Bir Mobile World Congress’in daha sonuna geldik. Her yıl İspanya’nın Barselona şehrinde düzenlenen etkinlik bu yıl 2 Mart’ta başladı ve 5 Mart’ta sona erdi. Mobil Dünya Kongresi’nde bir süredir benzer etkinliklerde olduğu gibi yapay zeka ön plana çıktı. Öyle ki telefonlar, akıllı cihazlar, dizüstü bilgisayarlar ve hatta evcil hayvanlar için geliştirilen aksesuarlar bile yapay zeka ile donatıldı. Teknoloji ve insan dengesine odaklanan ürünlerini ve konseptlerini tanıtan şirketlere ek olarak etkinlikte farklı ihtiyaçlar için tasarlanan robotlar da gördük. Honor’un Robot Phone konseptinden Lenovo’nun yeni robot masa arkadaşına kadar yüzlerce ürün etkinlikte boy gösterdi. Bazıları konsept aşamasında kalırken bazıları ilerleyen dönemde kullanıcıların karşısına çıkarılacak.

Etkinliğin adından mütevellit mobil ürünler ve konseptler ağırlıktaydı. Bu yılın en çok ilgi gören tasarımları ise modüler yapıdaki telefonlar ve katlanabilir ekranlı modellerdi. Elbette bu telefonların çoğu ticari kaygılardan uzak, yaratıcı tasarımlara sahip konseptler olarak tasarlanmış.

Samsung etkinlikte Galaxy S26 Ultra‘yı gösterdi ve “Best in Show”, yani Fuarın En İyi Ürünü ödülünü de bu şekilde kazandı. Kamera tarafındaki geliştirmelere ek olarak gizlilik vaatleriyle dikkat çeken Samsung, ekrana yandan bakıldığında görünürlüğü sınırlayan yeni bir gizlilik modu tanıttı. Bu, toplu taşıma kullanırken ya da kalabalık toplantılardayken yakınınızdaki kişilerin ekranınıza baktığında ne yaptığınızı göremeyeceği anlamına geliyor.
Samsung bunun dışında Galaxy Buds 4 kulaklık serisini ve Galaxy Book 6 dizüstü bilgisayarlarını tanıttı.
Honor ise katlanabilir telefon konseptiyle fuarda boy gösterdi. Honor Magic V6 olarak adlandırılan telefonda suya dayanıklılığının olması öne çıkan yeniliklerden biri. Çünkü farklı markaların katlanabilir yapıdaki telefonlarında suya dayanıklılık sunulmuyor. Magic V6 ile sunulan IP69 derecesi telefonu sıvı temaslarına karşı dayanıklı hâle getiriyor. Daha iyi menteşe yapısına sahip olan telefon daha büyük bir bataryaya da sahip.

Honor Robot Phone ise şirketin belki de en dikkat çeken ürünü oldu. Telefon 2025 yılında duyurulmuştu ancak ilk kez fiziksel olarak sergilendi. Katılımcıların dokunmasına izin verilmeyen bu konseptte hareketli ve profesyonel çekimler için gimbal kamera yer alıyor ve yapay zeka özellikleri sunuluyor. 200 MP yapay zeka kamerasına ek olarak 6.000 mAh batarya ve 80W’a kadar şarj desteği var.
Konsept olarak bahsetmiş olsam da telefonun 2026 yılı bitmeden Çin’de piyasaya sürülmesi planlanıyor.

Xiaomi 17 ve Xiaomi 17 Ultra modelleri için küresel bir tanıtım yapıldı. Yeni görüntüleme teknolojileriyle donatılan telefon serisi, kamera tarafında Leica ile sürdürülen iş birliğiyle iddiasını koruyor. Şirket fuarda farklı kategorilerde öne çıkan ürünler tanıtsa da Xiaomi Leica Leitzphone, akıllı telefon fotoğrafçılığında dikkat çekici bir noktaya ulaşıyor. Telefondaki kamera sistemi fiziksel olarak dönebilen kamera halkasına sahip. 1 inçlik ana sensöre ek olarak farklı aydınlatma ve renk profillerine sahip kamera uygulaması ile Leica’nın fotoğraf işleme altyapısı da bulunuyor. Telefonun optik telefoto yakınlaştırma özelliği öne çıkıyor. Snapdragon 8 Gen 5 işlemcisine sahip telefonda 6.000 mAh güçlü bir batarya da var.

