İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu İBB davasında savunmasına ikinci gününde devam ediyor. Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Medyascope muhabirleri Furkan Karabay ve Ali Deniz Çakır Silivri’den izlenimlerini aktardı.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Medyascope muhabirleri Furkan Karabay ve Ali Deniz Çakır, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını analiz etti. Ruşen Çakır, İmamoğlu’nun savunmasının bugüne kadarki en siyasi, net ve coşkulu savunmalarından biri olduğunu söyledi. Çakır, duruşmanın canlı yayınlanmamasını ise siyasi iktidarın bu savunmanın kamuoyuna ulaşmasını istemediğinin göstergesi olarak değerlendirdi.
İmamoğlu’nun savunmasının niteliği
Ruşen Çakır, İmamoğlu’nun savunmasını “Ben burada kendimi savunmuyorum. Kendisini savunması gerekenler belli, ben aklanmayacağım, aklanması gerekenler belli” sözleriyle “savunmaktan öte saldırmak” üzerine kurduğunu söyledi. Çakır, “Ekrem İmamoğlu bu davanın sistemli, örgütlü bir operasyon olduğunu söyledi” diye konuştu.
Çakır, İmamoğlu’nun savunmasına bir gün önce yaşanan sel felaketiyle başladığını ve sel ile dava arasında doğrudan ilişki kurduğunu söyledi. İmamoğlu’nun sel felaketini, Refah Partisi döneminden başlayarak 25 yıllık AKP iktidarının İstanbul yönetimine bağladığını belirten Çakır, şöyle konuştu:
“Açıkçası bugün ne diyeceğini merak ediyordum. Çünkü dünkü savunma çok siyasi, yoğun bir siyasetti. Bugün olayın kendisine geldi. Bu kadar kendinden emin olması dikkatimi çekti. Sürekli terini siliyor, salonun değişik yerlerine dönüyordu. Belli ki bayağı hazırlanmıştı. Ama şunu gördüm, bilmiyorum, heyecanlıydı.”

“Eylemlere maddi bir cevap vermek siyasi savunmanın gücünü azaltır”
İmamoğlu’nun, iddianamedeki 143 eyleme tek tek cevap vermek yerine savunmasını davanın siyasi niteliği üzerine kurduğunu belirten Furkan Karabay, bu yaklaşımı şöyle değerlendirdi:
“Siyasi bir pozisyonda, eylemlere maddi bir cevap vermek siyasi savunmanın gücünü de azaltır. Ekrem İmamoğlu burada siyasi bir savunma yapıyor. Dosyanın siyaseten hazırlandığını, kendisinin ve arkadaşlarının rakipsiz bırakılmak istenen bir Türkiye’de siyaseten içeri alındığını, tek amacın rakipsizleştirme olduğunu söylüyor zaten. Böyle bir düşüncedeyken, böyle bir tavır içindeyken her eyleme tek tek cevap vermek, her eylem hakkında ayrı ayrı savunma yapmak hem savunmanın gücünü azaltır hem de dosyanın aslında maddi bir dosya olduğunu kabullendiğimizi ortaya çıkarır.”
Furkan Karabay, Ekrem İmamoğlu’nun ifadesini alan, o dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görevli savcı Cahit Yatsıları’nın, ifade işleminin ardından İmamoğlu’na “Yarın bir gün cumhurbaşkanı siz olursunuz, masanın bu tarafına siz geçersiniz, masanın diğer tarafında biz oluruz, siz cumhurbaşkanı olduktan sonra bizi yargılarsınız” dediğini aktardı.
Karabay, İmamoğlu’nun bu olayı avukatlarının da tanıklığında yaşadığını anlattığını belirtti. İmamoğlu’nun söz konusu olayı, karşısında örgütlü ve sistemli bir yapı bulunduğunun göstergesi olarak değerlendirdiğini ifade etti.








