İSTANBUL (Medyascope) – Gazeteci Sorel Dağıstanlı’nın “8. Gün” programında, Ankara’da emeklilerin eylemi sırasında yaşamını yitiren emekli polis Ali Şekeroğlu ile sermaye piyasalarındaki fon krizi ele alındı. Programda emekli yoksulluğu, sendikaların tutumu, toplumsal muhalefet ve fon krizinde küçük yatırımcıların uğradığı zararlar tartışıldı.
Sorel Dağıstanlı, haftanın en çok konuşulan başlığının fon krizi olmasına karşın, asıl gündemin emekli polis Ali Şekeroğlu’nun intihar etmesi olması gerektiğini söyledi. Şekeroğlu’nun, 25 emekli örgütünün ülke çapındaki eylem çağrısı kapsamında Ankara’da düzenlenen eyleme katıldığını belirten Dağıstanlı, Şekeroğlu’nun eylem sırasında geçinemediği için intihar ettiğini aktardı.
“Emeklilik yoksulluğun başlangıcı oldu”

Programın ilk bölümüne BİRTEKSEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen konuk oldu. Türkmen, Şekeroğlu’nun ölümünün milyonlarca emeklinin ve çalışanın yaşadığı ekonomik sorunların bir göstergesi olduğunu söyledi. Türkmen, ekonomik nedenlerle hayatına son verenlerin sayısının 2025’te 455 olduğunu, 2026’nın ilk sekiz ayında ise 101 emeklinin çalışırken hayatını kaybettiğini belirtti. İSİG verilerine göre 2013’ten bu yana yaklaşık 1300 emeklinin çalışırken yaşamını yitirdiğini söyledi.
Türkmen, emekliliğin artık dinlenme ve rahatlama dönemi olmaktan çıkarak yoksulluğun başlangıcına dönüştüğünü savundu. Türkiye’de emeklilerin önemli bölümünün çalışmak zorunda kaldığını belirten Türkmen, Ali Şekeroğlu’nun ölümünün yalnızca bireysel bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Türkmen ayrıca sendikaların emekçilerin yaşadığı ekonomik sorunlara karşı yeterli mücadeleyi örgütlemediğini savundu. İspanya ve Almanya’daki toplumsal ve işçi hareketlerinden örnekler veren Türkmen, Türkiye’de emekçilerin kendi talepleri etrafında örgütlenmesi gerektiğini söyledi.
Programda toplumsal muhalefetin yalnızca seçimlere odaklanması da tartışıldı. Türkmen, seçimlerin önemli olduğunu ancak toplumsal örgütlenme ve halk hareketi olmadan siyasi değişimin gerçekleşemeyeceğini savundu.
“Fon krizinde maliyet küçük yatırımcıya bırakıldı”
Programın ikinci bölümünde ekonomist Emre Şirin, fon krizini değerlendirdi. Şirin, kriz sürecinden bu yana sosyal medya hesaplarının defalarca erişime engellendiğini söyledi. Fon ve borsa işlemleri konusunda daha önce uyarılarda bulunduğunu belirten Şirin, buna rağmen kendisi gibi ekonomist ve gazetecilerin hesaplarına yönelik erişim engellerinin sorunu çözmediğini ifade etti.
Şirin, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) aldığı kararların ardından oluşan tabloda maliyetin küçük yatırımcının üzerine bırakıldığını belirtti. Fonların tasfiye sürecinde yatırımcıların zararlarının büyük bölümünü karşılayamama riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Şirin, zamanında önlem alınmadığını ve sonrasında alınan kararların da sorunu çözmekte yetersiz kaldığını söyledi.
Dağıstanlı ve Şirin, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın fon krizi sonrasında görevinden ayrılmasını da değerlendirdi. Dağıstanlı, Sayan Kaya’nın eşiyle birlikte yüksek miktarda parayı riskli bir fona yatırmasına dikkat çekti.
Şirin ise Sayan Kaya’nın yanı sıra fon ve hisse işlemlerinde yer alan diğer kişilerin de araştırılması gerektiğini savundu. Fon krizinde küçük yatırımcıların zarar ettiğini belirten Şirin, söz konusu işlemlerden elde edildiği öne sürülen kazançların nasıl gerçekleştiğinin ve herhangi bir haksız kazanç bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Şirin, yaşananların yatırımcıların piyasalara ve kurumlara duyduğu güveni de etkilediğini belirtti. Bazı şirketlerin piyasa değerleri ile mali tabloları arasındaki farklara dikkat çeken Şirin, yatırımcıların güveninin yeniden sağlanması için kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini söyledi.
Programın sonunda Dağıstanlı, fon krizinin gerçeklerin ortaya çıkarılması amacıyla mı yoksa ortaya çıkabilecek siyasi maliyetin azaltılması amacıyla mı yönetildiğinin zaman içinde görüleceğini söyledi.







