İBB davasında 2. duruşmada 14. gün: İtirafçılar savunma yaptı

İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasının ikinci duruşmasının 14’üncü gününde itirafçı sanıklar Serbülend Danış, Gözdem Ongun ve Süleyman Çetinsaya savunmalarını yaptı. Gözdem Ongun’un avukatı, itirafçı beyanlarının yapay zekâ ile çoğaltıldığını iddia ederken, tutuksuz sanık Nazan Başelli 338 günlük tutukluluğunun ardından tahliye edildi.

Operasyonlardan ikinci celseye,İBB davasında 2. duruşmada 14. gün: İtirafçılar savunma yapıyor
İBB davasında 2. duruşmada 14. gün: İtirafçılar savunma yaptı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 51’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasına, 14. günde devam ediliyor.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi karşısında inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen duruşmaya, itirafçı sanık Adem Tuncay’ın avukatı Bedirhan Şimşek’in savunmasıyla başlandı.

Avukat Şimşek, müvekkilinin İBB’de duyduğu ve net bilgisi olmadığı durumları savcılığın araştırması için söylediğini savundu. Şimşek, iddianamede somut olarak neyle suçlandıklarını bilmediklerini, dosyada yeterli belgenin olmadığını belirtti.

Serbülend Danış’dan Baki Aydöner’e suçlama

Bir diğer itirafçı tutuksuz sanık iş insanı Serbülend Danış’ın savunmasına geçildi. Soruşturma aşamasındaki savcılık ifadesini tekrar eden Danış, “Sanıklar Baki Aydöner ve Bulut Aydöner iddianamede anlatıldığı şekliyle iki adet arsamı zorla elimden aldılar” iddiasında bulundu.

Eski CHP PM Üyesi Baki Aydöner’i suçlayan Danış, “Ben iş adamıyım, tüccarım, hiçbir zaman siyasete girmek istemedim. Siyasete girmek istediğim için temas ettiğim yalanına sığınan sanık, mahkeme huzurunda beyanının da gerçek dışı ifadelerle, olmayan soruşturmalarla şahsımı karalamaya çalışmış” iddialarını öne sürdü.

Danış’ın savunmasının ardından Baki Aydöner soru yöneltmek için söz aldı. Aydöner, Danış’ın, iddianamede geçen “İBB’de Baki Aydöner dışında kimseyle görüşmedim” ifadesini sordu. Danış, böyle ifadesi olmadığını söyledi.

Baki Aydöner, Danış’a, “İlk ifadenizde ne Baki Aydöner’den ne de ‘Sistem’den bahsetmiyorsunuz. Sonra 30 kez Baki, yedi kez ‘sistem’ diyorsunuz. Neden ilk ifadenizde değil de sonraki iki ifadenizde bahsediyorsunuz?” diye sordu. Danış sorunun ardından “Siz başkan danışmanı değil misiniz” dedi. “Ben başkan danışmanı değilim, ispatlar mısınız?” diye sordu. Danış ise, “Öyle dedin” yanıtını verdi.

Mahkeme başkanı, sorularına devam eden Baki Aydöner’in mikrofonunu kapattı. Mahkeme başkanı, Aydöner’in sorularının dosyayla alakası olmadığını öne sürdü ve “Müge Anlı programına çevirdiniz” burayı dedi. Mahkeme başkanı, Baki Aydöner’in avukatının itirazları üzerine, “Biz heyet olarak öyle karar verdik, alakası yok soruların” diye konuştu.

“Murat Ongun’un eşi olmak suç sayılmış”

Tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun’un savunmasına geçildi. “Murat Ongun’un eşi olmak suç sayılmış” diyen Gözdem Ongun, İBB, iddianamede adı geçen şirketler ve ihalelerle ilgilisi olmadığını söyledi.

