İBB davasının 6. günü tamamlandı: “Savcı yüzümüze bakmadan dinledi”

İBB davasının 6. günü tamamlandı. İBB davasının 6. gününde duruşma, salon kısıtlamaları ve itirafçı Ümit Polat’ın sorgusu ile sürdü. Sanıklar suçlamaları reddederken, savunmalarda etkin pişmanlık ifadeleri hedef alındı.

İBB davasının 6. günü
İBB davasının 6. günü tamamlandı

Silivri’de görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası’nın altıncı günü, tutuklu sanıklar Ümit Polat, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu ile Hüsnü Yüksel Tunar’ın yaptıkları savunmalarla tamamlandı.

İBB davasının 6. günü tamamlandı. 10:00’da başlayan duruşmada getirilen sınırlamalar nedeniyle salonun neredeyse yarısı boş kaldı.

ANKA’nın aktardığına göre, İBB Başkanvekili Nuri Aslan da izleyici olarak girmeye çalıştığı salona alınmadı. Aslan, “Ben bu devletin görevlisi değil miyim? Siz İBB’ye sahip çıkmak zorunda değil misiniz? Ben müşteki değil miyim şu an? Ben İBB’yi temsil etmiyor muyum? Tamam, almayın” sözleriyle tepkisini göstererek baro odasına geçti.

Pek çok tutuklu yakınının da alınmadığı duruşma salonunda, izleyici koltuklarının çoğunun boş olduğu gözlemlendi. Basın kartı olmayan gazeteciler, kurum kartlarıyla binaya girdi ancak duruşma salonuna alınmadı. Kurum kartı olan gazeteciler duruşmayı basın odasından takip edebildi.

“Valinin akrabası değil, akrabasının arkadaşı”

Geçen hafta konuşan itirafçı Ümit Polat’ın sorgusuyla duruşma devam etti.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası’nın ikinci haftasında görülen duruşmada, itirafçı sanık Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat savunmasına ekleme yapmak istedi. Polat, “Ben sıkıntılı bir tutukluluk süreci geçirdim, psikolojim altüst oldu. Geçen günkü savunmamda kendimi tam ifade edemedim. Daha önce böyle bir topluluğa karşı hiç konuşmadım. Buradaki baskı beni çökertti. Algım kayboldu, bazı şeyleri atladım. Düzeltme yapmak istiyorum. ‘Vali yalanlandı’ dendi. Ben Valiye saygısızlık yapmak istemem, yanlış bir şey olduysa özür dilerim. Akrabası değil, akrabasının arkadaşı çalışıyor” dedi.

Ümit Polat’ın avukatı: “Ümit Polat rüşvetçi değil mağdur”

Ümit Polat’ın avukatı Sevgi Dağdemir ise şunları söyledi:

“Bizim ne siyasi partilerle ne de Ekrem İmamoğlu ile bir sorunumuz yok. Kendisini seviyorum, çok da saygı duyuyorum. Burada bir usulsüzlük varsa, bunların takdirini yapacak olan sizlersiniz.

Ümit Polat rüşvetçi değil mağdur. Ekrem İmamoğlu ile herhangi bir görüşmemiz yok zaten. Siyasi taraf değiliz.”

Yağcı: “Yeni Şafak’ta haber yapanla görüşmeye çalıştım, bir hafta sonra tutuklandım”

İBB davasında savunma yapan beşinci isim Ağaç Alma Satın Alma Şefi Fatih Yağcı ise şöyle konuştu:

“Firmalar Ağaç A.Ş.’ye gelip gittiği için bu kişilerle HTS vermem normal. Yeni Şafak’ta bir haber yapıldı. Bunlar KVKK’ya aykırı. Haberi yapan kişiyle görüşmeye çalıştım, bir hafta sonra da tutuklandım. Hiç kimseyle para alışverişi yapmadım ama bundan dolayı tutukluyum.”

