Avukat Behiç Aşcı, “tahliye olmak için disiplin cezası almadı” denilip “iyi halli” bulunmadı

İSTANBUL (Medyascope) – Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Behiç Aşcı, son bir yıldır hiçbir disiplin cezası almamasına ve gelişim puanı 44,06 olmasına rağmen “iyi halli değil” denilerek tahliye edilmedi. 9 yıldır hapishanede olan Avukat Aşcı için “koşullu salıverilme tarihi yaklaştığı için disiplin cezası almadığı, başkalarına zarar verme riskinin düşük olmadığı kanaatine varıldığı” iddia edildi.

behiç aşçı
Avukat Behiç Aşcı, “tahliye olmak için disiplin cezası almadı” denilip “iyi halli” bulunmadı

Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde, 2017 yılından bu yana bulunan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Behiç Aşcı, “gelişim puanı” 40’ın üzerinde olmasına rağmen “iyi halli olmadığı” iddiasıyla koşullu salıverilmeden yararlandırılmadı. Avukat Aşcı, son bir yıldır hiçbir disiplin cezası almamasına ve gelişim puanı 44,06 olmasına rağmen hapishanede tutulmaya devam edilecek.

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı, 11 Eylül’de avukat Behiç Aşcı hakkında “koşullu salıvermeye esas iyi hal değerlendirmesi” yapmak için toplandı.

Kurulun değerlendirmesinde, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 12 yıl hapis cezası verilen Behiç Aşcı’nın, koşullu salıverilme için gerekli olan 40 puanını karşıladığı, puanının 44,06 olduğu belirtildi.

“Disiplin cezası olmamasının sebebi koşullu salıverme tarihinin yaklaşmasından dolayı”

Değerlendirmede Behiç Aşcı’nın hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, koşullu salıverilme tarihini doldurduğu, infaz sırasında bekleyen başka bir tutuklama kararının ve disiplin cezasının olmadığı ifade edildi. 

Ancak kurul, değerlendirme raporlarına göre gelişim puanı 44,06 olmasına ve hakkında devam eden herhangi bir disiplin cezası olmamasına rağmen Behiç Aşcı’nın, “iyi halli olmadığına” karar verdi. Kurul, son bir yılda disiplin cezası dahi almayan Aşcı için “Herhangi bir disiplin eyleminde bulunmadığı, bu durumun da koşullu salıverme tarihi yaklaşmasından sebeple kaynaklandığının gözlemlendiği” değerlendirmesinde bulundu.

Gelişim puanı yüksek, disiplin cezası yok ancak “zarar verme riski var” iddiası

Kurul, “Her ne kadar yaklaşık 1 yıldır Ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara daha uygun davrandığı gözlemlense de, bu davranışlarını örgütsel kazanımlar elde etmek için gerçekleştirdiğinin değerlendirildiği” ifadelerini kullandı. Değerlendirmede, tekrar suç işleme ve başkalarına zarar verme riskinin düşük olmadığı kanaatine varıldığı iddia edildi.

Söz konusu değerlendirmelerle kurul, Aşcı’nın koşullu salıverilmeye uygun olmadığına karar verdi ve tahliyesinin önüne geçildi. Aşcı, disiplin cezası almamasına ve gelişim puanı 44,06 olmasına rağmen hapishanede tutulmaya devam edilecek.

Çağdaş Hukukçular Derneği Onursal Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı da iyi halli olmadığı iddiasıyla koşullu salıverilmeden yararlandırılmamıştı. Kurul, Kozağaçlı için “toplumla bütünleşecek durumda değil” demişti.

Behiç Aşcı neden tutuklanmıştı?

Halkın Hukuk Bürosu avukatı Behiç Aşcı, 2017 yılında aralarında Ebru Timtik, Aytaç Ünsal ve Selçuk Kozağaçlı’nın da bulunduğu avukatlara yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Halkın Hukuk Bürosu ve avukatların evlerine 12 Eylül 2017’de operasyon düzenlemişti. Aşcı ile 16 avukat gözaltına alındı. Aşcı ve diğer avukatlara “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması yöneltilmişti. Soruşturma, savcılık tarafından DHKP-C’nin avukat yapılanması içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasına dayandırılmıştı.