Fuarda en dikkat çeken konseptlerden biri olan Lenovo Legion Go Fold, oyun tarafındaki açığı kapatıyor. El konsolları çoğu zaman belirli bir tasarım üzerinden gidiyor ve bu da oyuncuları küçük bir ekranla kısıtlıyor. Ancak Legion Go Fold konseptinde ekran açılıyor ve oldukça büyük bir ekranla oyun oynayabiliyorsunuz. Bu cihaz kabaca katlanabilir bir tableti, Windows dizüstü bilgisayarı ve taşınabilir el konsolunu bir araya getiriyor. 7,7 inçten yaklaşık 11,6 inçe kadar uzayabilen ekran katlanabilir yapı üzerine kuruluyor. Ekran açıldığında minik bir ekrana sahip kontrolcüye takılarak hem dikey hem de yatay yönde oyun oynamayı mümkün kılıyor. Dikey ekran formatında oyunları tam ekranda oynayabiliyorsunuz; isterseniz ekranın bir kısmında oyun oynarken diğer kısmında video izlemek için bölünmüş ekranı da tercih edebiliyorsunuz. Cihaza klavye de takılabiliyor; böylece dizüstü bilgisayar gibi de kullanabiliyorsunuz.

Bir diğer dikkat çeken konsept ise Tecno Modular Magnetic Phone oldu. Bu konsept bana, hatırlar mısınız bilmiyorum, Kim Possible’daki Kimmunicator’ı anımsattı. Telefon modüler yapısıyla öne çıkıyor. Kamera, batarya ve kablosuz mikrofon gibi parçalar manyetik sisteme sahip olduğu için değiştirilebiliyor ve bu sayede modüler bir yapı kazanıyor. Fuarda devasa bir kamera lensinin takılarak sergilendiği telefon adeta profesyonel bir fotoğraf makinesi görünümüne kavuşuyor. Telefon bu kadar farklı değiştirilebilir yapıya sahip olmasına rağmen ince bir ana gövde koruyor.
MWC 26’da yer alan bir diğer cihaz ise Oukitel WP500 Ultra. Cihaz yalnızca ultra dayanıklı bir telefon değil, aynı zamanda ilk yapay zeka destekli termal görüntüleme sistemine de sahip; bu da resmen ısıyı görebildiği anlamına geliyor. Telefonun en ilginç özelliklerinden biri ise gizlilik kapatma düğmesi adı verilen fiziksel düğme. Bu düğmeye basıldığında GPS’e, mikrofona ve kameraya giden tüm güç donanım düzeyinde kesilebiliyor.
Vivo X300 Ultra, Xiaomi’nin yapmaya çalıştığı profesyonel fotoğrafçılık deneyimini mobil alana taşıyor. Vivo da Zeiss teknolojisine dayanan bir sensörü cihazıyla uyumlu hâle getirerek gimbal kalitesinde sabitleme özelliğine sahip bir DSLR’a dönüştürüyor. Telefonda 200 MP telefoto sensör var; bunun yanı sıra Zeiss Telephoto Extender Gen 2 Ultra ile 400mm eşdeğerinde ekstra lens de takılabiliyor.

Robot teknolojisi MWC için pek de yabancı bir alan değil. Her yıl özellikle günlük hayatta kullanıma odaklanan robot tasarımları gösteriliyor. Bunlardan birini tanıtan Lenovo, AI Workmate konseptiyle dikkat çekiyor. Temelde soruları yanıtlayabilen, belgeleri tarayıp yansıtabilen bir masaüstü robot olarak tanımlanabilecek bu cihaz, sesli komutların yanı sıra yazı veya jest ile verilen görevleri yerine getirebiliyor. Örneğin belgeleri tarayıp imzalatmak mümkün. Sunum hazırlamak ya da duvara projeksiyon yansıtmak da yapabiliyor; bunun için robotun duvara yakın konumlandırılması gerekiyor. Yapay zeka destekli olduğu için farklı görevleri de bünyesinde topluyor. Hareketli baş kısmına sahip bu cihaz, 3,4 inç boyutlarında 480×480 çözünürlüklü ekrana sahip.
Lenovo aynı zamanda ThinkBook Modular AI PC konseptini de gösterdi. Tek bir cihaz ve değiştirilebilir modüllerden oluşan bu konsept, iki ekranı farklı şekillerde kullanmayı sağlıyor. Çıkarılabilen ekranlar 14 inç ve OLED yapıda; her ikisi de 4K çözünürlük ve 120Hz ekran yenileme hızına sahip.

PetPhone adı verilen ilginç bir cihaz da etkinlikte gösterildi. Bu cihazda Paw Call Me adı verilen bir özellik sunuluyor. Kulağa tuhaf gelse de bu GPS cihazı sayesinde evcil hayvanınız art arda üç kez zıplayarak sizi arayabiliyor. PetPhone ilk kez geçen yılın eylül ayında tanıtılmıştı. Evcil hayvanın tasmasına takılan bu takip cihazı GPS altyapısına sahip olduğundan tüylü dostunuzun konumunu anında iletebiliyor.

