Bodrum’da eski AKP’li belediye meclis üyesinin oteli konkordato ilan etti: Çalışanlar iki aydır maaş alamıyor

MUĞLA (Medyascope) – Bodrum’da faaliyet gösteren eski AKP’li Ümraniye Belediye Meclis Üyesi Mustafa Polat’a ait olan Asr-ı Ala Otel, konkordato ilan etti. Yaklaşık iki aydır maaş alamayan otel işçileri, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Bodrum İlçe Başkanı Nermin Güleş ve Turizm Emekçileri Sendikası Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Meltem Salman yaşanan süreci Gündem Fethiye’ye anlattı.

eski AKP'li belediye
Bodrum’da eski AKP’li belediye meclis üyesinin oteli konkordato ilan etti: Çalışanlar iki aydır maaş alamıyor

Muğla-Bodrum’a bağlı Akyarlar Mahallesi’nde bulunan Asr-ı Ala Otel’de çalışan işçiler iki aylık maaşlarını alamadıklarını duyurdu. AKP’li eski Ümraniye Belediye Meclis Üyesi Mustafa Polat’a ait olan Asrı Ala Otel Yatırımları Anonim Şirketi için 30 Eylül 2026’da üç aylık geçici mühlet kararı verildiği açıklandı.

Konkordato nedir?

Borçlarını ödemekte zorlanan kişi veya şirketlerin mali yapısını yeniden düzenlemek için başvurduğu hukuki sürece konkordato deniliyor. Türkiye Barolar Birliği tarafından konkordato süreci şu şekilde tanımladı:

“Bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir.”

Otelde çalışan işçilerden Elvan Karaca, 1 Ekim’de sosyal medya hesabından “Bu sene 8 Ağustos’ta işe başlayıp 20 Eylül’de sezon bitişi nedeniyle işten çıktığımız Asrı Ala Otel’den henüz maaşlarımızı alamadık ve ne zaman alacağımızı bilmiyoruz” açıklaması yaparak yaşadıkları süreci anlattı.

Söz konusu otelde çalışan işçiler, Gündem Fethiye’den Songül Karadeniz’e ulaşarak İslami otel olarak hizmet verilen Asrı Ala Otel’de çalıştıklarını ve maaşlarını alamadıklarını anlattı.

“Mesaim dışında işe çağırıldım, kabul etmeyince işten çıkarıldım”

Otel çalışanlarından biri 15 Eylül’de yatması gereken maaşlarının birden fazla kez ertelendiğini ve halen daha maaş alamadıklarını belirterek “Mesaim dışında işe çağrıldım, bunu kabul etmediğim için işten çıkarıldım. Başka bir arkadaşımız hastaneye gidip rapor almasında dolayı işten çıkarıldı” dedi.

Ayrıca “Otelde kalmaya çalışanlar arkadaşlara maaşlarının Ekim’in sonunda yatacak denilip eve gitmelerine ikna etmişler” açıklamasında bulundu.

“Son iki aya ait maaşlarımız ödenmedi”

Adını vermek istemeyen bir başka otel çalışanı ise yaklaşık iki aydır Asr-ı Ala Otel’de çalıştığını belirterek şunları aktardı:

“Sezonun sona ermesiyle birlikte yaklaşık 50 çalışma arkadaşımızla beraber iş akitlerimiz feshedildi. Ancak ne yazık ki son iki aya ait maaşlarımız tarafımıza ödenmedi. Bizler emeğimizin karşılığını ve alın terimizin ücretini alamadan sezonu kapatmak zorunda kaldık. Bunun yanında, sezon içerisinde otelden memnuniyetsizlik yaşayarak rezervasyonlarını veya konaklamalarını iptal etmek isteyen bazı müşterilerin de ücret iadelerinin yapılmadığı yönünde şikâyetler bulunduğunu gördük. Bu durumla ilgili otel yorumlarında da çeşitli müşteri şikâyetlerine ulaşmak mümkün.”