Tasarımcı olduğunu söyleyen Ongun, takılar tasarlayıp satışa sunduğunu, şirket kurduğunu, vergilerini eksiksiz ödediğini belirtti. “Bunların hepsini kendim yaptım, Murat değil” diyen Ongun, rüşvet iddialarını reddetti. Ongun, “Emrah Bağdatlı arkadaşımızdır. Ben kendi işimi kurduğum sırada tüm arkadaşlarımız gibi Emrah da bana destek oldu. Dostane destekler… Bir doğum gününe, bir şeye gideceği zaman benden ürün almak gibi veya dost çevresinde benim ürettiğim ürünlere ihtiyaç duyan biri olduğunda bana sipariş yönlendirmek gibi… Dediğim gibi bunu bütün dostlarımız yaptı” dedi.

Gözdem Ongun, “Bana sipariş veren müşterinin başka kişiyle hangi hukuki ya da ticari ilişkide olduğunu bilmem” dedi. Ongun, kime, ne sattığının faturalarının da avukatı tarafından mahkemeye sunulacağını ifade etti.

Gözdem Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya, savunmasına başladı. Avukat Sertkaya, itirafçı sanık Muhittin Palazoğlu’nun şirketinde yapılan aramada, etkin pişmanlık ifadesi veren 6 kişinin kaşesinin bulunduğunu belirtti.

Sertkaya, altı kişinin dosyadaki ifadesinden herhangi birini “Bu ifadeyi hangi farklı alternatifle çoğaltabilirsin” diye yapay zekaya sorduğunu söyledi. Sertkaya, yanıt olarak dosyadaki diğer beş ifadenin kendisine alternatif olarak sunulduğunu ifade etti. Sertkaya, “Meğer savcılık makamında şirket yetkilileri değil, yapay zekâ varmış” dedi.

“Var mı başka bir talebin?”

Tutuklu Murat Kapki’nin 73 yaşındaki kayınpederi tutuksuz sanık Hacı Ahmet Gül’ün savunmasına geçildi. İddianamede adı sadece dört kez geçen Ahmet Gül, savunmasına başladığı sırada mahkeme başkanı araya girdi.

Mahkeme başkanı, “Kendini de yorma bizi de yorma, oralarda uğraşma, boşver, tamam” dedi. Gül, kızından kendine meşgale bulmalarını istediğini, şirkette böylece görev yaptığını söyledi. Mahkeme başkanı, “‘Suçlamayı kabul etmiyorum, beraatime karar verilsin’ diyorsun. Var mı başka bir talebin? Söyleyeceğin ilave bir şey?” deyip Gül’ün savunmasını geçti.

Gözdem Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya, iddianamede yer alan itirafçı beyanlarının yapay zekâ uygulamasıyla çoğaltıldığını kanıtladı.

Sertkaya, savunmasında söylediği sözler ve duruşma salonunda yansıttığı görseller şöyle:

“Müvekkilim Gözdem Ongun hakkında bir kontrol tedbirinin uygulanması ve hakkında bir suç isnadında bulunulması nasıl mümkün olacak? Tabi ki Mürettebat, KMD Reklam, ED İletişim, SYK Roll, LAP Turizm ve Aslım Reklam şirketlerinin yetkilileri Eray Demir, Mert Saraç, Mustafa Değercan, Özcan Demirci, Serkan Yıldız ve Ali Can Akün savcılık makamına kendi ayaklarıyla gelip ifade verecek. Bu ifadeler dayanak gösterilerek hem Müvekkilim hakkında tutuklama tedbiri istenip adli kontrol tedbiri uygulanacak hem de suç isnadında bulunulacak. Böylece istenen kurban alınmış olacak. Peki savcılık makamına aynı gün kendi ayaklarıyla gelen bu şirket yetkilileri ifadelerinde neler söylemiş ona da bakalım. Rica etsem görseli ekrana yansıtabilir misiniz?

İBB davasında 2. duruşmada 14. gün: İtirafçılar savunma yaptı

Şu an ekranda bu altı şirket yetkilisinin verdiği ifadelerden birer bölüm görüyorsunuz. Ben bunlardan birisini aldım ve en bilinen yapay zekâ uygulamalarından birisi olan ChatGPT’ye sordum.

