İmamoğlu bilirkişi davasında: “Biz nasıl bir örgütüz? Yoksa bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor?”

İSTANBUL (Medyascope) – İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, “bilirkişi” davasının dördüncü duruşmasında savunma yaptı. İmamoğlu mahkeme heyetine, “Biz nasıl bir örgütüz? Yoksa bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor?” sordu. Duruşma 13 Temmuz’a ertelenirken, İmamoğlu hakkında davadaki sözleri nedeniyle soruşturma başlatıldı.

İmamoğlu Demirtaş ve Özdağ'a sahip çıktı

Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu, “bilirkişi” davasının dördüncü duruşmasında Silivri’de hâkim karşısına çıktı.

İmamoğlu, CHP’li belediyeler ve kendisi hakkındaki soruşturmalarda bilirkişi olarak atanan Satılmış Büyükcanayakın ile ilgili sözleri gerekçesiyle “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla yargılanıyor.

Duruşma, HSK kararnamesiyle hakimi değişen ve yeni hakimin 22 Aralık 2025’te göreve başladığı İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi‘nce görüldü.

Mahkeme heyeti, dosyaların başsavcılıktan istenilmesine, dosyanın TCK 277’den ön ödeme kapsamına alınmasına TCK 278’den devam edilmesine ve 13 Temmuz saat 10:00’a ertelenmesine karar verdi.

“Biz nasıl bir örgütüz? Yoksa bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor?”

Hakim karşısına çıkan İmamoğlu, turkuaz basın kartı olmayan gazetecilerin salona alınması gerektiğini söyledi.

“Bu mahkeme başladığından beri yargıç değişiklikleri ile karşılaştım. Siz üçüncü hakim oluyorsunuz” diyen İmamoğlu, devamında “Bu absürt davada yargılanıyorum. Ne yapmam gerekiyor? Milletin önünde kasıtlı iftiralar atılırken kendimizi savunmayıp, ‘Ya rabbi şükür’ diyecek halimiz yok” diye konuştu.

“Her yerde soruyorum: Biz nasıl bir örgütüz?” diye soran İmamoğlu, “Yoksa bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor? Evlatlarının hayat boyu kariyerlerindeki uzmanlık ve marifetlerini ve performansına bakarak oluşturduğumuz, sadece üst yönetici sayısı 1.300 olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin nitelikli, hizmet konusunda tarihi başarılara imza atan İstanbul Büyükşehir Belediyesi mi; yoksa o kötülüklerin taşlarını döşeyen, o işleri planlayan insanlar mı örgütlü suç işliyor? Cevap çok net, çok basit” dedi.

“Yargıdaki ahtapot kolları”

Hakkında açılan davalarda yaşanan hakim değişimlerini ve sürgünleri anlatan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Yargı tehdidi tüm Türkiye’ye yayılmaya başladı. Yargıdaki İmamoğlu dizaynına gelelim. İBB davasının görüldüğü mahkemede özel bir yargılama düzeni kuruldu. Kişiye özel heyet kuruldu. 1,5 milyar lira harcanır mı duruşma salonuna? İnşaata meraklı bir yargı mensubu akıl edebilir ancak. Burada kurulan düzen hukuka sadık kalanları cezalandıran bir düzendir. Öfkem çok büyük. Sizin huzurunuzda Türk milletine bakarak konuşuyorum. Ben öfkemi akla, mantığa dönüştüren insanım; kine nefrete değil. İnsanlar aylardır hak mücadelesi veriyor. Hâlâ iddianamesi olmayan emekçiler var bir yılı aşkın süredir. Bir tane AK Partili belediyeyle ilgili hiç mi soruşturma olmaz? Yargıdaki ahtapot kolları. Ahtapotun kolları Sayın Cumhurbaşkanı’nın deyişi. Kişi kendinden bilir işi. Terfi alanlar Ankara’ya gönderildi. Bu sistemde hukuk değil, beklentiye uyum ödüllendiriliyor. Yalakalık ve dalkavukluk bu milletin tek bir evladına yakışmaz.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atanan Cahit Cihad Sarı’yı işaret eden İmamoğlu, “Sorgu sırasında bana ‘Ekrem Başkan sorgu bitti, kusura bakmayın ayaktayız. Yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz, masanın bu tarafına geçersiniz, biz de o tarafa geçeriz, siz bizi yargılarsınız’ dedi. Ben de ‘Neden böyle düşünüyorsunuz, suç mu işliyorsunuz, benim Cumhurbaşkanı olma hedefim sizi yargılamak mı? Biz bu ülkeye adalet gelsin diye mücadele ediyoruz çok yazık’ dedim. Bu kişi Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü oldu” dedi.

İmamoğlu şöyle devam etti:

“Bana karşı dört defa seçim kaybettin, yine kaybedeceksin. Bu kafa artık seçim kazanamaz. Rakibine terörist diyenden Cumhurbaşkanı olmaz. ‘Belediyeleri silkeleyin’ dedi. Zorluk çıkarıldı, hesaplara bloke konuldu ama biz hizmet ettik. Çıkalım şehir şehir gezelim, yağma talan rant deyince kim gelecek bu milletin aklına? Savcılar bile soru sorarken ‘beyana göre’ diyor, ‘delile göre’ demiyor. Kimi malıyla, kimi eşiyle tehdit edildi. Asrın hukuksuzluklarına imza atılıyor. Şimdi çıkmış CHP Genel Başkanı’nı, Muhittin Böcek’i tehdit ediyor. Utanmadan ‘Mahkeme salonları siyaset sahnesi değildir’ diyorlar. Savcı cübbesiyle ‘asrın yolsuzluğu’ deyip, bakan koltuğunda da aynı sözü söyleyen kim? TRT, Anadolu Ajansı bizi nasıl sefil ettiler, 2019 yılında milletin iradesini nasıl yok saydılar? Allah onları bildiği gibi yapsın. Haysiyet cellatlığı yapıyorlar. Çağlayan Adliyesi’ni kötü bir magazin sayfasına çevirdiler.”

