Zeytin Dalı’nda bu hafta Müge İplikçi’nin konuğu yazar Hamdi Koç, “Zarar Vereceksin” adlı yeni romanını üzerinden, eserlerindeki ana temaları, karakter derinliğini ve Türk edebiyatına bakış açısını anlattı.
Zeytin Dalı programına konuk olan yazar Hamdi Koç, edebiyat yolculuğunu, son romanını ve yazarlık anlayışını anlattı. Koç, yazarlığın kendisi için bir zorunluluk değil, tamamen kişisel bir tatmin alanı olduğunu vurgulayarak, “Yazarken mutlu olamazsak niye yazacağız? Vazife gereği değil, kendimiz için yazıyoruz” dedi.
“Kendimi kurtarıp onu ateşe atıyorum”
“Çıplak ve Yalnız” romanında öne çıkan Mesut karakteriyle özel bir bağ kurduğunu belirten Koç, bu karakterin zamanla kendisi için vazgeçilmez hale geldiğini söyledi. “Mesut’tan başka hiç kimsenin hayatıma renk katamayacağını hissettim. Onun düşündüğü gibi düşünmeyi öğrendim” diyen yazar, karakterle kurduğu bağı “bazen kendimi kurtarıp onu ateşe atıyorum” sözleriyle anlattı.
Koç, yazarlık sürecinde en zorlandığı alanın diyaloglar olduğunu belirterek, doğal ve akıcı konuşma dilini yakalamanın büyük çaba gerektirdiğini söyledi. “Gündelik hayatta nasıl konuşuyorsak onu, kulağı tırmalamayacak şekilde yazmak lazım” diyen Hamdi Koç, bu nedenle tiyatro yazarlarının ayrı bir yerde durduğunu söyledi.
“Büyük paraların döndüğü sistemlerde yozlaşma kaçınılmazdır”
Eserlerinde ironiye sıkça yer verdiğini belirten Koç, insanları ve olayları tek yönlü değerlendirmediğini vurguladı, “Hiçbir durum bana tamamen iyi ya da kötü görünmüyor. Anlatırken mutlaka ironik bir taraf buluyorum” dedi.
Koç, romanındaki siyasi arka plana da değinerek devletin insanoğlunun en kötü icadı olduğunu düşündüğünü belirtti. Yazar Koç, büyük paranın döndüğü sistemlerde yozlaşmanın kaçınılmaz olduğunu savundu.
Kitap tanıtım bülteni
Yalnızlık berbat bir şey, nasıl görünürsen görün kalabalıkta kimseye çarpmamaya çalışarak yürüyen çatlak camdan başka bir şey değilsin.
Çıplak ve Yalnız’ın başkahramanı Mesut Akarsu, amcasının ölümü üzerine bir haftalığına geldiği Ünye’den “asırlardır” geri dönememiştir. Uğradığı silahlı saldırıdan kurtulunca, canına kastedenleri bulup cezalandırmaya karar verir; ölesiye sadık adamları, pahalı silahları ve son model Mercedes’iyle Karadeniz’den Ankara ve İstanbul’a uzanan kanlı bir hesaplaşmaya girişir.
Zarar Vereceksin siyasetin kirli ilişkilerini,insanın çıkarcılığı ile yalnızlığını Hamdi Koç’un
iyi bildiğimiz akıcı üslubu, alaycı mizahı ve müthiş diyaloglarıyla anlatan, sürükleyici bir intikam hikâyesi…







