İSTANBUL (Medyascope) – Türkiye’de tarım bitiyor mu? Ağır Ekonomi’de bu hafta Haluk Levent ve Orhan Kuruüzüm, son yıllarda gübre, mazot ve yem fiyatlarının yükselmesiyle birlikte Türkiye’de tarım sektörünün karşı karşıya olduğu krizi, çiftçinin yaşadığı zorlukları, üretim düşüşünü ve tarım politikalarını değerlendirdi.
Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm, Türkiye’de tarım sektörünün içinde bulunduğu durumu anlattı. Özellikle yaş meyve ve sebze piyasasında son yıllarda yaşanan gelişmelerin üreticiyi zor durumda bıraktığını ve piyasa işleyişinin bozulduğunu söyleyen Kuruüzüm, tarım sektörünün, tamamen çökmese de ciddi bir zorluk içinde olduğunu belirterek, “İnsanlar yine pazara gidip meyvesini, sebzesini bulabiliyor ama bu durum, düzenlemelere rağmen sektörün kendi çabasıyla ayakta kalmasından kaynaklanıyor” dedi.

“Düzenlemeler üretimi desteklemek yerine zorlaştırıyor”
Kuruüzüm, yapılan düzenlemelerin amacına ulaşamadığını söyleyerek, “Bir düzenleme yapıldığında bunun ne olması beklenir? Hangi alan ile ilgileniyorsa o alanın daha üretken ve daha verimli çalışmasına olanak sağlaması beklenir. Eğer bunu sağlayacak bir düzenleme yapmıyorsanız en iyisi hiç düzenleme yapmayın. Bırakın sistem kendi halinde işlesin. İnsanlar eğer bir düzenlemeye tabi olacaklarsa işlerini ve çalışma hayatlarını kolaylaştırıcı, etkinliği artırıcı nitelikte olmasını bekler” dedi.
2012’de yürürlüğe giren hal yasasına değinen Kuruüzüm, sektör temsilcilerinin görüşlerinin dikkate alınmadığını söyledi. Yasanın temel amaçları arasında piyasanın etkin işlemesi ve rekabetin sağlanmasının yer aldığını hatırlatan Kuruüzüm, mevcut durumda bu hedeflerin gerçekleşmediğini söyledi.
“Piyasada küçük bir kesim kazanıyor”
Kuruüzüm, mevcut sistemde kazanç sağlayan kesimin çok sınırlı olduğunu belirterek, “Sektördeki insanların yüzde 95’i fakirleşiyor. Bu süreçten ciddi kazanç sağlayan kesim ise yüzde 3-5’i geçmiyor” dedi.
Hal yasasının bazı büyük alıcılara hal dışından doğrudan ürün temin etme imkânı verdiğini hatırlatan Kuruüzüm, bu durumun piyasadaki dengeyi bozduğunu söyledi.
Antalya hallerinde işlem gören yaş meyve ve sebze miktarının son 10 yılda yaklaşık yarı yarıya azaldığını buna karşın fiyat endekslerinde ciddi bir artış yaşandığını söyleyen Kuruüzüm, “2021’den itibaren fiyat ile miktar arasındaki ilişki koptu. Artık fiyatlar ve miktarlar birbirinden bağımsız hareket ediyor” dedi.
Haluk Levent ise durumu şu sözlerle özetledi:
“Üretim artmasına rağmen hale giren ürün miktarı düşüyor. Bu da piyasanın etkinliğini zedeliyor.”








