İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 101.’sini Kuşadası’nda yaptı. CHP’li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in tutuklanmasını ve CHP’lilerin oylarıyla Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Özlem Çerçioğlu’nun AKP’ye katılmasını hatırlatan Özel, “Ömer Günel’e yapılan operasyon ‘topuklayan efe’nin transferinin bedelidir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 101’incisi Kuşadası’nda düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde, kalabalığın Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu kastederek, “Özlem pabucu yarım çık dışarıya oynayalım” sloganı atması üzerine, “Özlem sokağa çıkabiliyor mu? O yapamıyorsa ben milli irade hırsızlığının en tepesine sesleniyorum: Ey Erdoğan! Sen almadığın bir seçimi siyasi kapkaçla cebine koymaya kalktın. Çok mu güveniyorsun Özlem’e, çok mu inanıyorsun Özlem’e? AK Parti elinde, iktidar elinde, Özlem elinde; teklif burada. Aydın’da, CHP ve AK Parti isterse seçimleri yenileyebiliyoruz. Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin. Hodri meydan” dedi.
CHP’nin 101’inci “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi, bugün Aydın’ın Kuşadası ilçesinde İsmail Cem Meydanı’nda düzenlendi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in 13 Mart’ta gözaltına alınıp 17 Mart’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmesinin ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kuşadası’na gelerek vatandaşlara hitap etti. Özel, şunları kaydetti:
“Yiğit efelerin diyarına, korkunun değil cesaretin adasına, haksızlığa karşı diz vuran ama diz çökmeyenlerin yurduna, canım Aydın’a, cennet Kuşadası’na merhaba. Bugün buraya 19 Mart darbesinin bu adaya nasıl gelmeye çalıştığını, darbecilerin adaya çıkarma yapmaya çalıştığını ve bu adanın cesur, kararlı, seçme hakkına sahip çıkan, seçtiğine sahip çıkan, milli irade hırsızlarına, siyasi kapkaççılara meydan okuyan cesaretine saygı duyarak bu adanın vicdanına sığınmaya geldik. Buradan sesleniyorum: Ey Erdoğan darbeciler sokaklardan korkar. Diktatörler meydanlardan korkar. Ama bu meydan korkuyu evde bırakanların, bu meydan cesareti kuşananların meydanıdır. Bu meydanları dolduran ben değilim, senin zulmün. Bu milleti ayağa kaldıran ben değilim, senin yaptığın haksızlıklar. Ve bu kumpaslarla bu ülkenin iradesine sen çökmeye çalıştıkça millet ayaktadır, Kuşadası ayaktadır, Aydın ayaktadır, Türkiye ayaktadır.

“Kuşadası teslim olmaz, efeler diz vurur ama diz çökmez”
Bugün Kuşadası’nın üzerinde kara bulutlar geziyor. Darbeciler Kuşadası’nı kuşatmaya çalışıyor. Kuşadası’nın güneşi, Çağlayan’daki Ak Toroslar çetesince, Adalet Bakanlığı’ndaki AK Parti Yargı Kolları Başkanınca hapsedilemez, kuşatılamaz. Kuşadası teslim olmaz. Efeler diz vurur ama diz çökmez. Bu meydan çok anlamlı, çok önemli bir meydan. Biz dün Çanakkale’de, geçilmez Çanakkale’de, emperyalistlerin baskınına karşı teslim olmayan, geçilmeyen Çanakkale’de 100’üncü mitingimizi yaptık. Ve soruyorlardı, ‘Mitingler ne olacak? Ara verecek misiniz? Duracak mısınız? Geri çekilecek misiniz’ diye. İşte 101’inci miting. 100’ün ertesi gününde, aynı kararlılıkla, aynı cesaretle Aydın’da millet ayaktadır. Sizi seçtiğinize sahip çıktığınız için ve bugün bu yağmurun altında aynen dün Çanakkale’de olduğu gibi, ‘Bu yağmurda mitinge gidilmez’ diyenlere; ‘Biz mitinge değil direnmeye gidiyoruz, eyleme gidiyoruz, mücadeleye gidiyoruz’ diyenlere selam olsun, helal olsun.
