ABD ablukasının gölgesinde: Rus petrolü Küba’ya ulaştı

Rus petrolü Küba'ya ulaştı

İSTANBUL (BBC) – Aylardır süren yakıt krizinin ortasında Rusya’dan gelen petrol sevkiyatı Küba’ya ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın “itirazımız yok” açıklaması, Washington’un ocak ayından bu yana uyguladığı fiili petrol ablukasında yumuşama sinyali olarak yorumlandı.

Rusya’dan Küba’ya petrol taşıyan tanker ada açıklarına ulaştı. Interfax haber ajansına göre “Anatoly Kolodkin” adlı tanker yaklaşık 100 bin ton ham petrol taşıyor.

Bu sevkiyat, ocak ayından bu yana Küba’ya ulaşan ilk petrol teslimatı oldu.

Rusya Enerji Bakanı Sergei Tsivilev, gönderilen petrolü “insani yardım” olarak nitelendirdi. Tsivilev, yaptırımlar nedeniyle Küba’nın zor bir durumda olduğunu belirterek bu nedenle sevkiyat yapıldığını söyledi.

Tankerin önümüzdeki saatlerde Matanzas terminaline yanaşarak yükünü boşaltması bekleniyor. Taşınan petrolün, Küba’ya kısa vadede nefes aldırabileceği ifade ediliyor.

Sevkiyatın zamanlaması da dikkat çekici. ABD Başkanı Donald Trump, Rusya dahil ülkelerin Küba’ya petrol göndermesine itirazı olmadığını söyledi. Bu açıklama, Washington’un aylardır sürdürdüğü fiili petrol ablukasında bir esneme olup olmadığı tartışmasını beraberinde getirdi.

ABD yönetimi ocak ayından bu yana Küba’ya petrol akışını fiilen kısıtlamış, hatta petrol gönderen ülkelere gümrük vergisi tehdidinde bulunmuştu. Bu süreçte ada ülkesi ciddi bir yakıt kriziyle karşı karşıya kaldı.

Kriz nasıl derinleşti?

Küba’nın enerji sorunu, Venezuela’dan gelen petrol akışının kesilmesiyle daha da ağırlaştı. ABD’nin 3 Ocak’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu alıkoyması ve ülkeden kaçırmasının ardından, ada ülkesinin en önemli tedarik kaynaklarından biri devre dışı kaldı.

Enerji kıtlığı nedeniyle ülke genelinde uzun süreli elektrik kesintileri yaşanıyor. Son olarak ülkenin elektrik şebekesi çöktü ve yaklaşık 10 milyon kişi elektriksiz kaldı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bu durumun hastaneleri de etkilediğini ve acil ile yoğun bakım hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin risk altında olduğunu açıkladı.

ABD’nin politikası değişti mi?

ABD Hazine Bakanlığı kısa süre önce Küba’yı Rus petrolü sevkiyatının yasaklandığı ülkeler listesine eklemişti. Trump’ın son açıklaması ise bu politikanın değişip değişmediği konusunda belirsizlik yarattı.

Washington’un bu adımının kalıcı bir politika değişikliği mi yoksa geçici bir esneme mi olduğu net değil. Ancak Rus petrolünün adaya ulaşması, aylardır süren krizde Küba için ilk somut rahatlama olarak görülüyor.

Küba hükümeti, Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel liderliğinde ABD ile krizden çıkış yollarını görüşmeye devam ediyor. Ancak tarafların siyasi ve ekonomik “kırmızı çizgileri”, ortak bir zemin bulunmasını zorlaştırıyor.

Küba, turizm gelirlerindeki düşüş ve ekonomik yönetim sorunlarının da etkisiyle Soğuk Savaş sonrası en ağır ekonomik ve enerji krizlerinden birini yaşıyor. Mevcut yakıt ablukası ise bu tabloyu daha da ağırlaştırmış durumda.

ABD-Küba gerilimi yeniden mi tırmanıyor?

Trump daha önce İran’daki operasyonların ardından sırada Küba’nın olabileceğini ima etmişti.

ABD Başkanı, Air Force One’da gazetecilere yaptığı açıklamada “Küba ile görüşüyoruz ama önce İran işini bitireceğiz” dedi.

Washington yönetimi on yıllardır Küba’nın komünist yönetimini eleştiriyor ve insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırımlar uyguluyor.

Ancak 1962 Küba Füze Krizi sonrasında ABD, Sovyetler Birliği ile yapılan anlaşma kapsamında Küba’yı işgal etmeme taahhüdünde bulunmuştu.

Trump yönetiminin olası bir müdahale için hangi hukuki zemini kullanabileceği ise henüz net değil.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.