İBB davasında 8. gün | İmamoğlu’ndan mahkemeye: “Yalan ve yanıltıcı belgelerle ilgili gerekli işlemler yapılsın”

İSTANBUL (Medyascope / ANKA) – İBB davasında 8. gün geçen hafta savunması bitmeyen Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunmasını tamamladı. Ekrem İmamoğlu, Ali Sukas’a sorular yöneltirken, kendilerine ilişkin iddialar için “çöp” dedi.

İBB davasında 8. gün
İBB davasında 8. gün | İmamoğlu’ndan mahkemeye: “Yalan ve yanıltıcı belgelerle ilgili gerekli işlemler yapılsın

Tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Başkanlığı’ndan (İBB) uzaklaştırılan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki 407 sanıklı İBB Davası Silivri’de bulunan Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda devam etti

İBB davasında 8. gün Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunmasını tamamlarken, Ekrem İmamoğlu kendisine bazı sorular yöneltti.

Tutuklu sanıklar saat 10.15 itibarıyla jandarma eşliğinde salona getirilmeye başlandı. İzleyici kısmından ise sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem İmamoğlu saat 10.40’da salona getirildiğinde ise tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı attı.

Ali Sukas, savunmasını tamamladı

Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas, geçen hafta 3 saat süren 69 sayfalık savunmasının 45 sayfalık kısmını tamamlayabilmişti. Sukas, savunmasının kalanını tamamladı.

Dosya kapsamında, herhangi bir sisteme bağlı olarak hareket ettiğini ya da bu sisteme katkı sunduğunu gösteren tek bir veri dahi bulunmadığını ifade eden Ali Sukas, şu savunmayı yaptı:

“İleri sürülen iddiaların tamamı gerçek dışıdır. Bu iddiaların bir kısmı, bazı kişilerin kendilerini kurtarma amacıyla tarafıma yönelttikleri iftiralardan ibarettir. İddia edilen örgüt yapısı kapsamında adı geçen Ekrem İmamoğlu ile belediye dışında herhangi bir ilişkim, bağlantım ya da bu kapsamda bir faaliyetim söz konusu değildir. Dosyada bu yönde bir ilişkiyi ortaya koyan herhangi bir veri de bulunmamaktadır. Benim, iddia edilen suç örgütüne katkı sağlamak amacıyla hareket ettiğime dair; İmamoğlu’nun hangi faaliyet kapsamında talimat verdiği, benim bu talimatları nasıl yerine getirdiğim ya da herhangi bir organizasyon içerisinde onun yönlendirmesiyle hareket ettiğime dair dosyada tek bir somut veri yoktur. Özel vasfa haiz üyeliğinin ne olduğunu bilmiyorum. Öyle bir örgütün varlığını kabul etmiyorum ve üyesi olduğumu reddediyorum. Savcılık örgüte büyük bir adanmışlık içinde çalıştığımı söylüyor. Başarılı olması için emek verdiğim tek yer Ağaç AŞ’dir. Adandığım tek dava Türk Milliyetçiliğidir. Menfaate değil, hayat anlayışına adanmışlıktır.”

Tarafıma isnat edilen eylemlerin hiçbirini işlemediğini dile getiren Sukas, “Yürüttüğüm görev, resmi ve kurumsal bir görevdir. Bu görev kapsamında yaptığım işlemler, şirket faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik idari ve ticari işlemlerden ibarettir. Dolayısıyla suç işlemek amacıyla hareket ettiğimi, bir suç örgütünün parçası olduğumu ya da herhangi bir yasa dışı faaliyetin içinde yer aldığımı gösteren tek bir somut delil bulunmamaktadır. Heyetiniz, devletimizin ve milletimizin geleceğine yön verecek çok önemli bir sorumluluk taşımaktadır” diye konuştu.

Sukas, tahliyesini ve beraatını talep etti.

İmamoğlu: “Beyanlarla değil, somut delillerle konuşulması gerekir”

İmamoğlu duruşmalardaki kısıtlamalara tepki
İBB davasında 8. gün | İmamoğlu’ndan mahkemeye: “Yalan ve yanıltıcı belgelerle ilgili gerekli işlemler yapılsın

Aranın ardından sanıklara soru sorması için söz verildi. İlk olarak CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu söz aldı.