Bu ifadeyi hangi farklı alternatifle çoğaltabilirsin diye? Aldığım cevabı şimdi göstereceğim. Rica etsem görseli ekrana yansıtabilir misiniz?

İBB davasında 2. duruşmada 14. gün: İtirafçılar savunma yaptı

CHATGPT diğer beş şirket yetkilisinin verdiği ifadeyi bana alternatif olarak sundu. Meğer Savcılık makamında bu altı şirket yetkilisi değil yapay zekâ vermiş ifadeyi. Şaka değil yapay zekâ ile beyan çoğaltıldığının kanıtıdır budur. Yani bu altı şirket yetkilisinin verdiği ifadeler özünde ifadeyi verenlerin gerçek iradesini yansıtmıyor. Bu kişiler yapay zekâ tarafından hazırlanan ve önlerine konulan ifadeleri imzalamışlar. Bu da Türk hukuk tarihine geçsin!”

“Hiçbir reklam şirketinden para almadım”

Medya A.Ş.’de görsel yayınlar ve yapımlarda görev yapan Sibel Karakurt’un savunmasına geçildi.

Karakurt, hak ediş evraklarını imzaladığını, ihale veya ödeme işlemlerinde görev ve yetkisinin olmadığını söyledi. “Rüşvet almak” ile suçlanan Karakurt, “Rüşvet çok ağır suçlamadır. Hiçbir reklam şirketinden para almadım, böyle bir işleme tanık da olmadım. Hak ediş komisyonundaki görevimden dolayı bu suçlama yapılmıştır” dedi. Karakurt, Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in avukatı Burak Candan, “Hak edişlerin erken ya da geç ödenmesiyle ilgili müvekkilimin bir talimatı oldu mu?” Sorusuna “Hayır” yanıtını verdi.

Emre Dündar savunma yaptı

17 yıldır İBB’de memur olarak çalışan tutuksuz sanık Emre Dündar, savunma yaptı. Dündar, bugüne kadar hiçbir disiplin cezası dahi almadığını söyledi. “Devlet memuruna yakışır şekilde, görevime gereken ciddiyeti vererek çalışmaktayım” diyen Dündar, Eylem 98’de belirtilen ihaleye fesat karıştırma suçunu kabul etmiyorum. Eylem 98’de belirtilen 2021 tarihli 266718 ihale kayıt numaralı ihalede komisyon üyesi olarak görevlendirildim. Devlet Memurları Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında görevimi gerçekleştirdim” ifadelerini kullandı.

Herhangi bir şirket temsilcisiyle bu ihaleye ilişkin bir görüşme veya toplantı yapmadığını söyleyen Dündar, “Telefon kaydı, mesaj, talimat, para hareketi, menfaat ilişkisi ya da şirket bağlantısı yoktur. Bir firmayı ihaleye soktuğuma veya başka bir firmayı dışarıda bıraktığıma ilişkin tek bir tanık anlatımı da bulunmamaktadır” dedi.

“Kimsenin değil devletin memuru oldum”

338 günlük tutukluluğunun ardından tahliye edilen, İBB’de 44 yıldır görev yapan Anadolu Yakası Zabıta Müdürü Nazan Başelli, savunmasına başladı. Başelli, 1982 yılından bu yana 9 farklı belediye başkanıyla çalıştığını anlattı. Başelli, “Kimsenin değil devletin memuru oldum. Neredeyse yarım asırlık memuriyet sicilim tertemizdir” dedi.

Nazan Başelli, Nurettin Sözen, Recep Tayyip Erdoğan ve Kadir Topbaş dönemlerinde ödül aldığını söyledi. Başelli, örgüt üyeliği ve rüşvet iddialarıyla tutuklandığını ancak iddianamede bu suçlamalarla karşılaşmadığını belirtti. Başelli, “İddia makamı keşke beni neyle suçlayacağına karar verseydi” dedi.

Mahkeme başkanı, dava kapsamında 338 gün tutuklu kalan Nazan Başelli’nin avukatının savunmasını kesti. Mahkeme başkanı, avukat savunmasına devam ederken “tek eylem var” deyip mikrofonunu kapattı.