İadelerini alamadığını belirten kişilerin otelin sosyal medya gönderisine yaptığı yorumlar İki aylık maaşını alamadığını vurgulayan otel çalışan, “Burada yalnızca çalışanların değil, mağdur olduğunu ifade eden bazı müşterilerin de bulunduğunu düşünüyoruz. Bizim tek beklentimiz, emeğimizin karşılığı olan maaşlarımızın ve varsa diğer haklarımızın bir an önce ödenmesi” diye konuştu.

“Çok sayıda turizm emekçisi yaşadığı mağduriyet nedeniyle destek istemektedir”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Bodrum İlçe Başkanı Nermin Güleş, son zamanlarda Bodrum’da otel işçilerinin yaşadığı benzer hak kayıplarına ilişkin Gündem Fethiye’ye değerlendirmelerde bulundu.

Güleş, “Bodrum’da son dönemde maaş ve diğer işçilik alacaklarını zamanında alamayan çok sayıda turizm emekçisi yaşadığı mağduriyet nedeniyle Turizm Emekçileri Sendikası’ndan ve Türkiye İşçi Partisi Bodrum İlçe Örgütü’nden ve Muğla İl Örgütü’nden destek istemektedir” dedi.

Bu destek talebinin Bodrum ve Muğla dışında başka il ve ilçe orgutlerimize de yapıldığını vurgulayan Güleş, şunları söyledi:

“Turizm emekçisi hepimizin bildiği üzere sezonluk çalışmakta ve bu süre içinde evlerinden,ailelerinden uzakta,belki biraz daha fazla para kazanmak için uzun saatler ve güvencesiz bir durumda çalışmak durumundalar. Son günlerde gördüğümüz örnekler ise emekçi arkadaşlarımızı insafsızca çalıştırıp karşılığının sezon içinde dahi zamanında ödenmediğini gösteriyor. Çalışanların emeğinin karşılığını zamanında alamaması, yalnızca ekonomik bir sorun değildir. Bu durum işçinin ve ailesinin yaşamını, barınmasını, temel ihtiyaçlarını ve geleceğini doğrudan etkileyen ciddi bir emek hakkı meselesidir.”

“İşçi çalışıyorsa, ürettiğinin karşılığını almak en temel hakkıdır. Maaş bir lütuf değil, işçinin hakkıdır” diyen Güleş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sezon boyunca çalışan işçilerin sezon sonunda ücretlerini, fazla mesailerini ve diğer haklarını alamadan bırakılması,işyerlerinin işveren tarafından ter edilmesi,emekçi kardeslerimizi emeklerinin karşılığını alamadan memleketlerine dönmek zorunda bırakılması kabul edilemez. TİP olarak bize ulaşan emekçi kardeşlerimizin yaşadığı sorunları dinliyor, haklarını öğrenmeleri ve yasal yollar konusunda doğru bilgilendirilmeleri için dayanışma içinde hareket ediyoruz. Kimse emekçileri yalnız zannetmesin. Turizm Emekçileri Sendikası ile birlikte işçinin emeğini patronun insafına bırakmayacağız.”

Örgütsel ve hukuki olarak her zaman işçilerin yanında olacaklarının altını çizen Güleş, son olarak şunları aktardı:

“İşçinin maaşı ertelenemez. Alın terinin karşılığı gasp edilemez. Bodrum’da ve her yerde emeği sömürülen, maaşı geciktirilen, hakkı ödenmeyen bütün işçileri Turizm emekçileri sendikası ve Türkiye işçi Partisi ile birlikte dayanışmaya ve orgutlenmeye çağırıyoruz. Hakkını arayan hiçbir işçi yalnız değildir.”

Konkordato bir kaçış mekanizmasına mı dönüştü?