Ekrem İmamoğlu, “İBB tarihinde en yüksek oyları alarak, tam 3 kez seçim kazanmış birisiyim. Az önce iddia makamının sunduğu tabloların tamamı çöp niteliğindedir. Çünkü bu tablolar hem beni hem de İBB’yi doğrudan ilgilendirmektedir. Ali Bey’in verdiği cevaba paralel olarak şunu ifade etmek isterim, bu tablolar benim sorularımı da ilgilendiriyor. İddia makamı ’30’a yakın beyan’ diyerek bir ifade kullandı. Ancak ortada tek bir somut belge yoktur. Sunulan tek belge ise İBB’ye ve iştiraklerine ait bir belgedir. Bunun masa başında hazırlandığı ifade edilmiştir. Bu vahim bir durumdur. Yaklaşık 18 aydır, kurumlarımızdan polis marifetiyle belge talep eden bir iddia makamı vardır. 18 aydır bu süreç devam etmektedir. Ancak 2019 öncesine ilişkin belgeler neden istenmemektedir?” diye konuştu.

Eğer gerçekten belgeye dayalı bir çalışma yapılacak olsaydı, basit bir yazıyla bu belgeler talep edilebileceğini sağlıklı bir tablo oluşturulabileceğini ifade eden Ekrem İmamoğlu, “Açıkça ifade ediyorum ki, bir ortaokul öğrencisinin hazırlayacağı tablo dahi bundan daha sağlıklı olurdu. Bu tablo, iddiaların ne kadar çöp olduğunu topluma göstermektedir. Kınıyorum iddia makamını” ifadelerini kullandı.

Bu durum karşısında Mahkemenin resen bir işlem yapması gerektiğini düşündüğünü dile getiren İmamoğlu, “Bunun hukuki adı neyse yapılmalıdır. Ben hukukçu değilim ancak açıkça görülen bir yanlışlık ve yanıltma söz konusudur. Biz bir iddia ortaya koymuyoruz, iddia makamı zaten hatayı kendisi kabul etmektedir. Bu nedenle Mahkemenizden bu hususun değerlendirilmesini talep ediyorum. Çünkü bu hayati bir davadır. Burada, ’30-40 beyan’ denilerek yaklaşık 15 kişi üzerinden bir değerlendirme yapılmaktadır. Ancak bu kişiler günlerdir burada tutulmaktadır. Bu durum hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. Beyanlarla değil, somut delillerle konuşulması gerekir” değerlendirmesini yaptı. 

İmamoğlu sordu, Ali Sukas anlattı

Turkey’s presidential candidate İmamoğlu faces thousands of years in prison1
İBB davasında 8. gün | İmamoğlu’ndan mahkemeye: “Yalan ve yanıltıcı belgelerle ilgili gerekli işlemler yapılsın

Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’a sorular yönelten İmamoğlu, “Siz göreve nasıl başladınız? Nasıl işe alındınız? Siyasi kariyerinizden bahsettiniz, ancak bu husus önemlidir. Bu göreve hangi süreçle geldiniz?” sorularını sordu. 

Orman yüksek mühendisi olduğunu, bilimsel gelişmeleri takip ettiğini, hem akademik çevrelerde hem de meslek camiasında bilinen bir isim olduğun anlatan Sukas, 2019 seçimlerinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları’ndan arandığını, memlekette olduğu için gidemediğini, sonradan tekrar arandığını ve İnsan Kaynakları’ndan sorumlu Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman ile ön görüşme yaptığını anlattı.

Sukas, işe alınma sürecini şöyle anlattı:

“Biraz birbirimizi tanıma, bakış açımı, kariyerimi, geçmişimi sorgulayan bir görüşmeydi; bunları sohbet ettik. Sonra yine 10-15 gün sonra bir kez daha arandım. İlk görüşme Bakırköy’de yapılmıştı, ikinci görüşme ise Saraçhane’de gerçekleşti. O görüşmede de hem Yiğit Oğuz Duman Bey vardı hem de sanırım Ertan Yıldız vardı. Üçüncü bir kişi var mıydı, hatırlamıyorum. Orada biraz daha derinlemesine; hem mesleki teknik açıdan hem de sosyal durumumla ilgili daha detaylı bir sohbet yaptık. Yaklaşık bir saat sürdü. Yine bir insan kaynakları değerlendirmesiydi aslında. Ondan sonra sanırım Eylül başlarında bir kez daha Saraçhane’ye davet edildim. Ağaç AŞ’de görev almamla ilgili karar verildiği söylendi. Sonrasında da sanırım aynı gün Sayın Başkanımıza uğrayıp hayırlı olsun dileklerini aldık. Kendisiyle ilk defa orada karşılaştım; yaklaşık 10 dakika sürdü. ‘Hayırlı olsun’ denildi ve ayrıldık. İşe giriş süreci bu şekilde gerçekleşti.” 

