İSTANBUL (Medyascope) – Almanya’nın başkenti Berlin’deki seçimleri kazanan Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp ve Berlin teşkilatı, kendisini “antisemit” olarak nitelendirdiği gerekçesiyle Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt hakkında suç duyurusunda bulundu.
Berlin’de eyalet seçimlerini kazanan Sol Parti’ye yönelik antisemitizm tartışmaları büyüyor.
DW Türkçe’nin aktardığına göre Sol Parti Berlin teşkilatı ve partinin eyalet başbakan adayı Elif Eralp, Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt hakkında suç duyurusunda bulundu.
Eralp’in avukatı Jasper Prigge, Dobrindt’in Eralp hakkında kullanılan “antisemit” ifadesini sahiplendiğini ve bunun Alman Ceza Kanunu kapsamında iftira ve hakaret oluşturduğunu savundu.
Tartışma nasıl başladı?
Suç duyurusuna konu olan olay, 24 Eylül’de ZDF’te yayımlanan “Maybrit Illner” programında yaşandı. Programa Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Heidi Reichinnek, SPD Genel Sekreteri Tim Klüssendorf ve gazeteci Gregor Peter Schmitz katıldı.

Programda Berlin Sol Parti’sine yönelik antisemitizm suçlamaları tartışılırken sunucu Maybrit Illner’ın dili sürçtü.
Illner, “Elif Eralp antisemit olduğunu söylüyor” dedikten hemen sonra sözünü düzelterek Eralp’in antisemit olmadığını söyledi. Dobrindt ise Illner’ın ilk ifadesinin ardından “Ama öyle” anlamına gelen “Na doch” sözleriyle araya girdi.
Sol Parti Grup Başkanı Heidi Reichinnek de Dobrindt’in sözlerine sert tepki gösterdi ve Eralp’in antisemit olarak nitelendirilmesini “iğrenç” ve “utanç verici” olarak tanımladı.
Avukatı: “İftira ve hakaret”
Eralp’in avukatı Jasper Prigge, suç duyurusunda Dobrindt’in sunucunun dil sürçmesiyle ortaya çıkan yanlış ifadeyi sahiplendiğini savundu.
Prigge’ye göre bu, Eralp hakkında yanlış bir olgunun ileri sürülmesi anlamına geliyor ve Alman Ceza Kanunu kapsamında “üble Nachrede”, yani itibar zedeleyici iftira suçunu oluşturabilir. Suç duyurusunda, söz konusu ifadenin Berlin’deki hükümet kurma sürecini de etkileyebileceği belirtildi:
“Bu eylem, Sayın Eralp’in siyasi faaliyetlerini ciddi biçimde zorlaştırabilecek niteliktedir. İçişleri Bakanı’nın televizyonda, Sayın Eralp’in antisemit olduğu yönündeki asılsız iddiayı yayması, siyasi görevlere sahip biri olan Eralp’in güvenilirliğine zarar verebilecek, dolayısıyla Berlin eyaletinde hükümetin kurulmasını etkileyebilecek niteliktedir.”
Sol Parti’ye yönelik antisemitizm tartışmaları
Berlin’de 20 Eylül’de yapılan eyalet seçimlerini Sol Parti kazanmış, Elif Eralp de SPD ve Yeşiller ile kurulması planlanan olası bir koalisyonun başında Berlin Eyalet Başbakanı olmayı hedeflediğini açıklamıştı.
Seçimlerin ardından Sol Parti içindeki antisemitizm tartışmaları yeniden gündeme geldi.
Dobrindt daha önce Berlin Sol Parti’sinin “çevresindeki antisemitlere ve aşırılık yanlılarına göz yumduğunu” öne sürmüştü. Berlin seçimleri öncesinde CDU’nun başbakan adayı Stefan Evers da Eralp’i partisindeki antisemitizm iddialarına karşı yeterince sert davranmamakla suçlamıştı.
Tartışmalar, Neukölln’deki seçim kutlamasına Firas Remmo’nun ve İsrail karşıtı aktivist İbrahim İbrahim’in katıldığının ortaya çıkmasıyla daha da büyüdü. Sol Parti içinden bazı isimler de parti içindeki antisemitizm tartışmalarına ilişkin eleştiriler yöneltti.
Eralp: “Antisemitzme karşıyım”
Eralp ise seçimlerden önce ve sonra yaptığı açıklamalarda antisemitizme ve şiddet çağrılarına karşı olduğunu, Yahudi yaşamının korunması gerektiğini ve İsrail’in var olma hakkını tanıdığını vurguladı.
Tagesspiegel de Eralp’in kamuoyu önünde defalarca Yahudi yaşamının korunması için mücadele etmek istediğini ifade ettiğini yazdı.
Berlin’de koalisyon görüşmeleri sürerken, Dobrindt hakkında yapılan suç duyurusu Sol Parti ile CDU/CSU arasındaki gerilimi daha da artırdı.








