Çin’in tartışmalı “etnik birlik” yasası: Mandarin tek dil olacak, azınlık dilleri geri planda

Çin

Çin Ulusal Halk Kongresi, azınlık bölgelerinde Mandarin’i daha da merkezileştiren yeni “etnik birlik” yasasını kabul etti. Peki yeni düzenleme ne getiriyor? Tibetçe, Uygurca ve Moğolca gibi diller eğitimde ve kamusal alanda nasıl etkilenecek?

Çin’de Ulusal Halk Kongresi, azınlık politikaları açısından tartışma yaratan yeni “etnik birlik ve ilerleme” yasasını kabul etti. Yeni düzenleme, okullarda Mandarin’in varsayılan ve öncelikli dil olmasını öngörürken, kamuya açık tabelalarda da Mandarin yazısının azınlık dillerine göre daha görünür olmasını şart koşuyor.

Mandarin eğitimde daha baskın hale gelecek

Çin’deki “etnik birlik” yasası, ülkedeki 55 resmi azınlık grubuna yönelik “ortak ulusal kimlik” inşasını hedefliyor. Bu çerçevede okullarda eğitim dili olarak Mandarin’e öncelik verilecek. Yasa metninde azınlık dillerinin “saygı göreceği ve korunacağı” belirtilse de, uygulamada önceliğin açık biçimde Mandarin’e verildiği görülüyor. Tibetçe, Uygurca ve Moğolca gibi dillerin eğitim sistemindeki rolünün daha da daralması bekleniyor.

Kamu alanında da benzer bir yönelim öngörülüyor. Yeni düzenlemeye göre kamu tabelalarında Mandarin karakterleri azınlık alfabelerinden daha belirgin biçimde kullanılacak. İç Moğolistan’da son yıllarda bazı tabelaların bu anlayışla yenilenmeye başlandığına dair haberler daha önce de gündeme gelmişti.

Çin eğitim
Etnik birlik yasası ile birlikte eğitim sisteminde tek dil Mandarin olacak.

Şi Cinping’in “Çinlileştirme” çizgisinin parçası

Yasa, Devlet Başkanı Şi Cinping’in uzun süredir savunduğu azınlıkların “Çinlileştirilmesi” politikasının yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor. Şi, farklı etnik grupların “narın taneleri gibi birbirine kenetlenmesi” gerektiğini söylemişti. İnsan hakları örgütleri ise bu yaklaşımın kültürel çoğulculuktan çok asimilasyona dayandığını savunuyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Çin araştırmacısı Yalkun Uluyol, tasarıdaki birçok uygulamanın zaten Sincan, Tibet ve İç Moğolistan’da fiilen hayata geçirildiğini belirterek düzenlemeyi “zorla asimilasyonu ve siyasi kontrolü yasallaştırma hamlesi” olarak tanımladı. Reuters’ın aktardığına göre uzmanlar, yasanın merkezi yönetime sadakati güçlendirmeyi ve özellikle sınır bölgelerindeki denetimi artırmayı amaçladığını düşünüyor.

Yasa neden ayrıca dikkat çekiyor?

Çin siyasetini izleyen NPC Observer’a göre bu düzenleme Çin Komünist Partisi tarafından özel önem verilen dosyalardan biri. Taslak metnin 2025’te Şi Cinping başkanlığındaki tam Politbüro tarafından ele alınması, son on yıllarda nadir görülen bir durum olarak değerlendirildi. Bu da yasanın yalnızca teknik bir eğitim düzenlemesi değil, doğrudan merkezî siyasetle bağlantılı bir adım olduğunu gösteriyor.

Aynı oturumda Ulusal Halk Kongresi çevre ve iklim alanında yeni bir ekoloji-çevre yasasını da kabul etti; ayrıca 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan onaylandı. Bu planda Çin’in karbon yoğunluğunu 2026-2030 arasında toplam yüzde 17 azaltma hedefi de yer aldı.

Ekonomik yavaşlama da toplantıların ana başlıklarından biriydi

Bu yılki “iki oturum” toplantılarının en çok dikkat çeken başlıklarından biri ise Çin’in 2026 büyüme hedefi oldu. Başbakan Li Qiang tarafından açıklanan yüzde 4,5’lik hedef, son on yılların en düşük büyüme hedeflerinden biri olarak öne çıktı ve Pekin’in ekonomik baskılar altında önceliklerini yeniden düzenlediğine işaret etti.

Kaynak: Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.