“Ömer Günel Kuşadası’nın gönlünde olan her şeyi, tüm kısıtlı imkanlara rağmen yapmaya çalıştı”
Bu meydana damgasını vuran seçtiğine sahip çıkma, Ömer’ine sahip çıkma, evladına sahip çıkma iradesidir. Kuşadası’nda sekiz kez belediye başkanı seçtirdik çok partili dönemde. Dördü üst üste aralıksızdır. Ömer Başkan ile iki dönemdir oyumuzu arttırarak ilkinde ittifakla, sonuncusunda ittifaksız ama tüm adayla ittifak yaparak, kimseyi dışlamadan, bütün adayı kucaklayarak ve sosyal demokratlarla muhafazakar demokratı, milliyetçi demokratı, Kürt demokratı, liberal demokratı bir araya getirerek ve elbette ve elbette bu ülkesini seven, bayrağını seven, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile derdi olmayan herkesle kol kola girerek başardık bunu. İşte ‘Yalnız değildir’ diye bağırdığınız Ömer Günel kardeşiniz, evladınız bu ilçede uzun süredir beklenen hizmetleri yılmadan, yorulmadan arı gibi çalışarak örgütümüzle uyum halinde, grubumuzla uyum halinde Kuşadası’nın gönlünde olan her şeyi, tüm kısıtlı imkanlara rağmen yapmaya çalıştı.

“Ömer Günel’i alnından öpüyoruz”
Önümde Ömer Günel’in karnesi var. 830 milyonluk yatırımla 70 stadyumluk yeşil alanı Kuşadası’na kazandıran Ömer Günel’dir. Çocuklara ücretsiz süt dağıtan, öğrencilerin beslenme çantalarını hazırlayan, ihtiyaç sahiplerine nakdi yardım yapan, bu şehre gelen üniversite öğrencilerine her akşam 300 üniversite öğrencisine ücretsiz akşam yemeği veren Ömer Günel’dir. Anne-baba-çocuk eviyle, taziye eviyle, kütüphanesiyle, kitap kafesiyle, kültür merkeziyle, istasyon dijital eğitim merkeziyle Kuşadası’nda yaptığı hizmetleri ‘Ya bu bir ilçe belediyesi mi, yoksa bir büyükşehir belediyesi mi’ dedirten Ömer Günel’dir. Adabahçe, Halk Market, konukevi, üç müze, sergi alanları, çocuk ve kadın dayanışma merkezleri, Davutlar İkinci Bahar merkezi ve gençlik merkezi, tenis kulübü, kıyafet eviyle özgün projeleri hayata geçiren, çalışkan ve genç siyasetçi sizin evladınız Ömer Günel’dir. Sokak hayvanlarına rehabilitasyon ve bakım desteğiyle, mama üretim tesisinde yaptığı 154 tonluk üretimle hayvanseverlerin örnek gösterdiği ilçe belediye başkanı, Kuşadası Başkanı Ömer Günel’dir. Adalı Kart’ın sağladığı indirimlerle, Ada Mobil’in hayatı kolaylaştıran hizmetleriyle, bizzat açılışını yaptığım Otizm Yaşam ve Destek Merkeziyle yaptığı hizmetleri saya saya bitiremediğimiz sizin kardeşiniz, evladı Ömer Başkan’a, kıymetli eşinin ve oğluna adını verecek kadar sevdiği adanın Ada evladının huzurunda Ömer Günel’i alnından öpüyoruz.
