna dönüşmüştür.”

“Protestolar, 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’nin, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan ve sadece umumi hizmette kullanılmak koşulu ile tapuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmiş olan Taksim Gezi Parkı’na İstanbul 6. İdare Mahkemesi ve 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı olduğu hâlde Topçu Kışlası’nı Taksim Yayalaştırma Projesi çerçevesinde imar izni olmadan yeniden inşa etmesini engelleme eylemi olarak başladı ve parkta yapılan bir oturma eyleminin şiddet kullanılarak tahliye edilmesine duyulan öfkeyle ateşlendi.

Ardından, Türkiye’nin dört bir yanında, basın, ifade ve toplanma özgürlüğü ile AK Parti hükûmetinin Türkiye’nin laikliğini zedelemesi gibi çok çeşitli kaygıları protesto eden destek gösterileri ve grevler düzenlendi.

İlk çevre protestosunu organize eden küçük bir topluluğun ötesinde merkezi bir liderliğin olmadığı protestolar, İşgal hareketi ve 1968 Mayıs olaylarıyla karşılaştırıldı.

Sosyal medya, protestolarda kilit bir rol oynadı, çünkü Türk medyasının büyük bir kısmı özellikle ilk aşamalarda protestoları küçümsedi ve protestolara sansür uyguladı.

Hükûmetin tahminiyle yaklaşık 3,6 milyon kişi, Türkiye genelinde ilk Gezi Parkı protestosuyla bağlantılı yaklaşık 5.000 gösteriye aktif olarak katıldı.

Yirmi iki kişi öldü ve çoğu ağır olmak üzere 8.000’den fazla kişi yaralandı.”

15 yaşındaydı | Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (22)
15 yaşındaydı | Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (22)

Ölen 22 kişiden biri Berkin Elvan’dı:

“Taksim Gezi Parkı Protestoları sırasında, 16 Haziran 2013 tarihinde Berkin Elvan, polis tarafından atılan göz yaşartıcı gaz kapsülünün başına isabet etmesi üzerine[1] ağır yaralandı.

Elvan’ın ailesi, olayın ekmek almaya giderken yaşandığını söylemiş, bazı haberlerde de olayın bu şekilde gerçekleştiği iddia edilmiştir.

Olaylar sırasında dönemin başbakanı, açıklama yaptığında cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, 2015 İstanbul Adalet Sarayı saldırısı sonrası 3 Nisan 2015 tarihinde yaptığı açıklamada, ‘Biz Emniyet’in tüm belgelerini açıkladık. Elinde sapanla, demir bilyeyle terör örgütünün içerisinde nasıl resimlerinin çekildiği, bunların hepsi açıklandı.’ demiştir. 269 gün boyunca komada kalan Elvan, 11 Mart 2014’te Şişli’deki Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 15 yaşındayken 16 kilodayken ölmüştür.

Elvan’ın ölümü, ailesi adına açılmış olan Twitter hesabından, ‘Halkımıza: Saat 07.00 Berkin Elvan’ı, evladımızı kaybettik. Başımız sağ olsun,’ ifadeleri kullanılarak duyurulmuştur.”

Elvan ailesinin avukatları, “14 yaşında bir çocuğun kafatasında çökme ve beyin kanaması geçirmesine sebep olacak fiilin, kamu düzeninin tesisi ile açıklanamayacağını, yasal sınırlarda kalındığının iddia edilemeyeceğini, kolluk görevlilerinin hedef gözeterek Berkin’i öldürmeye teşebbüs ettiklerini” belirterek polislerle ilgili olarak “kasten adam öldürme” suçlamasıyla İstanbul Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

25 Haziran 2013’te yapılan suç duyurusunu işleme koyan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan suçlamayı Türk Ceza Kanunu’nun 256/1. maddesi uyarınca “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması” olarak değiştirerek kabul etti. Açılan soruşturma, Gezi Parkı olaylarında kolluk kuvvetleri hakkında yapılan tüm şikâyetlerin de içinde olduğu bir “torba dosyaya” konuldu. Avukatların itirazları sonucu savcılık dosyanın ayrılmasına karar verdi.

18 Haziran 2021 günü görülen duruşmada dava karara bağlandı. Berkin Elvan’ı öldüren sanık polis Fatih Dalgalı hakkında önce kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası verildi, daha sonra “olası kast ile öldürme” nedeniyle müebbet hapis cezası 20 yıla indirildi.

“Adalet zaten ölüydü, vicdan zaten ölmüştü”

Sanığın iyi hâli ve geleceği üzerindeki etkisi düşünülerek indirim yapıldı ve 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

Ayrıca TCK 82/1-e maddesinde düzenlenen “çocuğa karşı öldürme suçu” nitelikli hâlinden ceza verilmesi talebi, sanığın Berkin Elvan’ın yaşının küçük olduğunu bilerek suçu işlediğine dair delil olmadığı gerekçesiyle reddedildi.

Son olarak sanığın aktif görevde olması, duruşmaları takip etmesi, istinaf ve temyizde geçecek süreler, tabi olacağı infaz rejimi ve tutuklamanın neticede bir koruma tedbiri olması gerekçeleriyle tutuklama talepleri reddedildi ve yalnızca yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Tam 12 yıl önce bugün bir çocuk öldürüldü.

Adalet zaten ölüydü… Vicdan zaten ölmüştü.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.