Dosyada avukatların yürüttüğü bazı mesleki faaliyetler de suçlama konusu olmuştu. Bunlar arasında Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın avukatlığını yapmak, Berkin Elvan, Dilek Doğan ve Hasan Ferit Gedik davalarında savunma görevini üstlenmek ile Sur, Cizre, Silvan, Reyhanlı, Soma ve Ermenek gibi olaylara ilişkin heyetler oluşturmak yer almıştı. Aşcı, 20 Eylül 2017’de çıkarıldığı mahkeme tarafından “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Aşcı’nın da aralarında bulunduğu avukatların yargılandığı davanın duruşmaları Eylül 2018’de İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Mahkeme, 14 Eylül 2018’de tutuklu bulunan avukatların tahliyesine karar vermişti. Savcılık, mahkemenin tahliye kararına itiraz etmiş ve bazı avukatlar hakkında yeniden tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasını talep etmişti.

Aşcı’nın daha sonra yaptığı açıklamalara göre tahliye kararı, 14 Eylül gecesi saat 23.00 sıralarında kendisine bildirilmişti. Savcılığın itirazı ise yaklaşık iki saat sonra, 15 Eylül saat 01.00 sıralarında yapılmıştı.

Tahliye kararı sonrası mahkeme başkanı değişmiş, Akın Gürlek görevlendirilmişti

Şimdiki Adalet Bakanı Akın Gürlek, dönemin İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanıyken, 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başkanlık etmek üzere görevlendirilmişti.

Behiç Aşcı, 15 Eylül 2018’de İstanbul Barosu önünde yeniden gözaltına alınmıştı. 16 Eylül’de ise tekrar tutuklanmıştı. İkinci tutuklama kararında mahkeme; tanık ve gizli tanık beyanları, dijital materyaller, bu materyallere ilişkin tespit ve tutanaklar ile açık kaynak araştırmalarını kuvvetli suç şüphesinin göstergeleri arasında saymıştı. Mahkeme ayrıca suçun niteliğini, beklenen cezanın miktarını ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı değerlendirmesini tutuklama gerekçeleri arasında göstermişti.

Aşcı ise ikinci tutuklamaya ilişkin açıklamalarında, tahliye ile yeniden tutuklama arasında dosyaya yeni bir delil girmediğini savunmuştu. Aynı mahkemenin kısa süre içerisinde önce tahliye, ardından yeniden tutuklama kararı vermesine tepki göstermişti. 

Dava, 20 Mart 2019’da karara bağlanmıştı. Mahkeme, Behiç Aşcı’yı “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi de 2020 yılında Aşcı hakkında verilen 12 yıllık hapis cezasını onamıştı.

ÇHD davasının temelinde neler vardı?

Fethullahçıların yargı ve emniyette etkili olduğu yıllarda birçok dava “sahte delil” tartışmalarına konu olmuştu. Bunlardan biri ÇHD davasıydı.

Davanın en önemli delilleri arasında “Hollanda/Belçika Belgeler” adlı dijitaller vardı. Delillerin “FETÖ”den hükümlü eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek tarafından emanete alındığı ortaya çıkmıştı.

1 Nisan 2004’te ele geçirildiği belirtilen dijitallerin içinden Spider Man, Kill Bill gibi filmler çıkmıştı. Dijitallerin ele geçirilmesinden 17 ay sonra, 23 Kasım 2005’te üstünde değişiklikler yapıldığı da ATK raporu ile dava dosyasına girmişti.

“Terörden” tutuklu gizli tanık, “terörden” firari savcı ve sahte deliller

Gazeteci Hrant Dink’in katledilmesiyle ilgili davada Ramazan Akyürek resmi belgede sahtecilik suçundan 7 yıl 6 ay, resmi belgeyi yok etmek suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası almıştı. Akyürek davada başkasını araç olarak kullanmak suretiyle adam öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına da çarptırılmıştı.

Grup Yorum, Yürüyüş Dergisi, KESK davalarında verdiği ifadelerle onlarca kişinin tutuklanmasına yol açan gizli tanık, ÇHD davasında da yer almıştı. 

“Ateş” kod adlı gizli tanığın YPG ile irtibatlandırıldığı, Suriye’ye geçerek burada örgüt adına faaliyet yürüttüğü, Suriye dönüşünde PKK/KCK üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandığı ortaya çıkmıştı. Yani gizli tanık “Ateş” hem “terör” suçlamasıyla tutuklanan isimler hakkında gizli tanıklık yapmış, hem de “terör” iddiasıyla tutuklanmıştı. Ayrıca 13 Temmuz 2013’te ÇHD davasının iddianamesini yazan savcı Adem Özcan firari. “FETÖ” davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Özcan’ın mal varlığı da dondurulmuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş