Cumartesi Anneleri İlyas Eren için adalet istedi

İSTANBUL (Medyascope) – Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri 1096. haftada Galatasaray Meydanı’nda İlyas Eren için adalet istedi.

Cumartesi Anneleri İlyas Eren için adalet istedi

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta (28 Mart 2026) Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakarak açıklamalarını okudu.

Cumartesi Anneleri 1096. haftada 29 yıl önce gözaltında kaybedilen İlyas Eren için adalet istedi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

1096. haftamızda, bizi buluşma mekânımızdan ayıran polis bariyerlerinin önünde, kişi sınırlaması dayatması altında bir kez daha buradayız.

Toplumsal taleplerin barışçıl yollarla dile getirilmesi, demokratik bir toplumun vazgeçilmezidir. Galatasaray’daki buluşmalarımıza getirilen katılımcı kısıtlaması ve mekân yasağı; hem Anayasa’ya hem de uluslararası insan hakları normlarına açıkça aykırıdır.

1096. haftamızda bir kez daha bu hukuk dışı uygulamada ısrar edenlere sesleniyoruz:

Haklarımızı ihlal etmeye son verin. Anayasa Mahkemesi kararlarının gereğini yerine getirin. Bariyerleri ve kısıtlamaları kaldırın. Bilin ki bu hukuksuzluğa alışmayacağız.

Bu hafta, 29 yıl önce Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen İlyas Eren için buluştuk. 

Sekiz çocuk babası İlyas Eren, Kulp’un Yeşilköy (Dêlit) köyüne bağlı Rındık mezrasında yaşıyor, geçimini çiftçilikle sağlıyordu. 1993 yılında, köylerinin askerler tarafından yakılması üzerine, ailesiyle birlikte Kulp ilçe merkezine göç etmek zorunda kaldı.

Daha önce de gözaltına alınan Eren, 20 gün süren ağır işkencenin ardından kalıcı sağlık sorunlarıyla yaşamını sürdürmek zorunda bırakıldı. Korucu olması için baskı ve tehdit altındaydı.

11 Mart 1997 günü, evine dönmek üzere Diyarbakır’daki Kulp yolcu terminaline gitti. Araç beklediği sırada, saat 13.50’de, kendilerini polis olarak tanıtan sivil giyimli dört kişi tarafından zorla siyah bir araca bindirilerek kaçırıldı. Bu anlara terminalde bulunanlar ve yanındaki akrabası tanıklık etti. Tanıklar, Eren’in zorla bindirildiği aracın Kulp’taki bir korucuya ait olduğunu ifade etti.

O günden sonra, İlyas Eren’den bir daha haber alınamadı.

Ailesi, 17 Mart 1997’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak İlyas Eren’in akıbetinin araştırılmasını istedi. Savcılık, Kulp Cumhuriyet Savcılığı’ndan şikâyetin alınmasını ve sorumluların tespiti için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti. Ancak bu süreçte etkili bir soruşturma yürütülmedi.

İlyas Eren’in kaybedilmesi ile ilgili bilgi talebine hiçbir cevabın verilmediğini ifade eden Savcı E. Alper, 4 Mayıs 1998 tarihinde, Diyarbakır Savcılığından görevleri sırasında ihmali  bulunan polisler hakkında işlem yapılmasını istedi. Ancak 1 Eylül 1998 tarihinde söz konusu memurlar hakkında işlem başlatılmasına gerek olmadığına karar verildi.

İç hukuk yollarından sonuç alamayan aile, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Hükümet, mahkemeye sunduğu savunmada etkili yasal tedbirlerin alınmadığını kabul etti; İlyas Eren’in yaşam hakkının ihlal edildiğini teslim etti ve benzer ihlallerin tekrarını önlemek için gerekli adımların atılacağını taahhüt ederek dostane çözüm yoluna gitti. ( Başvuru No: 42428/98 Karar Tarihi: 2 Ekim 2003)

Ancak bu taahhütler yerine getirilmedi.

İlyas Eren dosyasında etkili bir soruşturma yürütülmedi.

Gerçek açığa çıkarılmadı.

Sorumlular yargılanmadı.

Dosya zamanaşımına terk edildi.

İlyas Eren’in gözaltında kaybedilişinin 29. yılında bir kez daha çağrımızı yineliyoruz:

Hükümet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne verdiği taahhütleri derhal yerine getirmelidir. Başta İlyas Eren dosyası olmak üzere, tüm zorla kaybetme vakalarında, etkin, bağımsız ve sonuç alıcı soruşturmalar yürütülmelidir. Zamanaşımı engeli kaldırılmalı, cezasızlık politikalarına son verilmelidir.

Kaç yıl geçerse geçsin; İlyas Eren için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.