İSTANBUL (Medyascope) – Açık Oturum’da bu hafta, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ve savaşın Türkiye’ye olası etkileri konuşuldu. Göksel Göksu’nun konukları CHP Dış Politikalar Koordinatörü İlhan Uzgel, Uluslararası İlişkiler uzmanı ve akademisyen Hakan Güneş ve gazeteci Alişer Delek’ti.
Savaşın dördüncü haftada geldiği noktayı değerlendiren Alişer Delek, acilen bir ateşkese ihtiyaç olduğunu söyledi:
“İran bir ateşkesin altına imza atmayacaktır büyük ihtimalle ama Trump’ın ‘bir ayda İran’ı dize getirdik’ diyebilmek için 28 Mart’ta ateşkes ilanını duyurmaya ihtiyacı var.” Delek bu ihtiyaca gerekçe olarak Hürmüz Boğazı’nın kapatılması sonucu yayılan küresel ekonomik krizin önceden öngörülememiş olmasını gösterdi: “Söylediğim ateşkes anlaşması değil, ateşkes ilanı. Ara seçim var yıl sonunda. O ara seçime de Trump güçlü gitmek istiyor. Bir başarı hikâyesiyle gitmek istiyor. Yani pek çok savaşı bitirdiğini iddia ettiği gibi, Nobel barış ödülünü almadığı için küstüğü gibi, ‘ben bu işi yaptım işte’ diyecek, ‘İran’ı bakın dize getirdim’ diyecek, böyle çekilecek.”

İlhan Uzgel de Türkiye’nin sonuç aldığı herhangi bir diplomatik girişiminin olmadığını söyleyerek Riyad’da katıldığı toplantıda İran’ı kınayan bildiriye imza atılmasını eleştirdi:
“Türkiye çok daha fazlasını yapabilecek kapasiteye sahip bir ülke. Ama harcıyoruz o kapasiteyi. Buralarda toplantı yapılabilir, Hakan Fidan daha fazla görüşme yapabilir. Koskoca ülkesiniz. Türkiye hava savunma sistemini çok ihmal etti. 2024’te başladılar, 2 yıl bile olmadı, 1,5 yıl oldu. Hava kuvvetleri güçlüydü, dolayısıyla saldırı mantığına dayanıyordu. Buralarda çok açığımız ve eksiğimiz var. Bunu da defalarca söyledik. Yani S-400 alınca, 2017’de bu kararı verince, 2019’da gelince hava savunma sistemini de çökertmiş oldu Türkiye.”

İktidar ve muhalefet aynı masada buluşabilir mi?
Hakan Güneş de içinden geçilen kritik dönemde muhalefetle iktidarın tıpkı çözüm sürecinde olduğu gibi aynı masaya oturup oturamayacağı sorusuna “Oluşturulamaz. Fıtratına aykırı. Varlık sebebine, varlığını sürdürme sebebine aykırı” cevabını verdi.
Güneş şöyle devam etti:
“Çünkü artık varlığını bir hegemonyayla, rızayla, tabana yayılmış refah politikalarıyla değil; başka araçlarla, yani manipülasyonla, rakibini hapse atmakla, basını susturmakla, basında bir tekel oluşturmakla, kendisine yandaş şirketler üzerinden bir şeyler yapmakla sağlayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Ama diyeceksiniz ki, ‘gerçekten bu şartlarda da mı yapmaz?’ Umarım çok yanılırım ama bence bu şartlarda da yapmaz. Başka ülkelerde de öyle oluyor. Yani bu iktidar hırsı, bu iktidarın nimetlerinden yararlanmanın yaratmış olduğu o sınıf, başka bir dünyada yaşıyor ve başka türlü yaşıyor.”
Katılımcılar savaşın yol açtığı küresel ekonomik krizin Türkiye üzerindeki etkilerini de değerlendirdi.