Tutuksuz iş insanı Süleyman Çetinsaya’nın savunmasına geçildi. “Ben hiçbir devlet memuruna rüşvet vermedim” diyen tutuksuz sanık Süleyman Çetinsaya, “beni çay içmeye çağırdılar Çağlayan’a, çay içmenin karşılığı da böyle bir şey çıktı ortaya. Ben devlet müteahhidi değilim. Ben devlete askerlik yaptım, vergi verdim, üzülüyorum” ifadelerini kullandı.

Süleyman Çetinsaya, “Taksim’e, İstanbul’da 6 bin 500 konut yaptım, 6 bin 500 konut yaptım. Bu konutların çevresine 25 milyon dolarlık yol yaptım, köprü yaptım. Ama ne için yaptım? Ben o bölgeyi geliştiren bir adamım, ben o bölgeye değer getiren bir adamım” dedi.

Çetinsaya, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tapularına dair açıkladığı belgelerde bulunan konutlardan Avrupa Konutları ve TEMA İstanbul’u inşa etmişti.

Mahkeme başkanının sorularını yanıtlayan Süleyman Çetinsaya, savcının yazdığı ifadeye imza attığını söyledi.

Çetinsaya, mahkeme başkanının “Şimdi burada bir güçlendirme ruhsatından bahsediyorsunuz. Ruhsat karşılığı para verildiğini anlatıyorsunuz” sorusuna, “Savcı Bey bunu yazdı. Ben önüme koydu, ben de imzaladım. Bir evre okumadım. Sadece kendi yazdığına göre ben bunu yaptım. Ben burada imzamı inkâr etmiyorum. Ben buradan ruhsat aldım 2024’te. Ben güçlendirme ruhsatı aldım. Bu verilen para 2025 yılında Yakup Öner dedi ki: “Bizim” dedi “ihtiyacımız var abi” dedi. Yakup Öner Büyükşehir Belediyesi’nin, Büyükşehir Belediyesi’nin bazı imar dairelerindeki işlerin organizasyonunu yapıyor” dedi.

Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan söz aldı, “Sizden kişisel bir menfaat talep ettim mi” sorusunu yöneltti. Süleyman Çetinsaya, “Hayır. Emrah Şahan Bey çok düzgün bir arkadaşımızdır” dedi.

Süleyman Çetinsaya konuştu

İddianamede, “İmamoğlu suç örgütünün Şişli Belediyesi’ndeki eylemleri” kısmında suçlama konusu olarak Süleyman Çetinsaya’nın ifadesi gerekçe gösterilmişti.

Süleyman Çetinsaya, soruşturma aşamasında savcılıktan telefonla çağrıldığını, avukatsız gittiğini, müşteki olarak ifadesinin alındığını söyledi. Çetinsaya, “Müştekiydim sonra sanık oldum. Bilmiyordum avukatsız gittim. Bilseydim avukat bulur giderdim” dedi.

Süleyman Çetinsaya, Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’nın sorusu üzerine savcılık sürecinde yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Bizi telefonla çağırdılar. Ben oraya gittim. Bize gel, görüşeceğiz dediler. Ben avukatsız gittim. Tabii bu yazılan yazıyla müşteki olarak yazdı. Savcı Bey dedi ki, “Ben” dedi, “senin” dedi, “ifadeni müşteki olarak alıyorum beyefendi” dedi. “Biz” dedi, “sabahın 5’inde seni almadık” dedi. Ben de afalladım. “Ya sabahın 5’inde alınacak ne olabilir?” diye düşündüm kendi kendime. Onun için bugün müştekiyim, sonra sanık oldum.

Ben avukatla gitmedim. Ben bilmiyordum. Bilseydim orada avukat olacak, efendim böyle bir ifade alınacağını bilseydim, kendim bir avukat da bulur giderdim. Nitekim hayatımda ilk defa bu yaşta böyle bir yere çıktım.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş