İsrail’de “Ölümcül saldırıda bulunmakla suçlanan Filistinlilere idam” yasası kabul edildi

İSTANBUL (Medyascope, The Guardian) – İsrail parlamentosu, ölümcül saldırılardan suçlu bulunan Filistinlilere idam cezası öngören bir yasayı kabul etti. Avrupa ülkeleri ve insan hakları örgütleri düzenlemeyi ayrımcı olduğu gerekçesiyle sert biçimde eleştirdi.

İsrail'de "Filistinlilere idam"
İsrail’de “Filistinlilere idam” öngören yasa kabul edildi

İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen yasa, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da askeri mahkemelerin “terör eylemi” olarak nitelendirdiği ölümcül saldırıları kasıtlı olarak gerçekleştirdiği belirlenen Filistinliler için idam cezasını temel ceza olarak öngörüyor.

Tasarıya göre idama mahkûm edilenler, yalnızca yetkili personelin ziyaret edebileceği ayrı bir tesiste tutulacak; avukat görüşmeleri ise sadece video bağlantısı üzerinden yapılacak. İnfazlar, hükümden sonraki 90 gün içinde uygulanacak.

İsrail, idam cezasını bugüne kadar çok nadir uyguladı. Bu ceza yalnızca istisnai durumlarda verildi ve en son 1962 yılında Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann idam edildi.

İlmek şeklinde rozet

Yasanın en güçlü destekçilerinden Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, öneri kapsamında idamları simgeleyen ilmek şeklinde bir rozet takmasıyla dikkat çekti.

Ben-Gvir, asmanın, elektrikli sandalye ve “ötanazi” olarak tanımladığı yöntemle birlikte seçeneklerden biri olduğunu söyledi ve bazı doktorların bu konuda yardım teklif ettiğini öne sürdü.

Basit çoğunlukla karar

Yasa, mahkemelerin savcı talebi olmadan ve oybirliği aranmaksızın basit çoğunlukla idam kararı verebilmesine imkân tanıyor. İşgal altındaki Batı Şeria’daki askeri mahkemelere de idam cezası verme yetkisi tanınırken, savunma bakanına görüş bildirme hakkı veriliyor.

İşgal altındaki Filistinliler için düzenleme, temyiz ve af yollarını büyük ölçüde ortadan kaldırırken, İsrail içinde yargılanan mahkûmların cezalarının müebbet hapse çevrilmesi ihtimali bulunuyor.

Tepkiler

Yasa, İsrail’in ceza politikasında önemli bir sertleşme anlamına geleceği uyarılarıyla muhalefetin tepkisini çekti.

Askeri yetkililer ve bazı bakanlıklar, düzenlemenin uluslararası hukuku ihlal edebileceği ve İsrailli personelin yurtdışında tutuklanma riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

Yasa yürürlüğe girdikten sonra Yargıtay tarafından incelenip iptal edilmesi de mümkün.

Geçen ay Birleşmiş Milletler uzmanları, düzenlemenin yaşam hakkını ihlal edeceği ve işgal altındaki topraklarda Filistinlilere karşı ayrımcılık yaratacağı uyarısıyla İsrail’e tasarıyı geri çekme çağrısı yaptı. Uzmanlar, yasanın mahkemelerin bireysel koşulları değerlendirme yetkisini ortadan kaldırdığını ve orantılı ceza verilmesini engellediğini belirtti. Ayrıca asmanın uluslararası hukuk kapsamında işkence veya zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı ceza sayıldığını vurguladı.

Avrupa Birliği’nin diplomatik servisi de idam cezasının yaşam hakkını ihlal ettiğini ve işkence yasağını çiğneme riski taşıdığını belirterek tasarıyı kınadı.

Şubat ayında Uluslararası Af Örgütü, İsrailli milletvekillerine yasayı reddetme çağrısı yaparak düzenlemenin “Filistinlilere karşı ayrımcı biçimde idam cezalarının kullanımını genişleteceğini” ifade etti.

Pazar günü Britanya, Fransa, Almanya ve İtalya da yasayla ilgili “derin endişe” duyduklarını belirterek, düzenlemenin İsrail’in demokratik ilkelere yönelik taahhütlerini zayıflatma riski taşıdığını bildirdi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.