İSTANBUL (Medyascope, Ajanslar, Bloomberg) – İran, İsrail’in Güney Pars gaz sahasına yönelik saldırısının ardından Türkiye’ye doğalgaz sevkiyatını durdurdu.
İsrail’in 18 Mart’ta dünyanın en büyük doğalgaz sahalarından biri olan Güney Pars’a düzenlediği saldırının ardından İran, Türkiye’ye doğal gaz sevkiyatını durdurdu. Bloomberg’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, kesinti geçen hafta başladı ve hâlâ devam ediyor.
Türkiye Doğalgaz Dağıtıcıları Birliği (Gazbir) verilerine göre Türkiye, 2025 yılında doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ünü İran’dan karşıladı. Akışın ne zaman yeniden başlayacağına dair net bir takvim bulunmuyor.
Kaynaklar, Türkiye’nin ana tedarikçileri olan Rusya ve Azerbaycan’dan gaz ithalatını sürdürdüğünü ve mevcut stokların kısa vadede yeterli olduğunu belirtiyor.
Güney Pars saldırısı ne anlama geliyor?
İsrail’in hedef aldığı Güney Pars sahası, İran’ın hem iç elektrik üretimi hem de ihracatı açısından kritik önemde.
Saldırının ardından İran yalnızca Türkiye’ye değil, Irak’a yönelik gaz akışını da kesti. Bağdat yönetimi kesintinin kısmen giderildiğini ancak akışın tam olarak normale dönmediğini açıkladı.
Tahran ise saldırıya karşılık olarak Katar’daki Ras Laffan sıvılaştırılmış doğal gaz tesisinin de dahil olduğu Körfez’deki enerji altyapılarını hedef aldı. Bu karşılıklı hamleler, küresel enerji piyasalarında gerilimi artırdı.
Fiyatlar sıçradı, piyasalar tedirgin
Enerji altyapılarına yönelik saldırıların ardından Avrupa gaz vadeli kontratları son üç yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Fiyatların savaş öncesine göre yaklaşık yüzde 70 daha yüksek seyrettiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu gelişmeler, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte enerji arz güvenliğine ilişkin riskleri de artırıyor.
Alternatif kaynaklar neler?
Yetkililer, Türkiye’nin mevcut durumda ciddi bir arz kriziyle karşı karşıya olmadığını vurguluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, daha önce yaptığı açıklamada Türkiye’nin toplam doğalgaz depolama kapasitesinin 6,3 milyar metreküpe ulaştığını belirtmişti.
TEPAV Enerji ve İklim Değişikliği Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Mühdan Sağlam’ın aktardığına göre Tuz Gölü ve Silivri’deki depolama tesislerinin dolu olması, İran kaynaklı kesintinin etkisini sınırlayan önemli bir unsur.
Bunun yanı sıra Rusya ve Azerbaycan’dan gelen boru hatlarında atıl kapasite bulunması, Türkiye’nin gerektiğinde bu kaynaklardan daha fazla gaz çekebileceği anlamına geliyor.
Karadeniz’deki yerli gaz üretiminin de günlük yaklaşık 10 milyon metreküp seviyesine ulaşması, Ankara’nın elini güçlendiren bir diğer faktör.