“Ege’de belediyesiz kalan AK Parti, milli irade hırsızlığına soyundu”
Ömer Başkan şimdi Silivri’desin. 12 metrelik bir hücredesin. Gözün burada, kulağım burada. Burada bir tarafta Kuşadası’nın, Aydın’ın hizmetini, Aydın’ın oyunu alıp kaçanlar; bir tarafta sağanak yağmurun altında, pazar günü bu meydanı doldurup ‘Ömer Günel yalnız değildir. Ömer Günel onurumuzdur’ diyen binlerce hemşehrin var. Sen milletin gönlündesin. Biliyorsunuz geçtiğimiz ağustos ayında Aydın büyük bir travma yaşadı. Malum Ege’deki bütün iller CHPtarafından alınmıştı. Yani Balıkesir’den Manisa’ya, Muğla’dan Denizli’ye, Afyon, Kütahya, Uşak tüm iller CHP tarafından Alınmıştı. Artık Ege’den deport edilenler, ‘Artık sizi Ege’de istemiyoruz. Talanınızı istemiyoruz. Yalanınızı istemiyoruz. Yaptığınız, buraya dayattığınız, bu rant düzenini istemiyoruz’ diyenler AK Parti’yi Ege’de belediyesiz bırakmışlardı. Buna milletin bu tercihine saygı duymak, bir sonraki seçime hazırlanmak, hatayı, kusuru kendinde aramak yerine; birileri siyasi bir yan kesiciliğe, milli irade hırsızlığına soyundular ve Aydın’ın iradesini çalmaya kalktılar.

“Ömer Günel’e yapılan operasyon ‘topuklayan efe’nin transferinin bedelidir”
Dünya kadar arkadaşımız iftiralara direnirken, dünya kadar arkadaşımız onurunu, haysiyetini koruyup zindanlara katlanırken Aydın’ın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın önüne bazı dekontlar koydular. Allah muhafaza, o dekontu zaten bilsek, o yolsuzluğu bilsek, o faturaların o üçkağıtçılara ödetildiğini bilsek onu partide zaten kendimiz tutmazdık. Ama ona şunu dediler: ‘Ya hapse atılacaksın ya AK Parti’ye katılacaksın.’ O da dedi ki ‘Evet, ben Aydın’ın iradesini satarım, çalarım ama bir de şirketimiz var, onun da kurtarılmasını isterim.’ İşte Ömer Günel’e yapılan operasyon Aydın’ın iradesinin AK Parti’ye satılmasının eski adı ‘Topuklu Efe’ olan ‘topuklayan efe’nin transferinin bedellerinden biridir. Bu transferle Aziz İhsan Aktaş’ın, Özlem Çerçioğlu ile kurduğu kirli ilişkinin temizlenmesi, hakkında yürüyen operasyonların bir kenara getirilip takipsizlik verilmesi, beraat verilmesi vaatlerin biridir. Bir diğeri eşinin, batan aile şirketinin kurtarılmasıdır. Üçüncü taksit de kendisinin bu ihanete itiraz eden, direnen, sizin iradenizi savunan Ömer Günel’e iftira atılmasıdır.
“Ömer Günel’e iftira atanı dinleyecek bir Başsavcılık Aydın’da yoktur”
Eğri oturup doğru konuşalım: Ömer Günel’e yöneltilen iftiralar ortada. Bunları alıp da Kuşadası Cumhuriyet Başsavcısı’na götürsen dönüp de bakmaz. Niye? Daha önce beş kere müfettişlerin geldiği, didik didik inceledikleri, dikilen bitkilerin, çiçeklerin tek tek sayıldığı, hata arandığı, kusur bulunamadığı bir dosya ortadadır. Ömer Günel’e ‘Öyle duydum, böyle duydum ama kanıtım yok’ diye iftira atanı dinleyecek bir Başsavcılık Kuşadası’nda yoktur, Aydın’da yoktur. İşte bu yüzden o milli irade hırsızı, 14 Ağustos günü gidip AK Parti’ye katıldıktan sonra, 10 Eylül günü Kuşadası’ndan bir meczup, bir yalancı, elinde kanıtı olmayan bir iftiracı İstanbul’a götürülmüş, Ak Toroslar Çetesi’ne ifade verdirilmiş ve Ömer Günel’in tutuklanmasına ancak ‘evet’ diyebilecek tek savcı, tek hakim İstanbul’da bulunduğu için ‘Ömer Günel burada yolsuzluk yapıyor. Parayı da Ekrem İmamoğlu’na aktarıyor’ yalanı atılmıştır.

