ANKARA (Medyascope) – YENİ Parti, 131 yatırım fonunun tasfiye edildiği fon soruşturmasının ardından 15 maddelik kanun teklifi verdi. Teklifle ilgili detayları paylaşan İzmir Milletvekili Ümit Özlale, yurttaşın sırtına ek vergi yüklemeden ve kamu kaynağı kullanılmadan yatırımcıların kayıplarının mümkün olduğunca telafi edilmesini öngördüklerini söyledi.

Kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinen, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasının ardından YENİ Parti kanun teklifi verdi. YENİ Parti Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin hazırlıkları çerçevesinde, 15 maddelik “Yatırımcıların Korunması Amacıyla Bazı Yatırım Fonlarının Adil Tasfiyesi Hakkında Kanun Teklifi” YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale tarafından sunuldu.
Teklifin hedefi: Fatura vatandaşa kesilmeyecek, kamu kaynaklarıyla ödenmeyecek
Teklifle ilgili bugün (24 Eylül) Meclis’te açıklama yapan Özlale, mevcut durumu “Bu fon krizi ortaya çıkmadan önce büyük yatırımcının, bu işte dahli olan üst düzey bürokrasinin ve siyasetin paralarını alıp çıktığı, bütün mağduriyetin küçük yatırımcıya yüklendiği bir krizle karşı karşıyayız” diye değerlendirdi. Kapatılan 131 yatırım fonu için adil bir tasfiye süreci anlattıklarına dikkat çeken Özlale, “Mağdurlar yüksek getiri peşinde koşan ve para hırsı olan insanlar olarak karikatürize ediliyor. Bu mağdurların çok önemli bir kısmı düşük ve alt, orta gelirli tabakadan” dedi.
“Bütün uyarılarımıza rağmen, daha önceden isim isim açıklamamıza rağmen herhangi bir önlem alınmaması manidar” diyen Özlale, bu krizin ancak üst düzey bürokrasinin ve siyasetçinin yol vermesiyle meydana gelebileceğini savundu. Meclis açıldığında araştırma önergesi vereceklerini kaydeden Özlale, kanun teklifiyle ortaya koydukları yol haritasını şöyle açıkladı:
“Fiktif (varsayılan) kazançlar üzerinden değil gerçek değerler üzerinden bir hesap ortaya çıkar, haksız kazancı ve fazla yönetim, danışmanlık ücretini geri al. Varlıkları değerinde değerlendir ve burada gerçekten mağdur olduğunu tespit ettiğimiz vatandaşlara da adil bir şekilde dağıt. YENİ Parti olarak bizim bu kanun teklifiyle ilgili hedefimiz budur. Bizler tasarruf sahibinin kaybına asla seyirci kalmayacağız. Skandalın faturasını da vatandaşımıza, kamu kaynaklarına, kamu bankalarına ödetilmesine asla izin vermeyeceğiz.”
Özlale, gelişmelerde kamu otoritesinin denetim eksikliğine dikkat çekerken “Şu anda önümüzde kamu otoritesinin ihmali ve olası göz yummasından dolayı, piyasa dolandırıcılarıyla, siyasetçiler ve bürokratlar arasındaki çıkar ilişkisinden dolayı her gün ekonomik boyutu daha da yükselen bir kriz ile karşı karşıyayız. Kamu kaynağı ile zarar kapatılmasına ve vatandaşa yeni vergi yüklenmesine, YENİ Parti olarak şiddetle karşıyız” dedi.
Teklifin gerekçesi ve YENİ Parti’nin fon krizine önerileri
YENİ Parti’nin kanun teklifinin gerekçesinde sermaye piyasalarının sağlıklı işleyişinin; tasarruf sahiplerinin haklarının korunmasına, şeffaflık ve eşit işlem ilkelerinin titizlikle uygulanmasına bağlı olduğu vurgulandı. Bazı yatırım fonlarında gözlenen olağandışı fiyat hareketleri, ilişkili taraf işlemleri ve likidite uyumsuzluklarının, yatırımcılar arasında adil olmayan kayıp farklılıklarına ve piyasaya olan güvenin zedelenmesine yol açtığı belirtildi. Olağan piyasa riskinden kaynaklanan zararlar ile hukuka aykırı ve fiktif işlemlerden doğan mağduriyetlerin ayrıştırılması ve yatırımcıların haklarının korunması amacıyla, özel bir tasfiye rejiminin oluşturulmasına ihtiyaç olduğu tespiti yapıldı.