“Tek derteri yaptığı rezillikler”

İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i eleştirerek, “İnsanları, aileleri mağdur ediyorlar, haysiyet suikastlığı yapıyorlar. Sonra ‘annem üzülüyor, babam üzülüyor.’ Vah benim garibim, vah benim mini minnacığım. Bakan tapu listesi çıkınca kime saldıracağını şaşırdı. Tek dertleri yaptığı rezillikler konuşulmasın. Babasına kimse bir şey demesin, çok üzülüyormuş ama çocuklar, anneler feryat feryat ağlasın öyle mi? Hak ettikleri muameleyi adil yargı geldiğinde görecek” diye konuştu.

İmamoğlu, “Cesareti artırmanın gerektiği her şeyi yapacağım, asla vazgeçmeyeceğim. Bu kumpasların içinde olanlar ‘anayasal düzeni bozma’ suçundan hesap verecektir. Aziz milletimiz hesabı da sandıkta kesecektir” dedi.

Ekrem İmamoğlu, “Gazetecilik yaptığı için Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardağ neden hapiste? BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen neden hapiste?” diye sorarak, tutuklamalara tepki gösterdi.

İmamoğlu’num avukatları Hasan Fehmi Demir ve Fikret İlkiz, bu aşamada ekleyecekleri bir husus olmadığını belirtti. Savcı, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için soruşturma dosyanın henüz gönderilmediğini, eksik hususların giderilmesini istedi.

Hakim, dosyaların başsavcılıktan istenilmesine, dosyanın TCK 277’den ön ödeme kapsamına alınmasına TCK 278’den devam edilmesine ve 13 Temmuz saat 10:00’a ertelenmesine karar verdi.

Jet hızıyla soruşturma

İmamoğlu hakkında dava sırasında yaptığı savunma nedeniyle “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlamasından yeni bir soruşturma başlatıldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

“İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2025/125 esas sayılı dosyasının 30.03.2026 tarihli duruşmasında ifade veren sanık Ekrem İmamoğlu hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yürütmüş olduğu ve kamuoyunda İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü olarak bilinen soruşturmada görevli yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle, ‘kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit’ suçlarından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır.”

Ne olmuştu?

Ekrem İmamoğlu, 27 Ocak 2025’te yaptığı bir konuşmada, Akın Gürlek hakkında isim vermeden eleştirilerde bulunmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı gün İmamoğlu hakkında “tehdit” ve “terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef göstermek” suçlamalarıyla soruşturma başlatmıştı.

Gürlek ile ilgili soruşturmanın ardından İmamoğlu, Saraçhane’de, “Turpun Büyüğü” başlıklı bir basın toplantısı düzenlemişti. CHP’li belediyeler ve kendisi hakkında yürütülen soruşturmaların çoğunda bilirkişi olarak Satılmış Büyükcanayakın’ın görevlendirildiğini anlatmıştı.

İmamoğlu, İBB, Esenyurt ve Beşiktaş belediyeleri ile kendisi hakkında yürütülen bazı soruşturmalarda bilirkişi olan Büyükcanayakın için “Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinde ‘sahte bilirkişi raporu yazmak’ iddiasıyla yargılandığı bir dava oldu mu? Sevdalısı savcılar herhalde biliyordur bunu” demişti.

İmamoğlu’na, “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs”ten dava açılmıştı.

İddianamede ne deniyor?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu’nun 27 Ocak 2025’te düzenlediği basın toplantısında, “açıkça, bilirkişinin görev aldığı bir kısım soruşturma ve kovuşturmalardan bahsettiği, dosya içerisindeki mevcut çözümleme tutanağı ile de sabit olduğu üzere, bilirkişi ve yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olmadığı yönünde bir kamuoyu oluşmasını amaçladığı” belirtildi.

Bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla, bilirkişinin, İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülen çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yaptığı resmi bilirkişilik görevini etkilenmeye çalışıldığı öne sürülen iddianamede, böylece İmamoğlu’nun, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza mahkemesinde görülmekte olan dava dosyasını etkilemeye teşebbüs ettiği savunuldu.

Duruşmalarda neler yaşandı?

Ekrem İmamoğlu 12 Haziran 2025’teki ilk duruşmaya katılmadı. O duruşma sadece 17 dakika sürdü. Ara kararını açıklayan mahkeme, duruşmayı 26 Eylül’e erteledi.

İkinci duruşmada ise İmamoğlu’nun müdafi avukat Mehmet Pehlivan’ın dosya kapsamında davaya katılma yönünde talepte bulunması halinde kararın değerlendirilmesine, bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın’ın dinlenmesi talebinin reddine karar verildi.

Heyet, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazılarak Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi 2 No’lu duruşma salonunda yapılmasına karar verdi. Duruşma 12 Aralık 2025’e ertelendi.

Üçüncü duruşmada ise tutuklu bulunan Mehmet Pehlivan’ın müdafilik talebi reddedildi. Savcılık, esas hakkında mütalaanın hazırlanması dosyanın kendisine tebliğ edilmesini istedi. Hakim, eksik hususların giderilmesine, esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine ve bir sonraki celsenin 30 Mart 2026’ya bırakılmasına karar verdi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.