“Adayın Özlem’i çıkar karşımıza”
Olay iddiaya göre 2025 yılında yaşanmıştır. Oysa o tarihte Ekrem İmamoğlu Silivri Cezaevi’ndedir. Bütün arkadaşlarımız Silivri Cezaevi’ndedir. Cezaevinde olan birine para aktarmak gibi bir suç gerçekten kopuk olduğu gibi; ahlaktan uzak, vicdandan uzak, alçakça bir iftiradır. Buradan bir kez daha söylüyoruz, 100 mitingde söyledik, 101’incide söylüyoruz: Biz insanların arasındayız, milletin yüzüne bakıyoruz. Kuşadası’nın gözünün içine baka baka söylüyorum ki Ömer Günel masumdur. Ekrem İmamoğlu masumdur. Gençler burada şöyle bağırıyorlar, o topuklayana diyorlar ki ‘Özlem pabucu yarım çık dışarıya oynayalım.’ Özlem sokağa çıkabiliyor mu? Aranıza gelebiliyor mu? Hatır sorabiliyor mu? Yüzünüze bakabiliyor mu? O yapamıyorsa ben milli irade hırsızlığının en tepesine sesleniyorum: Ey Erdoğan! Ben Aydın’da yaptığımız o muhteşem mitingde sana bir çağrıda bulunmuştum. Şimdi o günden bugüne sustun, kulağının üstüne yattın. Şimdi bir kez daha tekrar ediyorum: Özlem Çerçioğlu bu partinin, bu şehrin AK Parti’ye verilmeyen, CHP’ye ve demokratların ittifakına verilen oyları aldı ve senin partine katıldı. Şimdi Aydın’ı, Aydınlılar, ‘CHP yönetsin’ dedi. Sen almadığın bir seçimi siyasi kapkaçla cebine koymaya kalktın. Çok mu güveniyorsun Özlem’e, çok mu inanıyorsun Özlem’e? AK Parti elinde, iktidar elinde, Özlem elinde; teklif burada. Aydın’da, CHP ve AK Parti isterse seçimleri yenileyebiliyoruz. Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin. Hodri meydan.
“Son ankette ‘Özlemli AKP’nin oyu yüzde 18,6’dır”
Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Kuşadası’ndayım, Aydın’dayım. CHP’nin Genel Başkanı olarak sana meydan okuyorum. Milli irade hırsızlığına meydan okuyorum. Aydın’daki on binlerin, yüz binlerin beklentisini söylüyorum. Patron millettir. Sandığı milletin önüne getir. Kararı millet versin. Özlem Çerçioğlu’nu ampulün altına ismini, resmini koyup karşımıza çıkmaya cesaret edebilir mi? Edemez. O da görüyor. Son ankette ‘Özlemli AKP’ yüzde 18,6’dır oyu. Bakın, 18,6. Er ya da geç; zaten genel seçime kadar kaçarsa genel seçimde ama sandık Aydın’ın önüne gelince o Özlem’i de milli irade hırsızlarının hepsini de Aydın böyle ezecek.”
Çerçioğlu’ndan cevap: “İftiraların hesabını yargı önünde verecek”
CHP’lilerin oylarıyla Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen ama AKP’ye katılan Özlem Çerçioğlu, sosyal medya hesabı X’ten yaptığı paylaşımda “CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kuşadası’nda gerçekleştirdiği açık hava toplantısında mesnetsiz ithamlarla şahsıma ve aileme yönelik attığı iftiraların hesabını yargı önünde verecektir!” dedi
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kuşadası'nda gerçekleştirdiği açık hava toplantısında mesnetsiz ithamlarla şahsıma ve aileme yönelik attığı iftiraların hesabını yargı önünde verecektir!
— Özlem ÇERÇİOĞLU (@OZLEM_CERCIOGLU) March 29, 2026
Kamuoyunun bilgisine sunarım.







