İSTANBUL (Medyascope, ANF) – PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan, çerçeve yasanın somut bir şekilde uygulanmamasını sert sözlerle eleştirdi. Kalkan, “Sanki yasa uygulanmak için değil de, uygulanmamak için çıkartılmış gibi” dedi.

PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan ANF’ye verdiği demeçte gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kalkan, Meclis’ten geçen çerçeve yasanın büyük bir umut ve heyecan yarattığını söyledi.
Ancak hâlâ somut adımlar atılmadığını vurgulayan Duran Kalkan, “Sadece Takip ve Değerlendirme Kurulu diye yasanın tanımladığı kurul bir toplantı yaptı. Dört alt komisyon oluşturmaya karar verildiğini açıkladı. Ama bu komisyonlar kimlerden oluşuyor, nasıl çalışıyor, geçen süreçte herhangi bir bilgi yok. Yasa taraflara politika yapma imkânı veriyor dedik ama bu politika oyalama, zamana yayma biçiminde olacaksa elbette doğru ve anlamlı bir politika olmaz” dedi.
Yasa üzerinde çeşitli değerlendirme ve tartışmalar da yapıldığını ifade eden Duran Kalkan, “Yazılar yazıldı, sözlü değerlendirmeler oldu, hâlâ da tartışılıyor, neden uygulama adımları atılmıyor diye, bunu tabii adım atacakların politikalarına bağlayanlar da var, iktidarın politikalarına, bundan AKP sorumlu. Yasayı da değerlendiren, eleştirenler var. Çünkü biz yasanın çıkış sürecinde bazı görüşler belirttik, hatta uyarılar yaptık. Fakat bizim sözlerimiz, belirttiklerimiz fazla dikkate alınmadı. ‘Hukuka uygun olmuyor’ dendi. Böyle bir yasa tek yanlı olarak hazırlandı. Ama şimdi hazırlayanlar uygulayamıyorlar. Neden? Çünkü gerçekten de değiştirilmesi, düzeltilmesi gereken şeyler var” diye konuştu.
Yasadan kim yararlanacak?
Yasanın uygulamasının önünü tıkayan etkenlerin olduğunu ifade eden Duran Kalkan şöyle devam etti:
“Bir tanesi; mesela PKK’yi kategorize etti. Süreci Önder Apo yürütüyor; yasa, Önder Apo’yu kapsamına almadı. 800 PKK yöneticisi-kadrosunu kapsamına almadı. Bunu kendileri belirtiyorlar. Bu 800 kişi kim ise, henüz biz kimliklerini bilemiyoruz. Bu durumda şu çıkıyor ortaya: Zaten PKK kadrosu dersen bunlardır. Geriye kalan PKK taraftarlarıdır, yurtseverlerdir. Halbuki PKK için çıkartılan bir yasa denirken, PKK’yi kapsamına almamış bir yasa oluyor. Taraftarlarını kapsamına almış bir yasa. Böyle olmaz. Diğer yandan ise yasanın uygulanması Önder Apo ile tartışılıyor. Yine yönetimimizle tartışılıyor.”
Yasa ile ilgili pek çok soru işaretlerinin olduğunu belirten Duran Kalkan, “Yasanın kapsamadığı kişiler, yasanın uygulanmasını tartışıyorlar. Nasıl uygulayacaklar? Bu çeşitli biçimlerde çözülür dendi. Fakat böyle herhangi bir çözüm olmadı. Diğer yandan bu teyit-tespit o kadar şeye bağlanmış ki, bütün silahlı olanların, PKK’lilerin, herkesin silah bıraktığı devlet kurumlarınca teyit-tespit edilecek; ondan sonra bu yasa uygulanacak. Nasıl teyit-tespit edeceksiniz? Bunun net uygulanabilir yönü yok. Ve böyle bu kadar toptancı. Mümkün değil böyle bir uygulama. Sanki yasa uygulanmak için değil de, uygulanmamak için çıkartılmış gibi” dedi.
- Medyascope Kandil’de | Duran Kalkan Ruşen Çakır’a konuştu: “Bu süreç batmayacak”
- Kandil Dağı’nın tarihteki yeri: Çatışmanın merkezi çözümün parçası olur mu?
