İSTANBUL (Medyascope) – Netizen’in bu bölümünde Atıf Ünaldı’nın konuğu içerik üreticisi Berfu Deniz oldu. Deniz, içerik üretiminin kaynaklarını, Jung ve Mevlana’yı, Batı rasyonalizmi ile Doğu düşüncesinin farklılıklarını ve yapay zekânın üretim sürecindeki yerini değerlendirdi.
Berfu Deniz içerik üreticiliğinin geleceğini değerlendirdi. Basın Yayın eğitiminin ardından Hacettepe Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar ve Medya alanında yüksek lisans yapan Deniz, kendisini bir iletişimci olarak tanımlarken içerik üretmeye başlamasında disiplinlerarası çalışmaların, okuma ve yazma alışkanlığının önemli rol oynadığını söyledi. Atıf Ünaldı’nın içerik fikirlerini nereden bulduğunu sorması üzerine Deniz, kitaplardan filmlere, gündelik meraklarından farklı disiplinlere uzanan geniş bir alandan beslendiğini ve içerik fikri bulmakta zorlanmadığını söyledi.
Bilinçdışı ve eşzamanlılık
Deniz, Jung’un bilinçdışı ve eşzamanlılık gibi kavramlarla görünür neden-sonuç ilişkilerinin dışındaki bağlantıları anlamaya çalışmasının kendisini etkilediğini anlatırken, Atıf Ünaldı konuyu fizik perspektifinden ele alarak kuantum fiziğiyle kurulan bağlantıları tartışmaya açtı. Deniz de Jung ile fizikçi Wolfgang Pauli arasındaki çalışmalara dikkat çekti. Berfu Deniz, simyadaki içsel dönüşüm fikriyle Mevlana’nın “hamdım, piştim, olgunlaştım” yaklaşımı arasında bağ kurduğunu söyledi. Deniz, geleceğin “ya o ya bu” yerine aklı ve sezgiyi birlikte kullanabilen bir düşünce biçiminde olabileceğini ifade etti.
Berfu Deniz, içerik üretiminin bugünkü koşullarını ve yapay zekânın bu alandaki rolünü değerlendirdi. Deniz, yapay zekâyı özellikle araştırma sırasında kaynaklara ulaşmak ve uzun metinleri Instagram’ın kısa formatına uyarlamak için kullandığını söylerken, Atıf Ünaldı yapay zekânın giderek birbirinden uzaklaşan disiplinler arasında yeniden bağlantı kurmak açısından sağlayabileceği katkıyı gündeme getirdi.

İçerik üreticiliğinin geleceği
Deniz, başarılı insanların davranışlarının neden başarılı oldukları anlaşılmadan taklit edilmesini “biçimi görüp özü kaybetme” problemi üzerinden değerlendirirken, Atıf Ünaldı bunun Instagram dünyasında da sıkça görülen bir durum olduğuna dikkat çekti.
İçerik üretiminde takipçi sayısından çok takipçi kitlesinin niteliği üzerinde duran Deniz, niş ve özgün içeriklerin değerinin tartışılması gerektiğini söyledi. Yüz binlerce takipçiye ulaşmaktan ziyade ürettiği içerikle gerçekten ilgilenen ve bağ kurabileceği bir kitleyi önemsediğini ifade eden Deniz ayrıca uzun vadede YouTube’a geçmeyi düşündüğünü, daha uzun formatın anlatmak istediği konular için daha özgür bir alan sağlayacağını belirtti.








