Gazeteciler, tutuklu meslektaşları için konuşuyor: “İsimler değişiyor ama gazetecilik yargılanıyor, alışmayacağız”

ANKARA (Medyascope) – Ankara’da gazeteciler tutuklu meslektaşları için bir araya geldi. İsmail Arı’nın tutuklanmasının ardından BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Gökdemir, BirGün muhabiri Mustafa Mert Bildircin, ÇGD Başkanı Kıvanç El, gazeteciler Çiğdem Toker ve Yıldız Tar Medyascope’a konuştu. Dezenformasyon Yasası’nın basını cezalandırma aracına dönüştüğünü ifade eden gazeteciler, “Yalnız değil” sözünü duymak yerine yalnız olmadıklarını görmek istediklerine dikkat çekti. Gazeteciler tutuklamalara ilişkin “İsimler değişiyor ama gazetecilik yargılanıyor, alışmayacağız” dedi.

Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasının ardından, meslektaşları ses yükseltmeye devam ediyor. Bugün (26 Mart) Ankara’da basın meslek örgütleri BirGün Gazetesi Ankara Temsilciliği önünde toplandı. Destek için orada olanlar ve çalışma arkadaşları İsmail Arı’nın tutuklanmasına dair görüşlerini Medyascope ile paylaştı. 

İsmail Arı: “Beni buraya tıkıp susturamazlar”

BirGün muhabiri İsmail Arı, 21 Mart Cumartesi günü bayram ziyareti için gittiği Tokat’ta gözaltına alındı ve bir gün sonra Ankara’da çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Dört gündür Sincan Cezaevi’nde tutulan Arı ve tutuklu gazetecilerle dayanışma göstermek için yapılan basın açıklamasında BirGün Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir “Artık sadece yalnız olmadığımız duymak değil, aynı zamanda görmek ve hissetmek istiyoruz” dedi. 

Arı ise “Beni buraya tıkıp susturamazlar. Gazeteciliğe dört duvar arasında da devam edeceğim” mesajını gönderdi. Dayanışma eyleminde Arı’nın yanı sıra 

“İsmail’in tutuklanmasını bekliyorduk, ne acı şey”

Açıklamanın ardından Gökdemir, bürolarında Medyascope’a konuştu. Arı’nın masasına “İsmail Arı serbest bırakılsın” dövizi asılmıştı. Gökdemir, o masanın önünden “İsmail Arı gözaltına alınmasını, tutuklanmasını beklediğimiz bir arkadaşımızdı. Bu çok acıklı bir şey. Bunun sebebi de, sadece gerçek gazetecilik yapıyor olmasıydı” diye seslendi. 

Arı’nın tutuklanmasıyla gazetecilerin cezalandırılma sürecinde önemli bir eşik aşıldığını ifade eden Gökdemir, tutukluluk gerekçesine dikkat çekti:

“İsmail’in tutuklanmasına gerekçe oluşturan suçlamalardan bir tanesinde Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan bir açıklama delil olarak kullanıldı. Bu bizim ilk kez karşılaştığımız bir şey – ki o açıklamanın da aslında bir yalanlamadan çok doğrulama olduğunu okuyacak, ilgilenecek olanlar görecektir. Bu bizim açımızdan haberin değil gazeteciliğin cezalandırılması anlamına geliyor.”

İsimler değişiyor ama
Gazeteciler, tutuklu meslektaşları için konuşuyor: “İsimler değişiyor ama gazetecilik yargılanıyor, alışmayacağız”

“Sadece gazetecilik yaptığı için kimse cezalandırılamaz”

Gökdemir, Arı’ya “Bu yalan haberi niye yazdın, burada niye bir suçlama var, kime iftira attın ya da neden iftira attın” gibi sorular sorulmadığını; “Bu haberi niye yaptın” diye sorulduğunu aktardı. Arı’nın işinin haber yapmak olduğunu vurgulayan Gökdemir “Burada gazetecilik sorgulanmaya başlandı. Hep gazetecilik sorgulanıyordu ama ilk kez net bir şekilde bu ifade edildi ve mahkeme tutanaklarına da geçti” ifadelerini kullandı. 

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi açıklamasının delil olarak görülmesine tepki gösteren Gökdemir “Bir sonraki aşamada iktidar partisi mensubu sıradan bir milletvekili haberi yalanladığında, onun yaptığı açıklamanın da delil olarak kullanılabileceği kaygısı yarattı bizde. Hukuk çerçevesinde bir insanın suçlanabilmesi ve cezalandırılabilmesi için başka somut delillerin ortaya konulması lazım. Sadece gazetecilik yaptığı için hiç kimse suçlanamaz, cezalandırılamaz” diye konuştu.

Gökdemir “İsmail’in suçlamaya konu edilen haberlerinin hiçbirisi yalan değil. Bunlar toplumda da etkileri çok net bir şekilde görülen, dört ayağı yere basan, tüm maddi unsurları tamam olan ve uluslararası etik ilkelere uygun haberlerdi” dedi. 