- PKK’nın kurucularından Duran Kalkan’ın örgütteki 50 yılı
“Türkiye PKK’yi içine almaya hazır görünmüyor”
Duran Kalkan, adım atılmamasının endişe yarattığını dile getirerek, “Türkiye PKK’yi içine almaya hazır görünmüyor, istekli görünmüyor. ‘PKK yok olsun, buharlaşsın, ortadan kalksın, sorun çözülmüş olsun’ deniliyor. Oysa ki PKK bir güç, bir irade. 60 milyon Kürt varlığından söz ediliyor. Bu Kürt varlığının en güçlü iradesi, en büyük partisi, dört parça Kürdistan’da örgütlü gücü. Bunu devlet yetkilileri de sık sık söylüyorlar ‘PKK’ye bağlılar’ diye. Bu kadar büyük bir gücü, mevcut Türkiye Cumhuriyeti nasıl içine alacak? Bu kadar tekçi, tek yanlı, inkârcı, Kürt’ün adını almayan, adını ağzına alınca halk olduğunu söylemeyen, halk olduğunu söyleyenin bile haklarını söylemediği bir ortamda PKK’yi nasıl içine alacak?” diye sordu.
“Yeni yasalar gerekiyor”
“Bu haliyle Türkiye Cumhuriyeti mevcut yasal yapısıyla PKK’yi içine alamaz. Çok dar, çok tek yanlı, reddedicidir” diyen Duran Kalkan şöyle devam etti:
“Zaten içine alabilmiş olsaydı, PKK bu kadar dışarı çıkmazdı. Kürt sorunu denen sorun böyle var olmazdı. Devletin bu yapısından, sisteminden, siyasetinden dolayı bütün bunlar oldu. Şimdi onlarda hiç değişiklik olmadan, bu kadar mücadele etmiş, devlet dışında bir güç haline gelmiş yapıyı yok etmek, içine almak ya da ‘silahsızlandıracağız, tasfiye edeceğiz’ diyorlar. Nasıl edeceksiniz? Bu ‘imha edeceğiz’ anlamına geliyor, ‘yok edeceğiz’ anlamına geliyor. Sanki böyle kendi kendine PKK buharlaşsın, yok olsun, Kürtler de yok olsun, biz kurtulalım der gibi bir şey var. Böyle olmaz. Bu bakımdan yasanın uygulanması lazım, geciktirilemez de, bu kadar sürece yayılamaz. Uygulanamaz mı? Uygulanır. Yeni yasalar gerekiyor. Yeni yaklaşım gerekiyor. Yasayı uygulamak için uygulayıcıların yeni yaklaşımlar, tarzlar geliştirmesi lazım. Biraz tartışmaları, yeni kararlar almaları gerekli. Fakat bu yönüyle en azından bize yansıyan, kamuoyuna yansımış olan herhangi bir şey göremiyoruz.”
“İmralı’da Öcalan’a ev” tartışmasına da değinen Duran Kalkan, şu aşamada Abdullah Öcalan ile gazetecilerin, aydınların ya da toplumun ileri gelen isimlerinin görüşmediğini hatırlattı. “Şimdi ben birçok şey söyleyebilirim ama yeri değildir, erkendir ne yapıldığı konusunda” diyen Duran Kalkan şöyle devam etti:
“40 gün geçmiş, eskisi gibi DEM Parti Heyeti bir sefer görüştü. Onun dışında hiç kimse gidemedi. Siz bunun propagandasını yapacağınıza; şöyle yer yaptık, böyle yer yaptık, yaptık yapmadık diye şaibe yaratacağınıza, açın kapıları, açık olsun. Herkes görsün, ne yapılmış olduğuna karar versin. Şimdi ben birçok şey söyleyebilirim ama yeri değildir, erkendir ne yapıldığı konusunda. Fakat gerçekten bir şeyler yapıldığına inanılıyorsa, bu konuda böyle iyi şeyler yaptıklarından eminlerse uygun çalışma koşulları yarattık diye, o zaman bu çalışma başlasın. Daha ne bekleniliyor? Ne kadar beklenecek? Niye çalışma ilerlesin diye adım atılmıyor? Niye kamuoyu görmüyor da, bir-iki yetkili açıklıyor bunu? Bunları da görmüşler mi, gerçekten biliyorlar mı yoksa duymuşlar mı, o da değil.”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda görev alacağını açıklamasını değerlendiren Duran Kalkan, “Bir de ilginç, hem İmralı’da bir yer yaptık diye açıklama yaparken, Önder Apo’nun çalışmayı hangi sıfatla yapacağına dönük de açıklama yapıyor. Takip ve Denetleme Kurulu’nun kararını açıklıyor. O kurul değil, Mehmet Uçum niye açıklıyor? Tayyip Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olacağını da açıkladı. Ne ilgisi vardı, niye bu kadar şey bir araya geldi ve o kişi tarafından açıklandı; onu da anlamak zor” diye konuştu.