Ekrem İmamoğlu Sukas’a, “Görev yaptığınız sürede birlikte çalıştığınız yöneticilerle ilgili olarak tarafınıza herhangi bir baskı yapıldı mı? ‘Şu kişiyi işe al, şu kişiyi çalıştır, şu kişiyi genel müdür yardımcısı yap’ gibi, benim tarafımdan ya da başka bir kişi tarafından size herhangi bir talimat verildi mi? ‘Ekrem İmamoğlu bunu istiyor’ ya da ‘Şu kişi bunu talep ediyor’ denilerek tarafınıza bir dayatma yapıldı mı? Size herhangi bir kişi yönlendirilerek, bu kişinin işe başlatılması sağlandı mı? Tek bir örnek dahi var mıdır?” sorularını sordu. 

Sukas, “Kesinlikle hayır. Zaten ben, şirketle ilgili daha önceki beyanımda da ifade etmeye çalıştım; olabildiğince mevcut insan kaynağından istifade ederek o birikimi müktesebatla devam ettirmeye çalıştım. Çok az sayıda, belki ihtiyaçlar doğrultusunda ilave personel almışızdır. Ama bu konuda, yani Sayın Başkan’ın kendi adına sorduğu soruya net cevap verebilirim: Dolaylı ya da doğrudan Ekrem Başkan tarafından herhangi bir isim önerilmesi veya dikte edilmesi söz konusu olmamıştır. Böyle bir olay yaşanmadı, böyle bir bilgi de gelmedi, böyle bir istek de olmadı” yanıtını verdi. 

İmamoğlu’nun, “Bir de ‘Bu kişi AK Parti’liymiş, şu partiye mensupmuş, şöyle duyumlar aldık” şeklinde ifadelerle, ‘Bunu hemen işten çıkartın, görevine son verin ya da benzeri bir işlem yapmanız yönünde tarafınıza herhangi bir talimat ya da dayatma iletildi mi?  Bu yönde, siyasi saiklerle hareket etmenizi gerektirecek herhangi bir baskı söz konusu oldu mu?” sorusu üzerine Ali Sukas, şu yanıtı verdi: 

“Bu konuda da kesinlikle hayır. Benim kendi bakışım da bu yönde olmuştur. Göreve başladıktan sonra arkadaşlarla yaptığımız ilk toplantılarda da bazı örnekler verdim, ‘Burada siyasi atama bir tek benim, ben giderim, siz kalırsınız. Bundan önce olduğu gibi burada işini yapan herkesle çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü gözlerde bir korku, bir endişe vardı, ‘hepimizi işten çıkaracaklar’ gibi bir hissiyat oluşmuştu. Ancak ne Ağaç AŞ’de ne de genel olarak İBB’de böyle bir uygulamaya şahit olmadım. Bana Ağaç AŞ ile ilgili böyle bir talimat da gelmedi, bir talep de iletilmedi. Böyle bir durum yaşanmadı zaten süreç de bunu açıkça göstermektedir.”

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 32 iştirakinin her birini yılda en az bir kez ziyaret ederek toplantı yaptığını belirterek, “Birçok ziyaretimde, geçmiş dönemlerden görevine devam eden genel müdürlerim ve genel müdür yardımcılarım bulunmaktaydı. Ve pek çok yerde şu ifadeyi bizzat duydum, ‘İlk kez Büyükşehir Belediye Başkanı iştirakimizi ziyaret ediyor ve bizimle toplantı yapıyor’ Şimdi bu noktada size sormak isterim Ali Bey, Bu toplantıların gündemi, düzeni nasıl olurdu?” sorusunu yöneltti. 

Ali Sukas, “Tamamen şirketin faaliyet süreçlerinin yürütüldüğü alanlarla ilgili sunumlar yapardık, Başkanım. Eğer bir talebimiz varsa, o talepleri de iletirdik. Bunun dışında başka bir toplantı olmadı. Yani tamamen iş ve hiyerarşik sistem içerisinde, yılda bir kez yapılan toplantılardı. Hatta hatırladığım kadarıyla 2023’te yapılmadı” dedi. 

Ekrem İmamoğlu, “İddia makamına göre bir iddianame olan, ancak bana göre tarihin en büyük iftiranamesi niteliğindeki bu belgelerde yer alan; büyük ölçüde beyanlara dayalı, yalan ve çarpıtılmış içeriklerle oluşturulmuş anlatımların aksine, yaptığımız hiçbir görüşme, toplantı ya da iş müzakeresi, örtülü, gizli ya da saklı bir mahiyet taşımamıştır. Açık, şeffaf ve denetlenebilir bir şekilde yürütülmüştür. Hangi ortamda olursa olsun, ister resmi, ister gayriresmi bir buluşma olsun, tüm görüşmelerimiz kamu sorumluluğu bilinciyle ve görev tanımımız çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu dosyada iddia edildiği gibi, gizli, örtülü ya da farklı anlamlar yüklenebilecek herhangi bir faaliyet söz konusu değildir” ifadelerini kullandı. 

