İSTANBUL (Medyascope) – Yüzbinlerce kişinin mağdur olduğu fon vurgununda mağduriyetin nasıl karşılanacağı tartışma konusu. Bununla ilgili soruşturma da bir yandan ilerliyor ancak kamu görevlilerine, fon değerlerini hayatın doğal akışına aykırı arttıran kişilere uzanıp uzanmayacağı da merak konusu.

Türkiye’de 500 binin üzerinde kişinin parasını yatırdığı ve şu anda alamadığı fon krizi, bazı portföy yönetim şirketlerinin yatırımcıların art arda gelen para çekme taleplerini karşılamakta zorlanmasıyla başladı.
Likidite sorununun ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bazı fonların işlemlerini durdururken, süreç geniş kapsamlı bir soruşturmaya dönüştü.
Nasıl başladı?
Pusula Portföy fonlarından 28 Ağustos’tan sonra yaklaşık 132,7 milyar TL’lik çıkış talebi geldi. Pusula, 15 Eylül’de bazı fonlarında yatırımcılara yapılması gereken iade ödemelerinde temerrüde düştüğünü açıkladı. Ardından Tera Portföy’de de iki fonda benzer ödeme problemi ortaya çıktı. Bu durum da satış baskısını artırdı.
Ancak binlerce kişi de hissesini satamamaya başladı. Çünkü söz konusu fonlar ve işlem yapılan şirketler olağanüstü büyümüş, sahip olmadığı yüksek hisse değerlerine sahip gibi gösterilmişti.
SPK 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonlarında alım-satımı durdurdu ve tasfiye sürecini başlattı, (Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Capital Portföy, Pardus Portföy, Bulls Portföy) 131 fon da tasfiye kapsamına alındı.
SPK, 28 Ağustos’ta yeni yatırım fonu rehberi hazırlamıştı. Sebebi ise temel finansal büyüklüklerle açıklanamayan fiyat hareketleri olduğuydu. Yani aslında SPK bu manipülasyona müdahale etmişti.
- İnfo Yatırım ve Hedef Holding’e operasyon düzenlendi
- Fon soruşturması genişliyor: 14 kişi gözaltına alındı
Neden harekete geçilmedi?
Bugünlerde çok tartışılan bir husus daha: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025’te “Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” açıklamasını yapmıştı.
Buradaki en önemli soru, bunların bilinmesine rağmen neden müdahale edilmediği.
Çünkü TEFAS verilerine göre Bakan Şimşek’in bu açıklamayı yaptığı tarihte 131 fonda 297 milyar lira vardı. Eylül 2026’da bu büyüklük 800 milyarın üzerine çıktı. Aradaki fark ve vurgun konusu miktar 500 milyardan fazla.
524 kat artan fon
Örneğin TLY fonu 2021’den bugüne kadar 524 kat arttı. Yani o gün 1 milyon lira yatıran birinin parası, Ağustos 2026’da 524 milyona çıktı. Bu artış elbette hayatın doğal akışına aykırıydı. Birçok kişi bu artışlar sonunda paralarını çekmeye çalışınca tabir-i caizse balon patladı. On binlerce kişi, şişirilen bu fiyatlar üzerinden parasını çekemedi.
Ayrıca bu fon 2021-25 yılları arasında kapalı bir fondu. Bu fon kapalıyken dahil olan 12 kişi vardı. Daha sonra halka arz oldu. Bu 12 kişinin kimler olduğu, bu fon halka arz olduktan sonra büyük miktarlarda para çekenlerin kimler olduğu da bu vurgunun merak edilen bir diğer konusu. Çünkü yüzbinlerce kişi mağdur olurken, bazı kişiler de yüklü miktarlarda bu fondan gelir elde ettiler.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın İsviçre’deki bir hesaba yaklaşık 25 milyon euro transfer ettiği, Serdar Turhan’ın İsviçre’deki bir hesaba 15 milyon dolar gönderdiği, Yarız’ın hesabıyla İsviçre’deki Edmond de Rothschild Bankası’ndaki bir hesap arasında 1 Eylül’de yaklaşık 2,889 milyar TL tutarında transfer gerçekleştiği ortaya çıktı.
Soruşturma nasıl ilerliyor?
Fon soruşturmasında aralarında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın da olduğu dört kişi tutuklandı.
Daha sonra Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile Tera Yatırım Holding yöneticileri Emre Tezmen, Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin gözaltına alındı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ayrıca 51 kişi hakkında yurtdışına çıkış yasağı uygulandığını, şüphelilerin banka hesapları ve malvarlıkları hakkında da tedbir kararı alındığını açıkladı.
Gürlek, hakkında adli işlem başlatılan kişi sayısını 60 olarak açıkladı.
Mağduriyet nasıl giderilecek?
Şimdi konu aslında mağdur olan yüzbinlerce kişinin mağduriyetinin nasıl karşılanabileceği? Birçok uzman bu kişilerin ana paralarını bile alamayacağını düşünüyor. Birçok kişi ise aslında paranın başka birilerinin cebine girdiğini, kolaylıkla çekilen paralar takip edilerek zararın karşılanabileceğini düşünüyor.
Bununla ilgili en önemli nokta ise adli yargılamanın hakkaniyetli bir şekilde yapılması. Bu konuda sorumluluğu olan kamu görevlilerinin soruşturmaya dahil edilip edilmeyeceği merak konusu.








