Çin’de dokuzuncu sınıf öğrencilerine “Jane Eyre” zorunluluğu

Jane Eyre, Çin

İSTANBUL (Medyascope) – Charlotte Brontë’nin yaklaşık iki asır önce yayımlanan “Jane Eyre” romanı, Çin’de dokuzuncu sınıf öğrencileri için zorunlu okuma listesine girdi.

Charlotte Brontë’nin 1847’de yayımlanan klasiği “Jane Eyre”, Çin’de dokuzuncu sınıf öğrencileri için zorunlu okuma oldu.

Çin’de uzun süredir ilgi gören ve daha önce de öğrencilere tavsiye edilen romanın, bu eğitim döneminden itibaren ülke genelindeki dokuzuncu sınıf öğrencileri tarafından tamamının okunması gerekiyor.

Çin devlet medyasında yayımlanan bir yazıda eser, gençlerin ders çıkarabileceği “materyalizm karşıtı bir aşk hikâyesi” olarak tanımlandı.

Yetim büyüyen Jane Eyre’ın, varlıklı ancak gizemli Mr. Rochester’ın evinde mürebbiye olarak çalışmaya başlamasını anlatan roman; bağımsızlık, insan onuru ve kadınlarla erkeklerin eşitliği gibi temaları nedeniyle Çin’de uzun yıllardır ilgi görüyor.

Bir kadın Pekin’deki kitapçıda Jane Eyre okurken.

Çin’de Jane Eyre yaklaşık 100 yıldır okunuyor

“Jane Eyre”ın Çince çevirilerinden biri 1925’te yayımlandı. Roman daha sonraki yıllarda defalarca yeniden çevrildi, tiyatroya ve sinemaya uyarlandı.

İngiliz yapımı bir sinema uyarlaması da 1979’da, Kültür Devrimi’nin sona ermesinden birkaç yıl sonra Çin’de gösterime girdi. Bu dönem aynı zamanda Çin’in dış dünyaya ve yabancı kültür ürünlerine yeniden açılmaya başladığı yıllardı.

Roman, özellikle yoksul ve toplumda güçlü bir konuma sahip olmayan Jane’in kendi bağımsızlığını, onurunu ve eşitliğini savunması nedeniyle Çin’de feminist bir eser olarak da değerlendiriliyor.

Çin feminizmi ve edebiyatı üzerine çalışan Kaliforniya Üniversitesi San Diego’dan edebiyat profesörü Ping Zhu’ya göre romanın dokuzuncu sınıf müfredatına alınması, Çin yönetiminin kadınlara ilişkin yaklaşımıyla da örtüşüyor. Zhu, Jane’in bağımsız bir kadın olduğunu ancak ataerkil düzene meydan okumasının bugünün bazı feminist yaklaşımlarıyla karşılaştırıldığında daha sınırlı kaldığını söyledi.

Charlotte Brontë’nin “Jane Eyre” adlı eserinin 1896 baskısından bir illüstrasyon.

Romanın sonunda Jane, Mr. Rochester ile evleniyor ve çocuk sahibi oluyor.

Zhu’ya göre kadınların bağımsız ve eşit olmasını savunurken evlilik ve aile kurumunu koruyan bu anlatı, Çin yönetiminin gençlerden bekledikleriyle çelişmiyor.

Romanın zorunlu okuma listesine alınması, Çin’in nüfus azalmasıyla mücadele ettiği ve yönetimin gençleri evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya teşvik ettiği bir döneme denk geldi.

Modern feminizme mesafe

Zhu, “Jane Eyre”da görülen kadın özgürlüğü anlayışının Çin Komünist Partisi tarafından uzun süredir desteklenen eşitlik söylemiyle uyumlu olduğunu belirtti ancak aynı durumun #MeToo gibi çağdaş feminist hareketler veya kadınları evlenmemeye ve çocuk sahibi olmamaya teşvik eden görüşler için geçerli olmadığını söyledi.

Çin yönetimi son yıllarda aşk ve ilişkilere ilişkin bazı popüler kültür ürünlerine yönelik denetimini de artırdı.

Yetkililer, büyük ölçüde kadınlar tarafından yazılan ve okunan, erkekler arasındaki romantik ilişkileri konu alan “Boys’ Love” türündeki eserlerin yazarlarına yönelik operasyonlar düzenledi.

Düzenleyici kurumlar ayrıca zengin yöneticilerle daha düşük gelir grubundan kişiler arasındaki aşk hikâyelerini konu alan popüler kısa dizilere de müdahale ederek, güçlü ve zengin biriyle evlenmenin yüceltilmemesi yönünde uyarılarda bulundu.

Çin Komünist Partisi’nin resmî yayınlarından Beijing Daily ise “Jane Eyre” gibi klasiklerin gençlerin “daha dengeli bir değer sistemi” geliştirmesine yardımcı olabileceğini savundu.

Kaynak: New York Times

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş