İSTANBUL (Medyascope) – The New York Times İstanbul Büro Şefi Ben Hubbard, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde kaleme aldığı “Millet Şahidimdir” kitabının yayımlanmadan yasaklanmasını yazdı. Hubbard, mahkeme kararının ardından kitabın bir nüshasını edinerek inceledi.

The New York Times’ın İstanbul Büro Şefi Ben Hubbard, Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde kaleme aldığı ve Türkiye’de yayımlanmadan yasaklanan “Millet Şahidimdir” adlı kitabı haberleştirdi. “Türkiye, tutuklu cumhurbaşkanı adayının kitabını yasakladı. Biz okuduk” başlıklı haberde Hubbard, kitabın yasaklanma sürecini ve İmamoğlu’nun siyasi mesajlarını ele aldı.
Hubbard’ın aktardığına göre kitap, 30 Ağustos’ta satışa çıkması planlanırken, polis satıştan birkaç gün önce yayınevine giderek baskıyı durdurdu ve basılmış nüshalara el koydu. Ertesi gün mahkeme, kitabın dağıtımını ve satışını resmen yasakladı. Mahkeme kararında, yasağın “kamu düzenini sağlamak ve herhangi bir suç işlenmesini önlemek” amacı taşıdığı ve kitabın toplumdaki gerilimi artırabileceği belirtildi.
İmamoğlu’nun savunması kitaplaştırıldı
“Millet Şahidimdir”, İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi içinde kendisini zenginleştirmek ve siyasi hedeflerini finanse etmek amacıyla bir suç örgütü yönettiği iddiasıyla açılan davada hazırladığı ancak mahkemede sunamadığı savunmasının metninden oluşuyor. İmamoğlu, hakkındaki suçlamaların tamamını reddediyor. Kitabın 22 bin adet basılması ve doğrudan seçmenlere ulaştırılması planlanıyordu.
Hubbard, kitabın klasik bir hukuki savunmadan çok, seçim konuşmasını andıran siyasi bir manifesto niteliğinde olduğunu yazdı ve İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından düzenlenen protestolara katılan destekçilerini överken doğrudan eylem çağrısı yapmadığını, bunun yerine seçmenleri oy vermeye, demokrasiye ve Anayasa’ya sahip çıkmaya çağırdığını belirtiyor.
İmamoğlu’nun kitapta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetine yönelik sert eleştirilerde bulunduğunu, Erdoğan’ı iktidarda kalabilmek için yetkilerini kötüye kullanmak ve Türkiye’de demokrasiyi tehlikeye atmakla suçladığını aktaran Hubbert, İmamoğlu’nun ayrıca Türkiye’de seçimlerin ve çok partili sistemin gerçek anlamda işleyip işlemediğini sorguladığını, Erdoğan’ı “demokrasinin içini boşaltmak” ve halkın iktidarı değiştirme yetkisini fiilen ortadan kaldırmaya çalışmakla suçladığını belirtiyor.
“Korktukları kişi İmamoğlu”
Hubbard, kitabın İmamoğlu’nun kendisine yöneltilen yolsuzluk suçlamalarına ilişkin savunmasını da içerdiğini, ayrıca iktidarın yolsuzluk yaptığı yönünde karşı suçlamalar yönelttiğini aktardı. İmamoğlu, kendi yönetimindeki belediye muhasebesine ilişkin bazı uygulamaların neden yolsuzluk oluşturmadığını açıklarken, iktidara gelmesi halinde daha bağımsız bir yargı, demokratik kurallara bağlılık hedeflediğini yazıyor.
İmamoğlu’nun eski danışmanı Serkan Özcan ise Hubbard’a yaptığı değerlendirmede, İmamoğlu’nun yargılamayı siyasi saiklerle yürütülen bir süreç olarak gördüğü için savunmasının da siyasi olması gerektiğini söyledi. Özcan, kitabın yasaklanmasını İmamoğlu’nun siyasi potansiyeline ilişkin kaygıların yol açtığı “demokrasi standartlarında bir değişim” olarak nitelendirdi.
Hubbard’ın haberinde ayrıca İmamoğlu’nun savunmasını mahkemede sunmasının engellendiği süreç de anlatılıyor. Yaklaşık 4 bin sayfalık iddianameye karşı savunma yapması için İmamoğlu’na iki günden az süre verildiği, itirazının ardından mahkeme başkanının İmamoğlu’nun salondan çıkarılmasına karar verdiği ve savunma yapmayı reddettiğine hükmettiği aktarılıyor.