Kanun teklifi ile mali bünyesi olumsuz etkilenen veya mevzuata aykırı işlemlerle karşı karşıya kalan yatırım fonlarının adil, şeffaf ve etkin bir şekilde tasfiye edilmesine ilişkin usul ve esasların belirlendiği ifade edilirken şu temel ilke ve düzenlemeler öngörüldü:
– Eşit İşlem İlkesi ve Gerçek Kaybın Tespiti: Yatırımcıların yalnızca işlem veya ödeme zamanlaması nedeniyle haksızlığa uğramasını önlemek amacıyla bir “Eşit İşlem Tarihi” belirlenmekte; kâğıt üzerindeki fiktif değer artışları yerine yatırımcıların fona fiilen yatırdıkları ve çektikleri tutarların güncellenmesi suretiyle gerçek ekonomik kaybın tespiti esas alınmaktadır.
– Haksız Kazançların Fona Geri Kazandırılması: Fonun kuruluş tarihinden itibaren gerçekleşen usulsüz veya gerçeğe aykırı işlemler denetim altına alınmakta; fona zarar verenlerden, haksız kazanç elde edenlerden, fazla tahsil edilen yönetim ücretlerinden ve suç kaynaklı malvarlığı değerlerinden sağlanan tutarların doğrudan fon malvarlığına aktarılması sağlanmaktadır.
– Bağımsız Yönetim ve Hukuki Koruma: Tasfiye sürecinin çıkar çatışmalarından uzak, alanında uzman kişilerden oluşan bağımsız bir Tasfiye Kurulu tarafından yürütülmesi kurala bağlanmakta; sürecin etkinliğini ve mağduriyetlerin hızla giderilmesini sağlayacak hukuki koruma tedbirleri ile özel yargılama usulleri öngörülmektedir.
– Şeffaflık ve Kamu Kaynağı Kullanılmaması İlkesi: Tasfiye işlemlerinin MKK kayıtlarına dayandırılması, kamuoyuna ve Türkiye Büyük Millet Meclisine düzenli rapor sunulması esası getirilmektedir. Söz konusu zararların Hazine veya diğer kamu kaynakları tarafından üstlenilmesi ya da zararların kamulaştırılması kesin olarak engellenmektedir.
Adil tasfiye süreci nasıl işleyecek?

Özlale’nin teklife dair açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
– Hazine’ye başvurmadan, kamu bankalarına zarar yüklemeden, vatandaşa ek vergi çıkmadan doğru bir tasfiye süreciyle bu mağdurların paralarının yüzde 80’inden daha fazlasının alınabileceği bir yöntemi bugün kanun teklifiyle kamuoyuna sunuyoruz. Çözüm çok basit. Artık piyasa değerinin çok altına düşmüş, tabiri caizse peynir ekmek fiyatına satmak yerine; gerçek fon varlıklarını koruyan, haksız kazancı, fazla alınmış yönetim ve performans ücretini sorumlulardan geri alan, hak sahiplerine adil dağıtan bir kanun teklifi hazırladık.
– Teklifimizle kamu kaynağı kullanmadan mağduriyetin yüzde 80’inden fazlasını gidermek mümkün. Bu kanun teklifinde bu bizim adil tasfiye sürecimiz nasıl işleyecek? Hakkında tasfiye kararı alınmış bu 131 yatırım fonu, alım ve satımı durdurulmuş fonlar bu kapsamda. Sonradan ciddi ödeme açığı olan, mevzuata aykırı şüpheli işlem saptanan fonlar da bu tasfiye kurulunun gözetiminde özel bir tasfiyeye alınabilecek. Burada her zararı ayrı ayrı değerlendirdiğimiz bir yaklaşım var. Olağan yatırım riskiyle, usulsüzlükten doğan mağduriyeti ayırıyoruz.
– Eğer bir vatandaş ‘Ben bu yatırım fonundan yüzde üç bin getiri elde etmiştim, bu değer üzerinden hesaplanmasını istiyorum’ diyorsa, biz onun o fiktif kazancını dikkate almayacağız. Vatandaşın bakiyesini hesaplarken, geçmişte bu yatırım fonlarına ne yatırdı, buradan ne çekti? Enflasyona göre güncelleyip, bir bakiye çıkaracağız. Kağıt üzerindeki getiriye değil, gerçek para hareketlerine bakarak bir fon mağduriyeti tablosu oluşturacağız.
– Eşit işlem tarihi, sorunların yatırımcılar arasında ödeme farkı yaratmaya başladığı an olarak, tasfiye kurulu tarafından belirleniyor. Birkaç gün önce parasını alıp çıkabilen, tüm parasını alıp çıkabilen ve fonda parası kalanların hepsinin zararı birbirinden farklı.
