Yemen’deki Husilerin savaşa girmesi ne anlama geliyor?

Husiler

İSTANBUL (AP, Guardian) – İran destekli Husilerin İsrail’e yönelik saldırılarla savaşa dahil olması, çatışmanın seyrini değiştirebilecek bir gelişme. Özellikle füze ve drone kapasitesiyle dikkat çeken Yemen’deki Husilerin de savaşa dahil olmasıyla artık asıl risk, Kızıldeniz’deki deniz ticaretinin hedef alınması.


Haberin özeti:

  • İran destekli Yemen’deki Husilerin İsrail’e yönelik saldırıları, çatışmanın seyrini değiştirebilir ve bölgesel dengeleri etkileyebilir.
  • Uluslararası deniz ticaretini etkileyebilecek kapasiteye sahip olan ve Körfez ülkelerini hedef alabilecek füze ve insansız hava araçları bulunan Husilerin Kızıldeniz’deki ticaret yollarını hedef alması, küresel ticareti olumsuz etkileyebilir.
  • Husiler, Yemen’in Şii Müslüman azınlığı Zeydilerin bir alt mezhebinden oluşan silahlı grup.

İran destekli Husilerin Ortadoğu’daki savaşa dahil olması, çatışmanın kapsamının genişleyebileceğine dair endişeleri artırdı. Yemen’deki Husiler, İsrail’e yönelik füze saldırıları düzenlediklerini açıkladı.

Peki Husilerin de savaşa dahil olması bölgesel dengeleri nasıl değiştirecek?

Asıl risk: Kızıldeniz ve ticaret yolları

Uzmanlara göre Husilerin savaştaki rolünün gerçek etkisi, yalnızca İsrail’e yönelik sınırlı füze ve drone saldırılarıyla mı kalacağı yoksa Kızıldeniz’deki kritik geçiş noktası Bab el-Mendeb Boğazı’nı hedef alıp almayacağına bağlı olacak.

Yemen ile Afrika Boynuzu arasında Bab el-Mendeb, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 12’sinin geçtiği bir hat üzerinde bulunuyor. Daha önce İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisiyle birlikte düşünüldüğünde, iki geçiş noktasının aynı anda aksaması küresel ticaret açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Yemen analisti Ahmed Nagi, Husilerin ticari gemilere yönelik saldırılarını artırması halinde bunun yalnızca enerji piyasalarını değil, “tüm deniz güvenliğini istikrarsızlaştıracağını” belirtiyor.

Husilerin geçmişteki saldırıları

Husiler daha önce Kasım 2023 ile Ocak 2025 arasında 100’den fazla ticari gemiyi füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı, iki gemiyi batırdı. Husiler, bu saldırıları İsrail’in Gazze’deki saldırıları nedeniyle düzenlediğini açıklamıştı.

Bu süreçte Kızıldeniz hattı büyük ölçüde riskli hale geldi, bazı büyük deniz taşımacılığı şirketleri rotalarını Afrika’nın güneyinden dolaşacak şekilde değiştirmek zorunda kaldı.

Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre Husilerin kullandığı birçok silah İran’dan geliyor. 28 Şubat’tan beri Husilerin İran adına doğrudan savaşa girmemiş olması dikkat çekiyordu. Ancak son gelişmeler, Tahran’ın bölgedeki müttefik gruplarını daha aktif hale getirdiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

Chatham House uzmanı Farea Al-Muslimi, bu sürecin İran’ın bölgedeki vekil aktörlerini devreye sokma stratejisinin bir parçası olabileceğini ifade ediyor.

Husiler ile ABD arasında Umman arabuluculuğunda Mayıs 2025’te sağlanan ateşkes, Kızıldeniz’deki saldırıları durdurmuştu. Grup bu ateşkesin İsrail’i kapsamadığını vurgulamış olsa da, uzun süre doğrudan çatışmaya girmemişti.

Uzmanlara göre Husiler temkinli hareket edebilir. Bunun nedenleri arasında Suudi Arabistan ile yürütülen dolaylı temaslar ve Yemen’deki siyasi-askeri dengeler yer alıyor. Riyad yönetiminin Yemen’de farklı aktörlerle denge kurmaya çalıştığı, bu nedenle Husilerle de bir uzlaşı zemini arayabileceği değerlendiriliyor.

Yemen için ne anlama geliyor?

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, Husilerin savaşa dahil olmasının ülkeyi daha geniş bir bölgesel çatışmanın içine çekebileceği uyarısında bulundu. Grundberg, bu durumun barış çabalarını zorlaştırabileceğini, ekonomik etkileri derinleştireceğini ve sivillerin yaşadığı zorlukları artıracağını söyledi.

Uzmanlar da benzer şekilde, Husilerin gücünün esas olarak gemi trafiğini kesme kapasitesinden geldiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle grubun atacağı adımların yalnızca askeri değil, ekonomik ve insani sonuçlar da doğurabileceği değerlendiriliyor.

Husiler kim?

Husiler, Yemen’in Şii Müslüman azınlığı Zeydilerin bir alt mezhebinden oluşan silahlı grup. Adlarını hareketin kurucusu Hüseyin el Husi’den almakta. Resmi olarak Ensarullah (Allah’ın yardımcıları) olarak bilinen grup 1990’larda dönemin Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’in yolsuzluklarıyla mücadele etmek için kuruldu.

2014’te Yemen’in başkenti Sana’yı ele geçiren Husiler, kısa sürede ülkenin büyük bölümünde etkili hale geldi. Bunun üzerine 2015’te Suudi Arabistan öncülüğündeki bir Arap koalisyonu Yemen’e askeri müdahale başlattı.

Savaş sırasında Husiler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki petrol tesisleri ve kritik altyapıyı hedef alan füze ve drone saldırılarıyla dikkat çekti.

Yıllarca süren çatışmalar Yemen’de dünyanın en ağır insani krizlerinden birine yol açtı. BM’ye göre Yemen’de 377 bin kişi hayatını kaybetti, dört milyon kişi yerinden edildi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.