Üner: “Ümit Polat’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için bunları söylüyor”

Duruşmada konuşan üçüncü sanık Ali Üner de “Gizli tanık Gürgen ‘Hatırladığım kadarıyla listede Ali Üner vardı. Fakat para alıp almadığını bilmiyorum’ diyor. Mayıs ayındaki ifadesinde benim ismimi hiç geçirmeyen Ümit Polat, Eylül’de farklı ifade veriyor. Ümit Polat’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için bunları söylediğini düşünüyorum” diye konuştu.

Evren Şirolu ise kendisinin tutuklanmasının sebebinin sadece bir ifade olduğundan bahsederken avukatı ise “Bırakın dosyayı, davayı, sokaktaki bir tartışmada bile dahil olan üçüncü kişi ifadeye çağrılır. Kerem Celil Uzunlar çağrılıp ifadesi dahi alınmamış” dedi. 

Tunar: “Ben bu hikâyeye yerleştirilmişim”

Tutuklu sanıklardan Orman mühendisi olduğunu ve serbest çalıştığını belirten Hüsnü Yüksel Tunar, şunları söyledi:

“Büyükşehir ile ilk çalışmalarım 1997-1998 yıllarında oldu. İSTAÇ’a 2-3 iş yaptım. Benim mesleki hayatım Ağaç A.Ş’den daha yaşlı. 1 Haziran’da telefonla çağırıldım ve ifadeye gittim. Emniyet sorgusunda bana para gönderildiğine ilişkin Kadir Gümüş’ün ifadesi soruldu. Ben bunun doğru olmadığını söyledim ve tutuklandım. Hukuki olarak bunu karşılığı nedir, ben bilmiyorum. 3,5 ay tutuklu kaldım. Daha sonra ev hapsi kararıyla tahliye oldum. 4 gün sonra ifadeye götürüldüm ve tutuklandım. Kadir Gümüş 5 kez ifade vermiş. Son ikisi etkin pişmanlık ifadesi. Gümüş, ‘2024 yılı içerisinde biri 10 bin dolar, birisi 15 bin dolar olmak üzere benden para alındı. Bu paraları Hüsnü Yüksel Tunar aldı’ demiş. Bir sonraki ifadesinde ise ‘Ali Sukas benden para talep etti. Bu talepler karşısında bir 15 bin dolar, 10 bin dolar ve 12 bin 500 dolar kapalı zarf içerisinde Hüsnü’ye verdim, Ali Sukas’a götürdü’ demiş. Ben buna dair nasıl savunma yapacağımı bilmiyorum.

Keşke gözlerinin içine bakarak sorsam ‘Kadir Bey sen neden böyle bir şey söyledin’ diye. Ben bu hikâyeye yerleştirilmişim. Ertan Yıldız’ı hayatımda hiç görmedim, sıfır görüşme, sıfır baz kaydı. Ben iş insanıyım. İnsanlarla ticaret yapabilirim. 2020’den sonra Ağaç A.Ş ile yoğun olarak çalıştım. Kendi çapımda yapabileceğim işleri yaptım. Niçin böyle bir şey yapayım ben, menfaatim ne, neden böyle bir taşımacılık yapayım? Bir makam beklerim, daha fazla iş beklerim. Hiçbir siyasi partiye üye olmadım, siyasetle hiçbir alakam yok. Bu fiilleri işlemem için hiçbir neden yok. Ağaç A.Ş de çok tercih edilen bir alan değildir çünkü riski yüksektir. Ali Sukas ile aynı fakülteden mezunuz.”

Avukat Çopur: “Oturamazsını, su içemezsiniz”

Avukat Elif Hilal Çopur savcılık aşamasında neler yaşandığını özetledi:

“Savcılığa gittik oturamazsınız dendi, su içemezsiniz dendi. İfademizi dosya savcısına değil başka savcıya verdik. Tek cümle vardı. Yüzümüze bakmadan dinledi anlattık. Ne ev meselesi ne diğeri sorulmadı. Biz bunları zaten anlatmak istiyorduk, teşekkür ederim bunun için. Sonra döndük. Bir gerekçe yazılmış ve tutuklandı.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.