“6 Şubat’ta yakınını kaybedenler de İsmail’in tutuklanmasına üzgün ve öfkeli”

BirGün’ün Ankara muhabirlerinden Mustafa Mert Bildircin de aynı büroyu paylaştığı mesai arkadaşı Arı ile ilgili şunları söyledi: 

“İsmail benim birlikte çalışmaktan onur duyduğum, hemen karşı masamda oturan, her gün görmekten keyif aldığım çünkü tek derdi haber olan ve Türkiye’nin son dönemde yetiştirdiği en büyük habercilerden biri. İsmail benim arkadaşım, meslektaşım, can yoldaşım. İsmail’in tutuklanması elbette bizi üzdü, öfkelendirdi. Ancak İsmail’in tutuklanmasına üzülen ve öfkelenen yalnızca biz değiliz. 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybedenler de, kamu kaynaklarının nereye gittiğini merak eden ve bunun için İsmail Arı’nın haberlerini okuyan yurttaşlar da üzgün.”

Arı’nın tutuklanmasının hemen ardından kendisine ve diğer BirGün çalışanlarına “İsmail için ne yapabiliriz” diye soran çok sayıda mesaj geldiğini aktaran Bildircin “İsmail’in toplumun tüm kesimlerine temas ettiğine biz yakinen tanıktık ama tutuklanmasının ardından gelen mesajlar bunu bir kez daha gösterdi” dedi. Arı’nın da kendilerine Nitekim “Nerede bir dert varsa ben onun yanındayım” mesajı gönderdiğini söyleyen Bildircin “İsmail gerçekten gazeteciliği halk için yapan bir isimdi. Hiçbir menfaat gütmezdi. Bunun defalarca altını çizmekte aslında fayda var: İsmail yalnızca gazetecilik yaptı ve İsmail gazetecilik yaptığı için tutuklandı” diye devam etti. 

Bildircin, İsmail Arı’nın serbest bırakılması taleplerini “İsmail’in serbest bırakılmasını yalnızca biz değil, haber olma ihtiyacı olan ve haber hakkına sahip çıkmak isteyen yurttaşlar da istiyor” diyerek vurguladı. 

“İsimler değişiyor ama gazetecilik yargılanıyor, alışmayacağız”

Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar da dayanışmak için gelen isimlerdendi. Geçtiğimiz yıl Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturması kapsamında tutuklanan ve 103 gün boyunca cezaevinde kalan Tar, şunları söyledi: 

“Her geçen gün isimler değişiyor ama gazetecilik yargılanmaya devam ediyor. Daha birkaç ay önce Alican Uludağ tutuklandı, şimdi İsmail Arı. Geçtiğimiz yıl ben, Elif Akgül ve Ercüment Akdeniz tutuklanmıştık. Buna alışmayacağız. Buna alışmamamız gerekiyor. Bu sadece gazetecilerin değil, halkın haber alma hakkının da ihlali. Haliyle bir yurttaşlık hakkı meselesi. Sadece gazeteciler değil, bütün bir toplumun bu tutuklamalara, bu siyasi operasyonlara karşı çıkması gerekiyor.”

“Gazetecilik yalnız mı, değil mi?”

Medyascope’a konuşan bir diğer gazeteci T24 yazarı Çiğdem Toker oldu. Kamu kaynaklarının harcanmasına dönük araştırmalarıyla ses getiren Toker, genç meslektaşı için şöyle konuştu: 

“İsmail Arı çok genç yaşında, çok başarılı haberlere ve dosyalara imza atmış, birçok meslek ödülü bulunan gazeteci arkadaşımız. İsmail’in Alican’ın yalnız olmadığını söylüyoruz ancak gazetecilik yalnız mı, değil mi; ben bundan çok emin değilim. Gazeteciliğe, bağımsız gazeteciliği destekleyen yurttaşların biraz daha destek olması gerektiğini; bu haksız tutuklamalara itiraz etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Halkın haber alma hakkı anayasal güvence altında; bu hiçbir zaman unutulmasın. Bunu ne kadar sık tekrarlasak azdır. İsmail Arı, Alican Uludağ, Merdan Yanardağ yalnız değil, cezaevindeki meslektaşlarımızın hiçbiri yalnız değil. Burada örnek bir dayanışma sergiledik. Bir aradayız, birbirimizi görmekten de hoşnutuz ancak bununla sınırlı kalmamalı. Bu artık ertelenemez bir ihtiyaca dönüşmüş durumda.”

“İktidara çağrımız, Dezenformasyon Yasası’nın düzeltilmesi veya geri çekilmesi”

Bugün gerçekleştirilen dayanışma eyleminde Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, DİSK Basın-İş, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber-Sen, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Parlamento Muhabirleri Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası adına ortak açıklama yapıldı. 

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanı Kıvanç El, Dezenformasyon Yasası’nın yol açtığı sorunlara işaret ederken Medyascope’a şu değerlendirmeyi yaptı: 

“İsmail Arı, Alican Uludağ ve Bilal Özcan; son bir ay içerisinde ‘halkı yanıltıcı bilgiyi yayma’ suçlamasıyla gözaltına alınan ve başka suçlamalarla da tutuklanan meslektaşlarımız. Bu madde çıkarken de uyarmıştık, bu gazeteciliği hedef alan bir yasadır. Yasayı yapan isimler dahi bunun gazeteciliği hedef almayacağını söylemesine rağmen bugün gazeteciler bunun bedelini ödemeye başladı. İktidara çağrımız, bir an önce bu yasanın düzeltilmesi veya geri çekilmesidir.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.