Turizm Emekçileri Sendikası Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Meltem Salman, Ladonia Hotels işçilerinin maaşlarını alamadığı süreçte benzer şekilde konkordota kararı verilmesine dair Gündem Fethiye’ye şu açıklamalarda bulundu:

“Kanun kitaplarına baktığınızda konkordato, ‘sözde basiretli tacir’ kabul edilen patronları korumak ve geçici bir mali sıkıntıyı aşmalarını sağlamak için düzenlenmiş bir kurum. Ancak bugün Türkiye gerçekliğinde, özellikle de Ege ve Akdeniz turizm havzasında bu koruma kalkanının, şirketlerin borçlarından ve çalışanlarına karşı yükümlülüklerinden sessiz sedasız sıyrılma aracına dönüştürüldüğünü görüyoruz.”

“Bugün karşılaştığımız tablo münferit bir kriz olmaktan çıkmış, sektör geneline yayılan bir zincirleme pratiğe evrilmiştir” diyen Salman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bodrum’da aynı sermaye grubuna ait üç farklı şirket bünyesindeki dört otel başta olmak üzere; bu şirketlerin Yalova ve Kuşadası’ndaki tesislerinde de eş zamanlı konkordato süreçleri yürütülmektedir. Bunun yanı sıra Fethiye, Seydikemer, Datça ve Marmaris hattında faaliyet gösteren farklı otel işletmelerinden de ardı ardına konkordato haberleri gelmektedir. Sektördeki otel patronları, sezon sonuna denk getirdikleri konkordato başvurularını işçi haklarından ve borçlardan sıyrılmanın organize bir kaçış yoluna çevirmiştir.”

Salman, “Kağıt üstünde baksanız durum güya net: Kanun, işçi alacaklarının birinci sırada ve imtiyazlı olduğunu, kesintiye uğratılamayacağını söyler fakat işler pratikte öyle yürümüyor. Dava dosyaları, komiser raporları, itirazlar derken süreç çok uzun sürüyor. İşçinin içerideki üç kuruş parası enflasyon karşısında kuş olup uçuyor” şeklinde konuştu.

Salman, “Hakkınız var deniyor ama o hakka ulaşana kadar çekilen çile, alacağı paranın kıymetini de tüketiyor. Uygulamada mahkemelerin verdiği geçici mühlet kararları da işte bu yıpratma sürecine hizmet ediyor” dedi.

“Emekçiler ‘Şirket konkordato ilan etti’ gerekçesiyle çaresizliğie itiliyor”

Mahkeme tarafından verilen konkordato kararlarının işçileri mağdur edebildiğine değinen Salman, şunları kaydetti:

“Mahkemenin şirkete ‘durumunu toparla’ diye verdiği bu geçici koruma süresi, işveren tarafından bir zırh yapılıyor; ‘hesaplar denetimde, komiser izin vermiyor’ denilerek işçilerin maaşları donduruluyor. Komiserlerin ‘şirket ödemezse iflasını isteriz’ söylemleriyle vakit kaybedilirken, sezon sonunda kalacak yeri ve parası kalmayan emekçiler memleketlerine dönmek zorunda bırakılıyor. Turizm sektörü rekor gelirler ve yüksek karlar ile övünürken; sezon boyunca haftalık izin kullandırılmadan günde 14-16 saate varan mesailerle çalıştırılan emekçiler, kış kapıya dayandığında ‘şirket konkordato ilan etti’ gerekçesiyle çaresizliğe itiliyor.” “Kar döneminde kazancı kendi kasasına ve grup şirketlerine aktaranlar, sezon bitince faturayı yine işçinin sırtına çıkarıyor” şeklinde konuşan Salman, son olarak şunları aktardı: “Bütün bu yıpratıcı ve uzayıp giden süreçleri tek tek göğüslemek hiçbir işçi için mümkün değil. Patronların organize biçimde hareket ettiği yerde emekçilerin de yalnız kalmaması, yan yana durması şart. Hak kayıplarının önüne geçebilmenin, ses çıkarabilmenin ve bu çarkın karşısında durabilmenin tek yolu örgütlü olmaktan, sendikal mücadeleyi büyütmekten geçiyor.”

Ayrıca Salman, işçilerin konkordato dosyasına alacaklarını kaydettirmesi gerektiğini vurguladı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş