Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (24) | 12 yıl önceki o açıklama: “Önce hukuk”

Gözüme ilişir ilişmez yazıya odaklandım. 

“Önce Hukuk” başlıklı yazı şöyle başlıyordu

“Sayın Başbakan, 

Önceki gün İstanbul’da düzenlediğiniz mitingde Doğan Grubu hakkında suçlayıcı ifadelerde bulundunuz. 

Doğan Grubu ile ilgili birtakım şantaj kasetleri olduğunu, yayıncılığımızı bu kasetlerin baskısı altında yaptığımızı söylediniz. 

Hürriyet’in bağlı bulunduğu Doğan Grubu’nun kamuoyuna açıklanmasından çekineceği, korkacağı, suç teşkil eden hiçbir hareketi olmadığına eminiz. 

Daha önce de Sayın eski Adalet Bakanı ile yaptığınız konuşma sırasında Doğan Grubu’nun mahkûm edilmesinin sağlanmasını isterken, ‘kirli işler’den söz ettiniz, hatırlarsanız. Bunlar ne ise derhal savcılığa verilmelidir; zaten eğer varsa, şimdiye kadar çoktan verilmiş olmalıydı.” 

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (24) | 12 yıl önceki o açıklama: "Önce hukuk"
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (24) | 12 yıl önceki o açıklama: “Önce hukuk”

Hürriyet imzalı yazı gazetenin birinci sayfasında sağ köşede yer almıştı. 

Şöyle devam ediyordu: 

“Hürriyet olarak tekrarlıyoruz: 

İster devlet ister başka çevrelerin elinde Doğan Grubu hakkında suç teşkil edecek, bizleri utandıracak ne gibi bilgi ve belge varsa derhal açıklansın, bunlar hakkında kanuni işlem yapılsın. 

Ama böyle bir şey olmadığı halde varmış gibi bizi itham altında tutmanın hukukla ve vicdanla asla bağdaşmadığını da belirtmeliyiz. 

Bizim yayınlarımız, evrensel gazetecilik ilkelerine uygundur; haberlerin objektif, yorumların hür olması ilkesine bağlıdır. 

Miting meydanında ifade ettiğinizin aksine, evlatlarımız olan Berkin’in ve Burak’ın hayatlarını kaybetmesini aynı insani acıları hissederek manşetten verdik ve ertesi gün kamuoyuna itidal çağrısında bulunduk. 

Haber ve manşetlerimiz konusunda sayfalar dolusu liste verecek değiliz. Doğan Grubu köklü gelenekleri olan ve evrensel meslek ilkelerine taahhüdüyle uluslararası alanda da saygınlığa sahip bir yayın kuruluşudur. 

Büyük siyasi fırtınalardan yüz akıyla çıkmıştır. 

‘Paralel’ dediğiniz çevrelerin yapacağı şantaj da sizin miting meydanlarında bize karşı kullandığınız haksız ve insafsız üslup da bizi yayıncılık ilkelerimizden vazgeçiremez.” 

Yazı şöyle devam ediyordu: 

“Sayın Başbakan, 

Yayınlarımızla siyasi bir kavganın içine girmedik, girmeyeceğiz. Bizim bağlılığımız Türkiye’ye, hukuk devletine ve demokrasiyedir. Sizden de beklentimiz, 76 milyonun Başbakanı olarak vatandaşlar ve kurumlar arasında ayrımcılık yapmamanızdır. Alacağınız oy oranı ne olursa olsun, ülkemizi kaplamış olan bu tehlikeli kutuplaşmayı ve gerilimi gidermek, seçimlerden sonra sizin ve hepimizin görevi olmalıdır.” 

Medya normal ülkelerde halkın dertlerini yansıtır… 

Otoriter yapılarda ise hangi egemenler duruma hakimse onların sözcülüğünü yapar. 

Otoriter baskı arttıkça medya da tek sesliliğe döner ve sonuçta bütün etkisini kaybederek ölür. 

Basın tarihi açısından önemli bir belge olarak yayınladığım bu yazının başlığı “Önce Hukuk”. 

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (24) | 12 yıl önceki o açıklama: "Önce hukuk"
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (24) | 12 yıl önceki o açıklama: “Önce hukuk”

Yukarıdaki açıklamadan bu yana günü gününe tam 12 yıl geçmiş. 

Türkiye’de basın daha demokrat ve çoğulcu hale mi geldi yoksa eski günlerin hep eleştirdiğimiz halini arar mı olduk? 

Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde bugün maalesef 118. sıradayız… Sanırım bu endeksteki sıramız sorunun cevabını da veriyor. 

Basın Tarihi bir şaşmaz cetvel gibi… Nerelerden geçip nerelere gittiğimizi bize gösteriyor. 

12 yıl önce ve bugün… 

Sizce 12 yıl sonra nerelerde oluruz?

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.