Haksız kazanç nasıl geri alınacak?
– Kanun teklifinin en önemli noktalarından biri haksız kazançların geri alınması. Burada bir tasfiye kurulu oluşturuyoruz. Fonun kurulduğu tarihten itibaren, ilk yatırımcılar, ilişkili kişiler ve olağandışı para çıkışları bu tasfiye kurulu tarafından incelenecek. Hukuka aykırı veya gerçek ekonomik değere dayanmayan kazançlar fona iade ettirilecek. İyi niyetli yatırımcı peşinen suçlanmayacak. Kişi fon kuruluşundan itibaren ilk yatırımcılarla, ilişkili kişilerle olağan dışı bir para alışverişine girmişse ki bunu MASAK çok rahatlıkla tespit edebilir, o zaman bu kişi olağan bir şüphelidir.
– Bu fon yatırım şirketleri fahiş denebilecek yönetim, performans, danışmanlık ve dağıtım ücretleri alıyordu. Bunun da peşine düşeceğiz. Bu fonun nihai tasfiye değeri üzerinden yönetim, performans ve danışmanlık, dağıtım ücretleri yeniden hesaplanacak. Yeniden hesaplandıktan sonra fazla tahsil edilmiş tutarlar enflasyonla güncellenerek, kanuni faizi ile beraber fona teslim edilecek.
– Burada bağımsız tasfiye ve değerinde satış vurgusu da önemli. SPK gözetiminde, çıkar ilişkisi olmayan beş kişiden oluşan bir tasfiye kurulu öngörüyoruz. Bu tasfiye kurulu kayıtları toplayacak, davaları takip edecek, fon varlıklarını koruyacak. Eğer biz şu mevcut yaklaşımla beraber bütün bu fon varlıklarını piyasa değerinin çok altına satmaya başlarsak, burada da bir servet transferi doğacak ve bizim bu varlıkların satışından elde ettiğimiz para çok düşük kalacak. O yüzden buradan bir panikle ucuza satılmayan varlıklar yerine en yüksek gelir kazanımını sağlayacak şeffaf yöntemleri kullanacak bir tasfiye kurulu oluşturuyoruz. Burada tasfiyenin kendisinin yeni bir servet transferi mekanizmasına dönüşmesinin önünü almış oluyoruz.
Özgür Özel’den Erdoğan’a: “Fonda işlem yapan bakanlar var mı?”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, konuyla ilgili dün (23 Eylül) sorulan soru üzerine 455 tekil yatırımcının mağdur edildiğini söyledi. İktidara yakın sermaye grupları içinde olduğu için yurttaşların yönlendirildiğini iddia eden Özel, fonla ilgili soruları AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yöneltti:
“Bütün kabine üyelerini atayan kişi olarak soruyorum. Geçmiş kabinelerinizden bu fonda işlem yapan bakan var mı? Bu kabinenizde bu fonda işlem yapan ya da adına işlem yapılan bakan, bakanlar var mı? Sarayda üst düzey bürokratlardan, yakın çalışma arkadaşlarından kimlerin bu fon ile adı anılıyor? Bunların hepsi başta AK Parti çevrelerinde, her yerde konuşuluyor.”
Özel, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın açıklamalarına değinirken “Şimdi bugünlerde çeşitli açıklamalarla efendim işte ‘Nereye giderse gitsin operasyonları yürüteceğiz’ diyenlere şunu hatırlatmak isteriz. Geçmiş dönemde 400 yıl maaş alarak edinilmeyecek gayrimenkuller edinildiğinde, sonra paraya çevrilip bu fona sokulmuşsa bir baksınlar. Bugün butlan yönetimi tarafından CHP’nin sitesinden kaldırılmıştır. Ama orada verdiğimiz aracı isimler, çantacılar bu fonda işlem yapan isimlerden başkaları değildir” ifadelerini kullandı.
- Olup bitenleri anlayamayanlar için fon krizi | Kerim Rota anlatıyor
- Fon soruşturması: Adı geçen şirketler ve sahipleri hakkında neler biliyoruz?
- Fon soruşturması: 387 milyon lira donduruldu
- Ahmet Şık’tan soru önergesi: “Üç isim milyon dolarlık işlem yaptı mı?”
- 800 milyar liralık fon vurgunu: Nasıl başladı, nasıl oldu, ne yapılabilirdi?







