Mütalaa programının 10. bölümünde gazeteciler Fırat Fıstık ile Furkan Karabay, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği, 452 milyon lira değerinde 11 konut ve 1 arsadan oluşan malvarlığı açıklamasını ve ardından yaşananları değerlendirdi.
Akın Gürlek’in Özgür Özel’e verdiği yanıt ve tapu iddialarına dair konuşan Furkan Karabay, AKP’lilerin “yargıya başvurun” ifadelerinin samimi olmadığını söyledi.
Karabay, “Dediler ki ‘yargıya başvurun.’ Burada biraz samimi olmak lazım. İnsanları kandırmamak lazım. Siz AKP’liler, siz AKP cenahı, siz Akın Gürlek, bilmiyor musunuz CHP’nin bu tür iddiaları yargıya taşıdığını? Akın Gürlek hakkında defalarca HSK’ya şikâyette bulunuldu. Dosyalar incelenmeden kapatıldı. HSK’daki ilgili kişiler yapılan şikâyetleri incelemeye gerek yok deyip kapatıyordu. Dolayısıyla CHP şöyle bir şey yaptı: Akın Gürlek hakkındaki suç duyurusunu, o dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görev yaptığı için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Çünkü HSK dosyaları incelemeden kapatıyordu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yetkisizlik kararıyla HSK’ya gönderildi. HSK ne yaptı? Yine aynı şekilde dosyayı incelemeden kapattı” dedi.
Karabay devamında şunları söyledi:
“Bu suç duyurusunun içeriği de şuydu: Akın Gürlek’in Ankara’da bir bankada kiralık kasası olduğu — ki bunlar İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemdeki iddialar — İstanbul’da 30 milyonluk bir daireyi 9 milyon 837 bin TL’ye aldığı, yine bir başka daire için 95 milyonluk bir satış sözleşmesi imzaladığı ifade edildi. Bakın, bu suç duyurusunun eklerinde de bu iddialara dair belgeler CHP tarafından sunuldu. Şimdi Akın Gürlek’in 95 milyonluk bir evi almak için satış sözleşmesi imzaladığına dair belge var ve CHP bunu yargı merciine sunuyor. Bakın, Etiler’de Senfoni diye bir site var. Burası lüks bir site, İstanbul’un en lüks yerlerinden biri. Akın Gürlek burada 95 milyonluk bir ev almak için satış sözleşmesi imzaladı. Özgür Özel’in iddiasına göre de bunlar gündeme gelince Gürlek bu evi almaktan vazgeçiyor. Şimdi madem sizin mütevazi dört eviniz var, madem bu söylenenler yalan — siz 95 milyonluk evi satın almaya nasıl cüret ediyorsunuz? Böyle bir maddi gücünüz nereden geliyor? Yine son olarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel Saraçhane’deki mitingde açıkladı: Mesela Akın Gürlek ‘benim dört tane evim var’ dedi. Bu dört ev arasında Özgür Özel’in açıkladığı, 30 milyonluk daireyi 9 milyona aldığı ev yok.”

Fırat Fıstık da konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Ben burada iki şeyin altını çizmek istiyorum. Birincisi, birçok gazeteci de aslında burayı vurguluyor ama bunun tekrar altını çizmemiz lazım. Bizi izleyenler arasında veya başka AKP’li olan insanlar da olabilir. ‘Ya doğru mu acaba, doğru değil mi? Bak işte 4 tane varmış, 12 tane yokmuş’ vesaire gibi düşünenler olabilir. Şöyle bakmak lazım: Şayet Akın Gürlek’in söylediği doğruysa, yani 12 tane konut hiçbir zaman almamış, sayı sadece 4’müş ve bu 4 konut da daha önceden alınmış — bunun doğru olduğunu kabul edelim, 20 Mart itibarıyla. Akın Gürlek pasif varlık listesine girer. Çok kısa bir uygulama bu, çok hemen çıkarabilir. E-Devlet’inden gider. ‘Hayır, hiçbir zaman 8 konut, 12 konut almadım. Bakın, 4 konut aldım, aldığım tarihler şunlar, ödediğim para bunlar’ diye gösterse — tersinden düşünelim, Akın Gürlek haklı diyelim — bak, Özgür Özel’in siyasi hayatını bitirir. Yani CHP’yi epey zayıflatan bir şey olur bu. Düşünsenize, bir genel başkan çıkıyor, muhalefet partisi basın toplantısı yapıyor, bir bakanla ilgili ‘bakın bu malvarlığı 452 milyon lira, bakın bu da tapular, bu da ID numaraları’ diyor. Siz de tersinden diyorsunuz ki pasif varlık listesine girse şu an çok rahat bir şekilde gerçek ortaya çıkacak aslında. Zaten Murat Emir de bunu söyledi. Siz bu açıklamayı belgelerle yapabilseniz Özel’in siyasi hayatı biter. Ama demek ki burada bir şey var. Demek ki bu doğru. Zaten ID numaraları var. Bunlar girilebilir, kime ait olduğu çok rahat bir şekilde çıkarılabilir. Ama bir şekilde çıkarılmıyor. Şimdi 452 milyon — insanlar bazen ‘bir ev, iki ev’ vesaire diyoruz ama bu evler bile çok pahalı. 9 milyona aldığı ev yok.”
Antalya Adliyesi’nde neler oluyor?
Furkan Karabay devamında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yaşananları anlattı. Karabay, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili’nin Muhittin Böcek için iftar yemeğinde yapılan duaya eşlik etmesinin ardından görevden alındığını belirtti.
Karabay şunları söyledi:
“Antalya Cumhuriyet Başsavcısı — yani görevden alınan Yakup Ali Kahveci — Muhittin Böcek hakkında irtikaptan değil de rüşvetten büyük bir yolsuzluk davası açmasına yönelik kendisine baskılar olduğu ve bu baskılara karşı Kahveci’nin böyle bir dosya açmadığı, açmamakta direnmesi sonrası kendisine karşı bir cephe oluştuğu iddiaları ve kulis bilgisi var. Şimdi Antalya’daki yeni Cumhuriyet Başsavcısı’yla Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Muhittin Böcek hakkında büyük bir yolsuzluk-rüşvet dosyası açılıp yeniden tutuklama kararı verilebilir. Kuliste konuşulanlar bu.
11 Mart’ta şöyle bir şey oluyor, bu da çok ilginç. Görevden alınan Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Katırcı, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında iddianameyi yazan savcı kendisi. 11 Mart’ta Antalya’da bir iftar programı yapılıyor, Antalya Belediyesi tarafından. Antalya’daki personeller, belediye çalışanları ve Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili de davet ediliyor buraya. Bu kişi iftar programına geliyor ve iftar öncesinde dua ediliyor. Dua edilirken tutuklu Muhittin Böcek ve Antalya Büyükşehir Belediyesi çalışanları için özgürlük isteniyor. Tabii iddianameyi yazan başsavcı vekil de elini açmış durumda. Bu tabii krize yol açmış. Bu da bir kulis bilgisi. Zaten bu iftar programından sonra, yani Muhittin Böcek hakkındaki özgürlük duasına elini açan başsavcı vekil, yaklaşık 10 gün sonra görevden alındı. Yani biz bu hukuktan bahsettik; nasıl aslında hukuka değil de kişilere bağlı isimlerin yargı makamlarına getirildiğini söyledik. Bak, bunun tam bir örneği. Bir insan elini açtı diye görevden alındı. Ki bu kişi de zaten Muhittin Böcek hakkındaki iddianameyi yazan savcı.”