Ali Sukas da “Eğer iddia edildiği gibi bir yapı söz konusu olsaydı, bunun en temel göstergelerinden biri çeşitli listeler, organizasyonlar ya da buna benzer yapılanmalar olurdu. Ancak bizim çalışma düzenimiz içerisinde; gizli, örtülü ya da özel bir organizasyona ilişkin ne bir uygulamaya şahit oldum ne de bu yönde herhangi bir duyum aldım. Hatta bu konuda en küçük bir dedikodu dahi söz konusu olmamıştır. Bu hususu bu şekilde, net bir biçimde ifade edebilirim” şeklinde konuştu. 

İmamoğlu’nun, “Burada bulunan ya da bulunmayan herhangi bir kurumla veya şirketle ilgili, ‘Şununla çalış Ali Bey ya da şununla çalışma Ali Bey’ şeklinde bir firma beyanım, bir yönlendirmem oldu mu, olmadı mı? Tek bir firma dahi olsa lütfen söyleyin” demesi üzerine Sukas, “Kesinlikle böyle bir şey yaşamadık” dedi. 

Ekrem İmamoğlu’nun, “Dolaylı oldu mu?” sorusuna karşılık Sukas, “Herhangi bir kişi tarafından, bizimle ilgilenen, hiyerarşik olarak bizden sorumlu başkan danışmanı veya başka biri tarafından dahi, böyle bir bilgi ya da söylem olmadı. Bunu hiç yaşamadık” ifadesini kullandı. 

İmamoğlu’ndan hakime: “Yalan ve yanıltıcı belgelerle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını ilginize sunuyorum”

Duruşmada daha sonra Ekrem İmamoğlu, “93 bin kişilik bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi teşkilatından bahsediyoruz. 32 şirketi olan bir yapıdan söz ediyoruz. İçerisinde şu anda üst düzey yöneticiler var. Geçen toplantıda da ifade etmiştim, sadece müdür ve üstü yöneticilerle buluştuğumda 1300’e yakın insanla bir araya geliyorum. Tam gün çalışıyoruz. Altı yıl boyunca bütün mesaimizi buna adamış bir pozisyondayız. Ancak üzülerek ifade ediyorum; insan görünce üzülüyor. Kendi kurumuna dair bir beyanda bulunuyorsunuz ve 18 aydır talepleriniz var. Polis zoruyla alınan belgeler var. Sanki istense gelmeyecekmiş gibi bir durum oluşturuluyor. Oysa talep edilse bu belgeler verilir. Bunun yapılmaması, bu müzakereye zorlar. Sayın Hâkim’e müdahale etmek zorunda kalırız; çünkü bu gereksiz bir durum. Bu yalan ve yanıltıcı belgelerle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını ilginize sunuyorum” diye konuştu. 

İmamoğlu mahkemeye sordu: “Benim fotoğrafımın yasaklanması kararını siz mi verdiniz?

İBB davasında 8. gün | İmamoğlu’ndan mahkemeye: “Yalan ve yanıltıcı belgelerle ilgili gerekli işlemler yapılsın

Trabzon’da, Ramazan Bayramı nedeniyle tebrik mesajını içeren afişlerin kaldırılmasıyla ilgili de konuşan Ekrem İmamoğlu, “Ben mesela bu hafta sonu bir teyakkuz halindeydim. ‘Ne yapmam lazım?’ diye düşündüm. Trabzon’da, benim köyümde, ilçemde; üst geçitlere birileri çıkmış, benim fotoğrafım indirilmiş. Şimdi ben o afişi indiren emekçiye mi suç bulayım? Ya da varsa bir suç, bölge müdürüne mi? Ya da başka bir yetkiliye mi? Ya da Cumhurbaşkanı’na mı suç duyurusunda bulunayım? Bunu şunun için soruyorum Sayın Hakim, sizin şu an yürüttüğünüz yargılamada Ekrem İmamoğlu ile ilgili bir konu var; fotoğraf yasağı olduğu söyleniyor. Bu konuda siz mi yetkilisiniz? Bu kararı siz mi veriyorsunuz ya da kim verdi?” diye sordu. 

Mahkeme Başkanının, “Bizim böyle bir yazımız yok” demesi üzerine İmamoğlu, “Tamam, bunu öğrenmiş oldum. Çünkü şu anda böyle bir uygulamanın muhatabı yok ama bu işlemler yapılıyor. Yani tekrar ediyorum; İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir örgüttür, bir teşkilattır. 93 bin çalışanı olan bir yapıdır. Ancak buradan bir ‘suç örgütü’ çıkarılmaya çalışılıyor. Ali Bey de sorduğum sorulara net ve somut cevaplar verdi. Hayırlara vesile olsun diyelim. Ancak bu soruları yönetici arkadaşlara sormaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.