ZTE’nin iMoochi adı verilen ürünü ise kocaman gözlere sahip minik bir tüylü robot. Yapay zeka destekli bu robot insanlara hareketler, sesler ve ifadelerle yanıt verebiliyor. Görünüş ve tasarım olarak Labubu’lara benzeyen ancak onlardan daha sevimli görünen bu robotun gözlerinde OLED ekran kullanılmış. Buradan farklı tepkiler verebiliyor. Aynı zamanda oyuncağa dokunduğunuzda bunu algılayan sensörler de bulunuyor. Cynomi, Hopami, Mimiu, Mogogo ve Morin olmak üzere farklı modelleri var; her modelin kendine özgü bir kişiliği bulunuyor. Bu ürünün yalnızca Japonya’da satışa çıkması bekleniyor.
İnsansı robotlardan biri olan AGIBOT A2 insanlarla etkileşim kurabiliyor ve gerçek ortamlarda insan gibi davranabiliyor. AGIBOT, diğer tüm robotlarını da etkinlik kapsamında sergiledi. A2 modeli resepsiyon, lojistik ve üretim alanlarındaki görevlerin yanı sıra üst düzey etkileşim ve hassasiyet için tasarlandı.
Honor da insansı robotunun MWC’deki dans yeteneklerini sergiledi. Gerçek insan dansçıların yanında boy gösteren insansı robot hakkında ayrıntılı bilgi bulunmuyor ancak oldukça kıvrak hareketler yapabildiğini söylemek mümkün.

Yapay zeka özellikli akıllı gözlük Memomind, basit ama güçlü bir fikir üzerine inşa edilmiş. Gözlüklerin sizin yerinize hatırlayabilmesi için tasarlanan ürün, yapay zeka kullanarak gün içindeki anları yakalıyor ve düzenliyor.
MemoMind One AI Glasses, yapay zekayı günlük hayata mümkün olduğunca görünmez biçimde entegre etmeyi amaçlayan bir akıllı gözlük olarak geliştirilmiş. XGIMI tarafından tanıtılan bu gözlükler, farklı görevler için OpenAI, Azure ve Qwen gibi modeller arasında otomatik geçiş yapabilen çoklu LLM tabanlı bir işletim sistemine sahip. Bu sayede kullanıcıya gerçek zamanlı çeviri, konuşma veya metin özetleme, not alma, hatırlatıcı oluşturma ve bağlamsal öneriler gibi işlevler sunabiliyor. Gözlükte yer alan hava ekranı (air-display) teknolojisi, ortam ışığına uyum sağlayan küçük bir görüntüyü doğrudan kullanıcının görüş alanına yansıtıyor; bazı modellerde entegre hoparlörler de bulunuyor. Oldukça hafif malzemelerle tasarlanan cihaz klasik gözlüklere benzer bir formda üretilmiş olup reçeteli lens desteği, farklı çerçeve seçenekleri ve değiştirilebilir sap tasarımlarıyla kişiselleştirilebiliyor. MemoMind serisinde ayrıca tek göz ekranlı veya ekransız daha minimalist modeller de yer alırken batarya kutusuyla birlikte gün boyu kullanım ve yaklaşık bir haftaya kadar pil desteği sağlanması hedefleniyor.

Xpanceo’nun yeni nesil akıllı kontakt lensleri ise oldukça ilginç bir diğer konsept. Adeta sizi cyberpunk evrenine ışınlamayı vaat eden bu akıllı lensler birkaç teknolojiyi bir araya getiriyor. MWC 26’da 5 farklı lens prototipi gösterildi: AR görüntüler gösteren AR Vision Lens, kan şekeri ölçebilen Glucose Monitoring Lens, göz basıncını ölçebilen Glaucoma Lens, kablosuz veri aktarımı yapabilen lens ve bakılan yere göre içerik gösterebilen Interactive AR Lens.
Şirket bu alana odaklanmış durumda; temel hedefi bugün kullandığımız akıllı telefon, saat ve gözlük gibi cihazların birçok işlevini tek bir lens içinde birleştirmek. Geliştirilen bu lensin içinde çok küçük bir ekran bulunuyor. Ekran sayesinde navigasyon bilgileri, mesaj bildirimleri, spor verileri ve artırılmış gerçeklik görüntüleri doğrudan kullanıcının görüş alanında yer alıyor. Şirket prototipleri gösterse de ürünün karşımıza çıkması 2030’lu yıllardan önce olmayacak.








