İran’daki savaş yalnızca Ortadoğu’yu değil, küresel güç dengelerini de sarsıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile planlanan zirveyi ertelemek istemesi, ABD ile Çin arasındaki kırılgan ilişkinin yeni bir gerilim hattına girdiğini gösteriyor. Peki bu savaş, Tahran ile Washington arasındaki ilişkiyi ne yöne götürecek?
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 31 Mart–2 Nisan tarihlerinde Pekin’de yapılması planlanan görüşmesini “bir ay kadar” ertelemek istediğini açıkladı. Henüz resmen iptal edilmeyen zirveye ilişkin bu talep, İran’daki savaşın Washington ile Pekin arasındaki diplomatik trafiği doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.
Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, “Savaş nedeniyle burada olmam gerekiyor, burada olmalıyım diye hissediyorum. Bu yüzden bir ay kadar ertelemeyi talep ettik” dedi. Açıklama, ABD’nin dış politika gündeminin İran’daki gelişmeler nedeniyle yeniden şekillendiğine işaret etti.
Washington yönetimi, erteleme isteğini doğrudan savaşla ilişkilendiriyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump’ın Washington’da kalmak istediğini belirterek, “Başkan savaş çabalarını koordine etmek istiyor. Böyle bir dönemde yurt dışına seyahat etmek uygun olmayabilir” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Trump’ın Çin ziyaretini “dört gözle beklediğini” ancak tarihlerde değişiklik olabileceğini söyledi. Leavitt, Trump’ın önceliğinin İran’a yönelik yürütülen askeri operasyon olduğunu vurguladı.

Hürmüz Boğazı krizin merkezinde
İran’ın, ABD ve İsrail saldırılarına karşılık olarak Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri hedef alabileceği yönündeki açıklamaları, küresel enerji piyasalarında ciddi bir risk oluşturdu. Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu dar su yolu, savaşın en kritik başlıklarından biri haline geldi.
Savaşın başlamasından bu yana Ortadoğu’dan petrol ihracatının yüzde 60’tan fazla düştüğü belirtilirken, İran petrolünün akışı büyük ölçüde devam etti. Bu durum, küresel arz ve güvenlik dengelerinde belirsizliği artırdı.
Trump, Çin dahil birçok ülkeden Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin güvenliğini sağlamak için destek istedi. Financial Times’a verdiği röportajda, “Bu boğazdan en çok faydalanan ülkelerin, orada kötü bir şey olmamasını sağlaması uygun olur” ifadelerini kullandı.
ABD yönetimine göre Çin, bu kritik ticaret hattından en fazla yararlanan ülkelerden biri ve bu nedenle daha aktif bir rol üstlenmeli. Ancak bu çağrı Pekin tarafından karşılık bulmadı.
Pekin temkinli çizgisini koruyor
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Trump’ın açıklamalarına doğrudan yanıt vermek yerine “tüm taraflara askeri operasyonları derhal durdurma” çağrısında bulundu. Pekin, İran ile olan stratejik ilişkilerini riske atmadan süreci yönetmeye çalışıyor.
Uzmanlara göre Çin’in bölgeye askeri güç göndermesi, doğrudan çatışmanın tarafı haline gelmesi anlamına gelebilir. Bu nedenle Pekin, diplomatik dengeyi koruyan bir yaklaşım benimsiyor.
Zirve küresel ekonomi için kritik
Trump ile Şi Cinping arasındaki görüşme, iki ülke arasında süren ticaret ve teknoloji gerilimlerinin yönetilmesi açısından kritik görülüyordu. Taraflar, nadir toprak elementleri, tarım ürünleri ve ticaret dengesi gibi başlıklarda yeni anlaşmalar üzerinde çalışıyordu.
Paris’te devam eden temaslarda Çin’in ABD’den daha fazla tarım ürünü satın almaya açık olduğu da gündeme geldi. Bu nedenle zirve, yalnızca diplomatik değil ekonomik açıdan da belirleyici bir rol oynuyor.
Erteleme yeni bir pazarlık alanı mı?
Trump’ın zirveyi erteleme talebi, yalnızca savaş koşullarının bir sonucu olarak değil, aynı zamanda Çin’e yönelik bir diplomatik baskı aracı olarak da değerlendiriliyor. ABD yönetiminin Hürmüz Boğazı konusunda Pekin’den destek beklediği bilinirken, bu talebin karşılık bulmaması zirveyi belirsizliğe sürükledi.
İran’daki savaşın uzaması, Washington üzerindeki baskıyı artırırken, bu durum Pekin’e daha geniş bir manevra alanı sunabilir. Böylece zirvenin ertelenmesi, taraflar arasındaki güç dengesini yeniden şekillendirecek bir gelişmeye dönüşebilir.
Kaynak: Reuters, Guardian, New York Times






